EN SON HABER: (08:23) Kraliçe Türkiye'ye niçin geldi...     EURO: 1,9390 - 1,9410    DOLAR: 1,2540 - 1,2550
 

HUKUK DİYE DİYE HUKUK VE DEMOKRASİ KATLEDİLDİ !



Denir ki, hukuk karşısında boynumuz kıldan incedir! Öyle mi?
Hayır, benim değildir


Bu ülkede hukuk diye diye hukuk ve demokrasi katledildi!

Denir ki, hukuk karşısında boynumuz kıldan incedir! Öyle mi?
Hayır, benim değildir.
Çünkü, bu ülkede hukuk diye diye hukuk ve demokrasi de, özgürlük ve insan hakları da sürekli katledildi.
Siyasete alet edildi hukuk.
Darbelere alet edildi hukuk.
Unuttunuz mu 27 Mayıs’ı?
Askerle yargı ve üniversite birlikteliğinden doğan idamları unuttunuz mu? Hapisleri, acıları ve de parti kapatmalarıyla siyaset yasaklarını unuttunuz mu?
Türkiye ne kazandı bunlardan?
Barış mı geldi Türkiye’ye?
Hayır.
Tersine cepheleşti Türkiye.
Uzlaşma mı geldi Türkiye’ye?
Hayır.
Tersine kutuplaştı Türkiye.
12 Mart’a böyle geldik.
Askerle yargı yine birleşti. Fetvalar alındı üniversitelerden. Sonra yine idamlar, hapisler, işkenceler, parti kapatmaları...
Ne oldu, barış mı geldi?
Hayır.
Türkiye istikrarsızlık içinde çalkalanmaya devam etti. Şiddet, terör ve anarşi sarmalında Türkiye’nin yapısal sorunları çözülmedi, biriktikçe birikti.
12 Eylül’de bir darbe daha.
Askerle yargı ve üniversite bir kez daha birleşti. Meclisle partilerin kapısına kilit vuruldu. İdamlar, hapisler, işkenceler, siyaset yasakları...
Ne oldu, ne değişti?
Bölünmüş siyaset sahnesinde, güçsüz koalisyon hükümetlerinin yönetiminde Türkiye sorunlarını mı çözdü, yoksa gitgide biriken temel sorunlarının kıskacında kıvranmaya devam mı etti?
Ekonomik büyümeye geçit vermeyen yapısal değişiklikler mi yapıldı.?
Demokrasi ve hukuk devletinin, hukukun üstünlüğü ilkesinin gerektirdiği reformlar mı gerçekleştirildi?
Yoksa, insan hakları ve özgürlüklerin ışığında Kürt sorunu rayına mı oturdu?
Hayır.
Özellikle 12 Eylül askeri yönetiminin akıl almaz baskı ve zulmü, PKK ile birlikte “29. Kürt isyanı“nın dağlarda patlamasına, terör ve şiddetin bu ülkeyi 1990’larda tutsak almasına, yapısal sorunların müzminleşmesine, kalkınma yarışı için seferber edilmesi gereken kaynakların askeri amaçlar için harcanmasına yol açtı.
Peki, 28 Şubat mı çare oldu?
367 mi çare oldu?
27 Nisan Muhtırası mı çare oldu?
Hayır, hiçbiri çare olmadı.
Temel sorunlarını çözemeyen Türkiye, kalkınma yarışında geri kaldı. İnsanının aş ve iş sorununu çözemedi, yaşam kalitesini yükseltemedi. Sağlıkta, eğitimde, bilimde nal toplamaya devam etti.
Hâlâ anlamıyor musunuz?
Kemalist reçeteler çare değil!
Çare olamaz da.
Zira devrini tamamladı.
Askeri darbelerle, hukuki darbelerle bugün artık kerameti kendinden menkul hale gelmiş reçetelerinizin geçerlik süresini uzatamazsınız!
Bugün artık demokrasi zamanı.
Hukuk devleti zamanı.
Özgürlükler düzeniyle, insan hakları düzeniyle sizin ‘reçeteler’iniz artık bağdaşmıyor.
Çağ dışı kaldınız!
Peki şimdi tankınızla, topunuzla, fetvalarınızla dikta mı kuracaksınız?
O da çare etmez.
Ankara’da, kapalı kapılar arkasında kotarmaya çalıştığınız ‘organize işler’ ile bu ülkeye hükmedemezsiniz.
İpler sizin değil, milletin elinde olacaktır. Demokraside oyunun temel kuralı budur. Türkiye bu rayda, demokrasi oyunu içinde kendini bulacak, yumuşayacak, uzlaşmayı, farklılıklara tahammülü öğrenecek, diyalog yollarında birbirine kulak vererek yürüyebilecektir.
Başka çare yok.
Sopa, çıkar yol değildir.
Eğer siz, tankınızla, topunuzla ya da fetvalarınızla ‘dikta’lara kalkışırsasız, Türkiye’yi daha beter delirtirsiniz. İşte asıl o zaman bölersiniz bu ülkeyi.
Türk-Kürt diye bölersiniz.
Laikçi-dinci diye bölersiniz.
Alevi-Sünni diye bölersiniz.
Hatta asker-sivil diye bölersiniz.
Farkında değil misiniz, askeri ya da hukuki darbelerle bu ülkeyi büyük bir kaosun içine itersiniz
Buna hakkınız yok.
Biliyorum, sonunda yine başladığımız yere, ilk kareye döner, gerçek demokrasi ve hukuk devletini inşa etmeye başlarız. Ama bu arada zaman kaybeder, kan kaybeder Türkiye...
Yazık değil mi bu ülkeye?
Bunca darbe ne getirdi ki bu ülkeye, bundan sonra getirecek?..
Askeri ve hukuki darbeler çare değil yazısının ikincisi yarına...


18.Mart.2008 09:35:26
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[1 adet yorum gelmiştir]    
barbaros 18.Mart.2008 14:03:14
demokrat adam
hasan bey, siz adam gibi adam, demokrat gibi demokratsınız.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 13 YOLUN SONU GELSİN İSTİYORSAK, KAPSAMLI STRATEJİ ŞART!
Mayıs 09 BEN O RÜYADAN UYANDIM, YOKSA SİZ HÂLÂ UYUYOR MUSUNUZ?..
Mayıs 07 GERÇEKLERİ MAKASLAMAK, HALININ ALTINA SÜPÜRMEK!
Mayıs 03 ERDOĞAN, YOL HARİTASINI NİYE BİR TÜRLÜ ÇİZEMİYOR?
Mayıs 01 1 MAYIS’A ŞİDDET VE KAN BULAŞMASIN!
Nisan 30 HEDEF ÖNCE BAŞI, SONRA GÖVDEYİ Mİ TESLİM ALMAK?
Nisan 24 AKP KAPATILIRSA, YENİ HÜKÜMET NASIL KURULUR?
Nisan 20 ÖZAL VE SİYASİ İKTİDAR
Nisan 19 SÖYLEYİN, NE ZAMAN SES VERECEK BU ÜLKE?
Nisan 18 301 YAZISI YAZMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI...
Nisan 17 MAPUSLAR SARAYI’NDA DARBE TERTİPLERİ...
Nisan 12 367 VAKASI:
Nisan 09 ASKERLE DEMOKRASİ SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?..
Nisan 04 DEMOKRASİ SORUNU ÇÖZÜLMEDEN, AŞ VE İŞ SORUNU DA ÇÖZÜLMEZ!
Nisan 03 BRİÇ KULÜBÜNDE PİŞPİRİK OYNANMAZ!
Nisan 02 TAYYİP ERDOĞAN’I NASIL BİR GÜNDEM BEKLİYOR?..
Nisan 01 ‘YARGISAL DARBE’ SÜRECİ MAALESEF BAŞLADI
Mart 28 AKP’DEN DEĞİL, DEMOKRASİDEN YANA OLMAK!
Mart 27 ERGENEKON’LU, DARBELİ, AKP’Lİ NOTLAR
Mart 25 DARBECİLİKTEN,CUNTACILIKTAN DEMOKRASİ KAHRAMANLIĞINA...
Mart 21 WASHİNGTON’DA TÜRKİYE ÖNEMSENİYOR, ÇÜNKÜ...
Mart 20 ASKERİ VE HUKUKİ DARBELER ÇÖZÜM DEĞİL
Mart 18 HUKUK DİYE DİYE HUKUK VE DEMOKRASİ KATLEDİLDİ !
Mart 11 DEMOKRASİ NE ZAMAN ‘ORTAK PLATFORM’ OLARAK BENİMSENECEK?
Mart 05 PKK ELEŞTİRİSİ YOK GİBİ!
Ocak 27 BAKALIM,BAŞBAKAN ERDOĞAN BİR İSTİSNA OLABİLECEK Mİ?
Ocak 24 SONUNA KADAR GİDİLECEK Mİ?
Ocak 12 ERDOĞAN'IN KOYDUĞU HEDEFLER İYİ AMA...
Ocak 06 BARIŞA BİR ŞANS VERMEK,BÜTÜN SÖYLEDİĞİMİZ BU!
Ocak 04 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR- 4
Ocak 02 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR
Aralık 28 'OPERASYON'UN ARKASI GELECEK Mİ?
Aralık 16 TÜRBAN YA DA DİN KORKUSU
Aralık 15 FIRSAT KAÇMASIN, YAZIK OLUR!
Aralık 05 KATLİAMIN ÜSTÜ MÜ ÖRTÜLMEK İSTENİYOR?
Kasım 28 İKİ TOKAT!
Kasım 23 NEDEN OLMASIN?
Kasım 22 PKK'YI İZOLE SÜRECİ İYİ İŞLİYOR!
Kasım 20 ŞİDDETE KARŞI AKILLA, SABIRLA MÜCADELE!
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Rektörlerin aylık geliri devlet sırrı gibi
Kraliçe Türkiye'ye niçin geldi?
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Sigara yasağı için son 48 saat
Tıp fakültelerinde kontenjan bayramı
Ergenekon davası Silivri'de görülecek
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
Yakın zamanda iki monarkı ağırladık.
Engin Ardıç
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Kendi militanlarının okuduğu marjinal birtakım parti yayın organlarını izlemediğim için farkında değildim...
Fehmi Koru
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Kapatma davası politikayla yakından ilgilenen herkesi kaygılandırdı da, bazıları daha fazla kaygılı.