EN SON HABER: (00:01) İşte mahkeme raportörünün görü...     EURO: 1,9390 - 1,9410    DOLAR: 1,2540 - 1,2550
 

OLMAZLARI KONUŞMAK...



“Bekara karı boşamak", "Sırtında yumurta küfesi mi var?" gibi sözler, sorumluluk taşımayan insanların her şeyi söyleyebileceğini ifade için kullanılmıştır.

Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt'ın son çizdiği imaj üzerine konuşurken bir dostum, "Askerler sorumlu makamlara yükseldikçe değişiyor mu? Ne dersiniz?" diye açtı sohbet konusunu. Sonra Org. Özkök'ü hatırlattı. Ben de "Yukarılarda ve sorumlu makamlarda işler "Genç subaylar" ın durduğu yerdeki gibi görünmüyordur" diye cevap verdim. Evet, iş böyledir.

Birçok insan, dört duvar arasında söylediklerini sokakta, meydanda veya ekranda söylediği zaman dilinin yandığını hayretle görmüştür. AK Parti'nin önde gelen bir simasının, bir özel sohbette, "Biz dışarıda savunamayacağımız bir düşünceyi dört duvar arasında da söylememe noktasında ilke kararı aldık" dediğini hatırlıyorum. Çünkü o camia, çok zaman "olabilirlik" ihtimalini hiç değerlendirmeden yapılan işlerin bedellerini ödeyerek geliyor.

Radikal örgütler, genelde, "olabilirlik" ihtimalini gözetmeden yola çıkanlardan oluşur, en uç şeyleri seslendirir, bağlılarını o inançla yükler, motive eder ve sonunda genellikle duvara toslar. Büyük kayıplar ve acılar yaşar. Bazen dört duvar arasında kurulan ve çok büyük hedefler koyan örgütler, hayatın gerçekliği ile buluştuğunda törpülenir, ayakları yere basar ve hedeflerini sınırlama gereği duyarlar. Böyle durumlarda da o yapılar içinde "revizyonizm" tartışması başlar.

Çünkü reel şartların dayattığı yöntem farklılaşması, bir kesim tarafından ilke farklılaşması gibi algılanır ve suçlamalar gelir. Şimdi buradan, "Kürt meselesi" ne gelmek istiyorum. Liderliğin samimiyeti veya samimiyetsizliği bir yana... O ayrı bir hadise... Ama ortada, bir ideale tutunmaları sağlanarak dağa çıkarılmış bir dünya insan gerçeği var. Ne olacak? -Vuruşacaklar, Türkiye'yi yenecekler ve silah zoruyla kendi devletlerini kuracaklar! Umut bu. Bir, iki beş...

Epey insan bu umutla çıkarılabiliyor dağlara... Silah bulunabiliyor. Para bulunabiliyor. Yer yer yataklık eden ülke bulunabiliyor. Dünyanın koca koca devletlerinin asker-sivil temsilcileri, istihbarat elemanları gelip gidiyor, akıl veriyor. -Dayanın, başaracaksınız! bile diyenler var. Tüm bunlar, dağ kadrosu içinde müthiş bir heyecan deveranına yol açıyor. -Hedef elinin ucunda gibi görünüyor. Silkele, düşecekler!

Ama ne oluyor? Türkiye, kendi varlığını ortaya koyarak bir diplomatik manevra yapıyor ve "Dağ" da, "Ova" da sukut- u hayale uğruyor. O uluslararası göz kırpmalara umut bağlayanlar "Kürtler bir kere daha ihanete uğradı" sızlanmalarına kapılıyor. Hoş, hâlâ ayakları suya ermeyenlerin sayısı az değil. Dağ'da, Ova'da... Hatta Meclis'te... Uç sevdalarda uçuyorlar. Ben diyorum ki "Bu uç sevdalar ancak ve ancak dağdakilere daha çok ölüm getirir, ayağınız yere bassın ve olabilirlikler noktasında yanlış hesaplar yapmayın! Bedeli sizin bir şey yapabileceğinize inanan saf köylü çocukları ödüyor!"

Bakın, Sovyetler çöktü, orada güya eşitlik vardı, Sovyet halkının büyük çoğunluğu ekonomik sıkıntı içindeydi, liderler de öyle yaşıyor sanılıyordu ama şimdi dünya dolar milyarderlerinin başında Rusya'nın milyarderleri geliyor. Nasıl oluyor bu? Nasıl olmuş demek lazım. Çünkü halk eşitlik sevdaları ile oyalanırken birileri yükünü tutmuş. Bu iş böyle... En zor durumda bile "Kurtarılacaklar" kurtarılıyor. Olan "Kürt Memed" e oluyor! Yani dağın garibanlarına... Sorumluluk duygusundan kopmamış Kürt aydınlarına seslenmek istiyorum: Önce asla olamayacakları ayıklamak lazım. Onları asla Türkiye'nin gündemine getirmemek lazım. Türkiye'yi, boşuna yormamak lazım. "Amerika'dan, Avrupa'dan destek alırım, Türkiye'nin bileğini bükerim" gibi hesaplar içine girmemek lazım.

Benim de, yani Kürt olmayan bir başka insanın da destek vereceği bir ajanda oluşturmak lazım. Başka alanları kanatmayan bir çerçeve çizmek lazım. Bir ülke, işin hayat-memat meselesi haline geldiğini hissederse hiçbir şeyi görmez hale gelir. Oralara vardırmamak lazım. Sonunda toprak kalmış ama insanlar birbirini yok etmiş... Böyle bir kabusa zemin hazırlamamak lazım. Her şey olsun ama sonunda kardeşlik baki kalsın! Bana göre, en temel ilke bu olmalı...


08.Mart.2008 08:40:04
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 09 AB İLE YANLIŞ DANS
Mayıs 07 AKP NEYE HAKİM?
Nisan 29 ÜZMEZ KİMİ BAĞLAR?
Nisan 23 CHP DEMOKRAT OLABİLİR Mİ?
Nisan 18 ABUKLUKLAR SÜRECİ
Nisan 12 İKİ KİŞİNİN ÖZEL SINAVI
Nisan 11 ÜÇ GENERALE ÇAĞRI
Nisan 10 BARROSO’YU DA KAPATALIM!
Nisan 08 ORDU NE DÜŞÜNÜYOR?
Nisan 05 BİZ BUNU NEDEN YAPTIK?
Nisan 04 MUHAFAZAKÂR KİTLELER DÖVÜLÜNCE...
Nisan 03 İDDİANAME VE SAVUNMA
Mart 26 AYM NASIL KURTULUR?
Mart 25 ERGENEKON'UN DERİNLİĞİ
Mart 22 “....MİLLET TEFERRUATTIR”
Mart 21 SAVUNMA STRATEJİSİ
Mart 20 VAZİYET-İ UMUMİYE DEYİNCE...
Mart 13 SENARYO MU ÇÖZÜM ARAYIŞI MI?
Mart 11 DEMİREL STANDARDI
Mart 08 OLMAZLARI KONUŞMAK...
Mart 07 SARIKAMIŞ'TAN KIBRIS'TAN BUGÜNE...
Mart 06 DANIŞTAY KARARINDA BİR BAŞKA BOYUT
Mart 05 ASKERİ BOYUTTAN DAHA ZOR OLAN...
Mart 01 26'NCISI OLACAK MI?
Şubat 29 DİN FAKTÖRÜ
Şubat 28 ÖCALAN SÜRECİ
Şubat 27 KEŞKE, KEŞKE, AMA...
Şubat 26 DTP-PKK KÖRLÜĞÜ
Şubat 23 OPERASYON REHAVETİ VE TEHLİKE
Şubat 22 MECLİS'E YOKLUK MÜHRÜ MÜ?
Şubat 21 BU YASAK SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ?
Şubat 20 AK PARTİ'YE MESAFELİ DURUNCA...
Şubat 19 GERİLİM KİMİN İŞİNE YARAR?
Şubat 16 ASLA VE KAT'A!
Şubat 15 DEMİREL- CİNDORUK: ARAFTAKİLER
Şubat 12 CHP ARTI...
Şubat 09 FATMA NİNE'NİN SAÇININ TELİ
Şubat 08 'YASAK’TAN BAŞKA BİR SÖZ
Şubat 07 MİLLET LAİKLİK YORUMU YAPABİLİR Mİ?
Şubat 06 OSMAN ŞİRİN'İ VE BAYKAL'I DİNLERKEN...
Şubat 02 LAİK ŞEYHÜLİSLAMLAR
Şubat 01 GÜLÜNÇLÜĞÜ SORGULARKEN...
Ocak 31 REKTÖRLER VAK’ASI
Ocak 30 ATATÜRK'Ü KORUMAK!
Ocak 29 YA BU ÇETEYE NE DERSİNİZ?
Ocak 26 HANGİ "DERİN"LİKLE BOĞUŞUYORUZ?
Ocak 25 DERİN DEVLET BU MU?
Ocak 24 MHP VE BAŞÖRTÜSÜ
Ocak 22 ASKER VE BAŞÖRTÜSÜ
Ocak 19 HANGİ SEMBOLE KARŞISINIZ?
Ocak 18 ÇOK AYIP ALİ KIRCA!
Ocak 17 ÇARPITMA VE KIŞKIRTMA
Ocak 16 SİYASİ SİMGE VEYA DEĞİL
Ocak 12 SİYASİ ÇÖZÜM NE?
Ocak 11 ALEVİ SORUNUNU KİM ÇÖZECEK?
Ocak 10 BİR TEKLİF
Ocak 08 KAOSUN GÖBEĞİNDE DTP
Ocak 05 AMERİKA İLE EŞİT İLİŞKİ
Ocak 04 EN AZ 10 YIL DAHA MI?
Ocak 03 FAZIL SAY'IN MİLİTAN ÜSLUBU
Ocak 01 HELE ŞÜKÜR!
Aralık 29 TÜRKİYE’DEN PAKİSTAN’A BAKARKEN...
Aralık 28 KUNDAKLANAN ARAÇLAR KİMİN?
Aralık 27 O ZİHNİYETLE OLMAZDI
Aralık 26 KAÇ KİŞİ ÖLMELİYDİ?
Aralık 25 KİM SÖYLEMİŞ BUNLARI?
Aralık 22 YİĞİDİ ÖLDÜR, HAKKINI YEME
Aralık 18 DTP MESAJI ALDI MI?
Aralık 14 CHP’Yİ ELE GEÇİRECEKLER!
Aralık 12 TAM ZAMANI DİYORUM, ÇÜNKÜ...
Aralık 11 HEPİMİZ ÖKSÜZÜZ
Aralık 07 DEMİREL BİLE GEÇSE
Aralık 06 İFLAH OLMAZ BİR YOL
Aralık 05 BAŞÖRTÜSÜ: ANKETİN DOĞRU YORUMU
Aralık 04 AH BU JURNALLER
Kasım 30 İÇKİSİZ OLMAZ ABİ
Kasım 28 ŞİDDET VE KALP GÖZÜ
Kasım 27 ASKERİ YAKLAŞIM TEKLİYOR
Kasım 23 ZAMANLAMA
Kasım 22 'TEK'LERİN İRDELENMESİ...
Kasım 20 MUŞ-DİYARBAKIR HATTINDA İKİ GÜN