EN SON HABER: (10:26) Borsada müthiş yükseliş - Son ...     EURO: 1,8980 - 1,9000    DOLAR: 1,3970 - 1,3980
 

YARGI YOLUYLA DARBE TEŞEBBÜSÜ

Gülay Göktürk

Doğrusunu isterseniz Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın son "operasyonu" beni ne heyecanlandırdı, ne de telaşlandırdı.

Bu o kadar umutsuz bir çıkış, o kadar açık bir çaresizlik ifadesi ki seyretmek insana sadece üzüntü veriyor. Haber duyulduğu andan itibaren yapılan açıklamalarda, bu teşebbüsün demokrasimiz ve siyasi hayatımız açısından anlamı konusunda söylenecek herşey söylendi galiba. Ben sadece, yaşadığımız bu olayın, demokrasi tarihimizde naif bir "yargı yoluyla darbe teşebbüsü" olarak anılacağını söyleyerek geçeyim. Bunun dışında bazıları özellikle Türkiye'nin bozulan imajına dikkat çektiler.

Bazıları da haberin ekonomi üzerinde yapması muhtemel tahribata üzüldüler. Bence imajımız için üzülecek bir şey yok. Dünya artık o kadar saydam ve herkes birbirini o kadar yakından izliyor ki; hiç kimse de Türkiye'ye, Türkiye'nin kurumlarına ve toplumuna homojen bir bütün olarak bakmıyor; iç çelişkilerini, iç mücadelelerini yakından biliyor.

Dolayısıyla hiç kimse bir başsavcının garip teşebbüsünü "Türkiye'nin demokrasi seviyesinin göstergesi" olarak algılamayacak; olsa olsa ülkenin yaşadığı büyük transformasyona ters düştüğü için iyice arkaikleşen küçük bir kesimin düzeyi konusunda zaten sahip olduğu fikir pekişecektir. İddianamenin ekonomik etkilerine gelince... Ben o konuda da pek karamsar değilim. Çünkü bu "piyasalar" denen şeyin en azından benim kadar aklı olduğunu sanıyorum. Ehh, ben bu girişimin sonuçsuz kalacağını görüyorsam, koca koca şirketler, koca koca şirketleri çekip çeviren yöneticiler, analistler görmez mi? Bence görecek...

Ve pazartesi sabahı bir bakmışsınız ne borsa bana mısın demiş sayın Başsavcının iddianamesine; ne de dolar... Fiyakalı değişiyle, "piyasalar satın almamış"; ekonominin kılı kıpırdamamış... Herhalde bir hukukçunun düşebileceği en acıklı durumdur bu. Düşünün ki, bir iddianame yazmışsınız; kimse ciddiye almamış.

Sonuç olarak diyebiliriz ki, bu olayda, asıl endişe edilmesi gereken, Ak Parti'nin durumu değil, yargının durumudur. Görülen o ki, demokrasi yürüyüşümüzde "silahlı darbeler" döneminden "silahsız darbeler" dönemine geçmiş bulunuyoruz. Biliyorsunuz, eskiden, yani sonuncusunu 28 Şubat'ta yaşadığımız "Silahlı darbeler" döneminde, yargı Silahlı Kuvvetlerin emrinde, onun yardımcısı, yedek gücü olarak çalışırdı. Ordu indirir, yargı da yargılardı. Artık zaman değişti. Silahlı kuvvetler -iç ve dış birçok nedenden dolayı- darbeler dönemini kapamış görünüyor. Ama bu durumdan vazife çıkaran başkaları var. Üstelik onların elinde sadece kıytırık bir İç Hizmet Yönetmeliği yok; çok daha büyük bir güç; Anayasa da dahil kütük gibi yasalar var.

Kullan kullanabildiğin kadar; çekiştir çekiştirebildiğin kadar... İşte bu durum, yargı kurumunda ciddi bir reformu, yeniden yapılanma gündemimizin baş sırasına oturtmamızı gerekli kılıyor. Nice tecrübeyle gördük ki, yasaları değiştirmek, yeni yasalar yapmak meselenin yalnızca bir yanı. Bundan daha da zor olan yeni bir yargıç kültürü oluşturabilmek...

Kendini devletin maaşlı memuru olarak gören, temel misyonunu da "devletin çıkarlarını korumak" sanan; ürkek, içtihat oluşturmakla cesaretsiz, dünyayı izlemekte ve çağını anlamakta yetersiz, hala kapıkulu geleneğinin etkisi altında bir yargıçlar sınıfı ile, hukuk reformu yapmak deveye hendek atlatmaktan zor. Türkiye'nin bu konudaki zaafı o kadar belirgin ki, taa dışardan, yabancılar tarafından bile görülüyor. Bakın, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk ne demiş:

"Şok içerisindeyim. Böyle bir davayı ciddiye almakta zorlanıyorum. Bir hakim nasıl böyle bir sonuca ulaşabilir, anlayabilmiş değilim. Bu 21. yüzyıla uyum sağlayamayan eski bir zihniyeti temsil ediyor. Türkiye'nin acilen yeni bir hakimler, savcılar, hukukçular nesline ihtiyacı var."


16.Mart.2008 01:09:40
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[1 adet yorum gelmiştir]    
MALKOC 16.Mart.2008 05:20:11

UZGUNUM
bende artik AKPLI yim.

 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ekim 05 BÜYÜK ACI VE ZAMANLAMA
Eylül 12 KONUYU KAYDIRMAYALIM
Eylül 10 BAŞBAKAN ÇILDIRMIŞ OLMALI
Ağustos 08 REKTÖR ATAMALARI
Temmuz 30 KAOS MU? ARTIK ÇOK GEÇ KALDINIZ...
Mayıs 14 YÖK’ÜN ÖSS TEKLİFİ
Mart 30 İLHAN SELÇUK'UN DERİN HAYAL KIRIKLIĞI
Mart 16 YARGI YOLUYLA DARBE TEŞEBBÜSÜ
Şubat 17 KİMİ 'BAŞI AÇIKLAR' DAN TARAFLILIK İTİRAFI
Şubat 15 1 NUMARA
Şubat 01 ÇENE ALTI FORMÜLÜ
Ocak 27 KEMALİST OLMAMA HAKKI
Ocak 20 REFORMLARA DEVAM EDEBİLMEK İÇİN
Ocak 18 HALA SUSACAK MISINIZ?
Ocak 13 SAMİMİYET MESELESİ
Aralık 26 ÇANLAR ÜNİVERSİTELER İÇİN ÇALIYOR?
Aralık 09 HASRETİ KÖRÜKLEMEK
Kasım 30 ANAYASA TARTIŞMALARI YENİDEN BAŞLARKEN
Kasım 21 DTP’NİN ELİNDEKİ REHİNE: DEMOKRASİ
Kasım 14 RUTİN DIŞI
Kasım 11 ŞAHİNLERE BİR ŞEYLER OLUYOR
 


İnanmakta zorlanacaksınız ama gerçek!
Ergenekon-PKK ilişkisinde şok iddia
Erbakan'ı kızdıran sinema filmi
İnternet kullanıcılarına müjde
Tek başına İsrail'e kafa tutan Türk
Petrolde yeni senaryo
Önce öldürt sonra gözyaşı dök
Canlı bomba olayında şok gelişme
CHP'li başkandan örnek tavır
Sır protokol ve 2. golf skandalı
Ahmet Böken
HAİN TERÖRÜN YAPMAK İSTEDİĞİ
Dağlıca’ya, Güngören’e, Aktütün’e saldırıp, canlarımızı alan hain terör diyor ki;
Metin Yıkar
IMF'Yİ NEDEN ÇAĞIRIYORLAR?
Bir işadamı bunu söyleyebilir mi?
A.Abdulkadiroğlu
YOKSA PAŞAYLA HESABINIZ BAŞKA MI?
Doğan&CHP ittifakı, Aktütün üzerinden başka bir hesabı mı görmeye çalışıyor?
ahmet-kekec
Ahmet Kekeç
HAY HAY AYDIN BEY ÖDERİZ...
Buyurmuş ki tosun, ‘Vatanı koruyan Genelkurmay’a sataşacağına, git askerliğini yap...’
bulent-korucu
Bülent Korucu
KAFAM İYİCE KARIŞTI
Yargıçlar ve Savcılar Birliği Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun çürük raporu alarak askerlikten muaf olması gündemi fazlasıyla meşgul etti.
nazli-ilicak
Nazlı Ilıcak
YA DTP KAPATILIRSA?
Ya Anayasa Mahkemesi, Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) kapatılması yönünde bir karar verirse!
nuh-gonultas
Nuh Gönültaş
ALKIŞLAR ARASINDA YAŞAYIP YOKSUL VE KİMSESİZ ÖLÜYORLAR!
Alkışı duyup ihaneti görüyorlar ömürlerinin son zamanlarında. Hemen hemen hepsi aynı son ile kapatıyorlar gözlerini.
taha-akyol
Taha Akyol
TÜRKLER VE KÜRTLER
TEHLİKE, Kürt vatandaşlarımızın kendilerini Kürt hissetmeleri değil...
kursat-bumin
Kürşat Bumin
NİHAYET ÖZEL HAREKAT!
Bazı haber kaynaklarında büyük bir müjde olarak öne çıkarıldı olay. “Özel Harekât” nihayet tekrar görev başındaydı.