EN SON HABER: (00:01) İşte mahkeme raportörünün görü...     EURO: 1,9390 - 1,9410    DOLAR: 1,2540 - 1,2550
 

EMANET MELEKLER…



Hayatın kirine pasına bulaşmadan gittiler…

Henüz daha son oyunlarını oynamamış, son şekerlerini yememişlerdi…

Doyasıya gülmeden, doyasıya ağlamadan gittiler…

Günü akşam etmeden, doğan güneşi göremeden gittiler…

Onlar acıyla kavrulmuş toprakların çocukları…

Onlar emanet melekler… Onlar Filistin’de, onlar Afrika’da, onlar dünyanın her coğrafyasında…

Kirlenmeden gittiler…

Bizleri kirli dünyamızla baş başa bırakarak gittiler…

................... O ...................

Hastanenin soğuk duvarlarında herkesin duyamayacağı bir ses yankılanıyordu. Ve bir çocuk annesine ‘Anne beni bırak, gitmem gerek!’ diye hüzünlü bir sesle bağırıyordu. ‘Hayır’ diyordu anne ‘Gidemezsin! Sana benim kadar iyi bakamazlar yavrum. Hem kim içirecek ilaçlarını, kim verecek suyunu, kim yedirecek yemeğini.’
‘Ne olur anne üzme beni. Hem sen istesen de istemesen de gitmem gerekiyor. Eğer çok bunalırsan seni yanıma çağırırım. Hem de bir daha ayrılmamak üzere beraber oluruz.’

................... O ...................

Ölüm; sonbahar yaprakları kadar sarı ve solgun. Yere düşen yağmur kadar yalnız ve özgür.

Ölüm; hayata en kuşatıcı şekilde bakılan bir tepe. Onun kadar zirvede ve soğuk.

Ölüm; sessizlik ülkesinde bir kuşun kanat sesi. Bu ülkede duyabileceğiniz kimine göre en korkunç kimine göre en akustik ses.

Ölüm; bilgiyi amele döken bilge ihtiyar. Bilgiye hayat veren bir soluk kimi zaman.

Ölüm; ayrılık kadar hüzünlü. Yalnızlığın acısından lezzet alabilenler için ise bir güç.

Ölüm; bazen bir romanın son sayfası bazen de girizgâhı. Hayatın kafiyesi, senfonisi ya da kimine göre sadece boş bir gürültü.

Ölüm; rıhtımdan uzaklaşan bir gemi. Sadece ağlamayanları yolcu olarak kabul eden bir gemi hem de. Bir başka deyişle mendilsizleri.

Ölüm; bir heves kadar zamansız. Beklenmeyen bir haber kadar meçhul.

Ölüm; bir âşık kadar tutkulu. Ve bir sevgili eli kadar sıcak.

Ölüm; bir mektup kadar uzaktan. Ve ölüm; bir anne kadar yakın.

Ölüm; bir bakire kadar temiz ve sadık.

Ölüm; bir fahişe kadar kirli ve emanet.

Ölüm; bir an kadar sınırlı ve kısa.

Ölüm; meçhul bir yol kadar uzun.

................... O ...................
Ve hastanede bir annenin feryatları çınlıyordu. Küçük bir beden ondan daha kirli bir beze sarılıyordu. İnsanlar sanki belli bir zamanı varmışçasına ‘Daha da yaşı çok ufakmış diye…’ hayıflanıyordu. Ve bir çocuk hastane odasında tekrar melek oluyordu.

* Filistin özelinde, sahip çıkamadığımız, göçen bütün meleklere


13.Mart.2008 15:25:14
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 14 ÖSS HAMURUNU YOĞURMAYA DEVAM…
Mayıs 05 VE ŞEHİR, İNSANLIĞI ESİR ALDI…
Nisan 29 2009 MODEL ÖSS
Nisan 22 DİN VE DİNDARLA BARIŞIK BİR SOL
Nisan 12 RUHLARIMIZ ÇOK GERİLERDE KALDI!
Mart 19 KİRALIK HAYATLARDA TÜKETİLEN BİR ÖMÜR
Mart 13 EMANET MELEKLER…
Mart 08 MAÇ OYNANIRKEN KURALLARI DEĞİŞTİRMEK
Şubat 29 EĞİTİMİ HAPSETMEK
Şubat 20 İDEOLOJİK KAYGILAR, KAYBOLAN NESİLLER
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Böyle memur görülmedi!
Erdoğan seçilir, Gül Kalır
Tesettüre girmedim ama...
Bu kadarına da pes artık!
İşte T.Ö'nün yeni kanalının adı !
367'nin mucidine inanılması zor ödül!
Başbakan Hakan'a nasıl takıldı?
Paksüt neden telaşlandı ?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
PAKSÜT OLAYININ ÖNEMLİ AYRINTILARI
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, gündeme bomba gibi düştü.
Mehmet Altan
KRİPTO ŞİFRELERİ
Kripto, Fransızca bir kelime...
Şamil Tayyar
YSK BAŞKANI AÇIKLADI
Önceki gün AK Parti hakkındaki kapatma davasına bağlı olarak oluşacak siyasi senaryoları yazmıştım.
Tamer Korkmaz
DEVRİMCİ GENÇLERE BOMBA ATTIRANLAR
Deniz Gezmiş idamı hak edecek bir suç işlememiş olabilir ama Gezmiş bir milli kahraman da değildir.