|
TÜRKİYE TERCİHİNİ YAPMALI 
Ya Türkiye büyüme yolunda ciddi mesafe alacak ya da...
Uzun zamandır yazmıyorum.
Baktım en son 10 Şubat’ta sitede varmışım.
Okuyan hatırlar, son yazımın başlığı “Görgüsüzlük” idi.
Türkiye’nin muhtemel bir ekonomik krize karşı ilişkilerini “özenle” geliştirmeye çalıştığı bir ülkede, meslektaşlar tarafından çıkartılan bir krizin ardından yazılmış bir yazıydı.
O tarihten bugüne dek aslında aynı çizgide bir aksiyonun içindeyiz.
Ekip arkadaşlarımızla birlikte kriz çıkarmaya çalışan meslektaşların hamlelerini boşa çıkarmaya uğraşıyoruz.
Yapılan hemen her provokatif haberin üstüne gidiyor, biraz araştırdıktan sonra hadisenin kesinlikle anlatıldığı gibi olmadığını tespit ediyoruz.
Ardından da bunu sizlerle paylaşıyoruz.
Açıkçası biz cidden yorulduk bu, yalan haber avcılığından.
Ama yalan haber fabrikatörleri hiç yorulmuşa benzemiyorlar.
Daha birinin mürekkebi kurumadan öbürünü piyasaya sürüyorlar.
Sık sık kendime soruyorum:
"Bu insanların başkalarına saygıları yok" diyelim.
Kendilerine de hiç saygıları yok mu?
Hiç mi yarını düşünmüyorlar?
Bu kadar mı yaşadıkları ülkeden, kendi halklarından kopuklar?
Ve iletişim çağında, özellikle de iletişim alanında çalışan bu kişiler, dünya gerçeklerinden nasıl bu kadar habersiz olabiliyorlar?
Son yazımda “Adap ve görgüden uzak insanların, köşeleri ve kareleri böylesine doldurduğu bir ülke, ne kadar güçlenebilir?” diye sormuştum.
Şimdi o soruya bir yenisini daha eklemek istiyorum.
Bu kadar çok yalan atan bir medya varlığını 'bu şekilde' nasıl sürdürebilir?
Ama bu kez cevabı bulma yükünü size yüklemeyeceğim. Kendim vereceğim cevabı, dolandırmadan, kısa yoldan:
S ü r d ü r e m e z.
Önümüzdeki 40 yıl projeksiyonlarında dünyanın en fazla büyüyecek 7 ülkesinden biri olarak gösterilen Türkiye, bu yolu böylesine kirlenmiş, böylesine güvenilmez hale gelmiş bir medyacılık anlayışıyla kat edemez.
Bu takdirde karşımıza iki alternatif çıkıyor.
Ya Türkiye büyüme yolunda mesafe almayı tercih edip, medyasından bir temiz eller operasyonu isteyecek…
Ya da bir türlü arınamayan medya, Türkiye’nin geleceğe dair hayallerini yok edecek.
Burada herkese ama en çok da bu alengirli yapıyı ayakta tutan, okur/izler kitleye görev düşüyor.
Hangi yönde rey kullanacaklarını net bir biçimde belirlemeleri gerekiyor.
Çünkü en dinamik ekipler bile, bu kadar çok sayıda yalan haberle mücadele ederken, gücünü yitiriyor. 10.Mart.2008 00:59:16 |
|
|