EN SON HABER: (00:01) İşte mahkeme raportörünün görü...     EURO: 1,9100 - 1,9110    DOLAR: 1,2290 - 1,2300
 

VAZİYET-İ UMUMİYE DEYİNCE...



Ne diyordu CHP bildirisi, Nutuk'tan iktibasla: -Memleketin vazıyet-i umumiyesi ve manzarası şöyle...

Bunu, sınır ötesi harekât sebebiyle hükümeti ve askeri, bir komplonun aktörleri olarak suçladığı günlerde söylemişti. Kapatma davasına gelirken vaziyet- i umumiye gerçekte nasıl?

-AK Parti kurulduğundan bir yıl sonra seçime girmiş (2002) ve halktan yüzde 34 oy alarak iktidar olmuş.

-Ardından ikinci seçim. (2007 22 Temmuz.) Oylarını yüzde 12 artırarak ikinci defa iktidar.

-Şu anda, farklı bir iktidar alternatifi gözlenmiyor. Sosyal bilimciler "Bu gidişle AK Parti 10 yıl daha iktidardan gitmez" görüşünde birleşiyorlar.

-Bu arada bir kesimde müthiş bir öfke birikiyor. "Ele geçiriyorlar" söylemi, yürekleri kasıp kavuruyor. Meclis gitti, Hükümet gitti, Cumhurbaşkanlığı gitti, YÖK'ün Başkanlığı gitti, sırada Yüksek Yargı var. Cumhurbaşkanlığının gidişi ile birlikte o da giderse yandı gülüm keten helva.

-Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Baykal'ın ısrarlı söylemi, "Bunlar Cumhurbaşkanlığını devletin başka kurumlarını ele geçirmek için istiyorlar" şeklindeydi.

Evet, "Ele geçirmek", uzaydan gelmiş bir gücün memleketi ele geçirmesi gibi sunulmaktaydı. -Bu panik psikolojisinden sonra sıra "Bu işin içinden nasıl çıkılır?"a gelmekteydi? Evet, nasıl çıkılırdı bu işin içinden? -Sandıkta ümit yoktu. CHP oyları (DSP ile birlikte) yüzde 20'yi geçmiyordu.

-Cumhuriyet mitingleri görkemliydi ama bunun sandıktaki kıymet-i harbiyesi sınırlı, gövde gösterisi olarak da etkisi, sonucu değiştirecek nitelikte değildi. Deyim yerindeyse kimse kuru gürültüye pabuç bırakacak değildi. -Ayrıca, bu gösteriler 28 Şubat'taki gibi bir "kapsamlı sivil toplum" iradesini de yansıtmıyordu.

Özellikle işçiler ve işverenler aynı safta değildi. Bu gösterilerde ideolojik duruşlarıyla bilinen meslek örgütleri ve emekli askerlerin yönettiği kuruluşlar başı çekmekteydi.

-Kaldı ki taa Demirel'den bu yana "Demokrasilerde yollar yürümekle aşınmaz"dı!

-Ve tabii, bir de Asker'in müdahil aktör rolü, en son 27 Nisan e- muhtırası ile tarih dışına düşmüştü. Dünya konjonktürü, bir askeri müdahaleyi Türkiye için intihardan farksız hale getirmişti. Askeri müdahalenin önü, bizzat onda rol alacaklar için bile kopkoyu bir uçurumdu. Manzara-i umumiye bu olunca, ortaya, nasıl tatmin edileceği bilinmeyen bir öfke tufanından başka bir şey çıkmıyordu.

-Nasıl keseriz bu gidişin önünü? Öfkeye eşlik eden soru buydu. 27 Mayıs, Yüksek Yargı'yı böyle durumlar için tanzim etmişti.

-Millet iradesinden ümit kesildiği zaman, onu terbiye etmek üzere Yüksek Yargı misyon üstlensin... İsmet Berkan, İran'daki "Velayet- i Fakih" statüsü ile eşleştirmiş bu rolü... Yanlış sayılmaz. Mantık aynı. Laik Şeriat'ın en bağlayıcı yorumu Yüksek Yargı'ya ait. Velayet-i Fakihlik de bir tür yüksek yargı misyonu taşıyor.

İşte o çağrılacaktı göreve... 9 Mart 1971 (12 Mart'tan dönen darbe girişimi) öncesinden bu yana bu işlerde "En başat abi" rolünde gözüken İlhan Selçuk seslenip durmaktaydı: -Hey Başsavcı ne duruyorsun hala? Bu Hükümetin, hatta Cumhurbaşkanı'nın işini bitirsene...

Bu çağrıya mı uyuldu, yoksa re'sen mi karar verildi onu bilemiyoruz, ama o irade devreye girdi. Bazı hukukçular, "Başsavcı mevcut yasalara göre dava açmak zorunda idi" diyorlar. Öyle olmalı. Sayın Başsavcı, elbet kanunlarla bağlı hissetmeli kendisini! Ama, "Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olma" kanaati hangi olayda kesinleşmiş oluyor, bunu tayin etmek zor olmalı...

Hangi tarihte düğmeye basacaksınız? Bu da zor bir karar. Taa Tayyip Erdoğan'ın Belediye Başkanlığı zamanlarına gidilerek dosya tutulduğuna göre, daha yola çıkmadan da "Odaklık" kanaati kesin gibi görünüyor. Yoksa, bu kadar gecikmesi, sayın Yalçınkaya, Başsavcılık makamına geç oturduğu için midir?

Aklıma şu soru geliyor: Başbakan, "En az üç çocuk yapın" çağrısı yapmasaydı bu dava açılmayabilir miydi? Bu da var iddianamede suç delili olarak...

Ve en sıcağı bu. Şaşırmakta haklısınız ama, diğer deliller de bundan daha derinlikli değil. Her neyse...

-Eğer bir yerlerde AK Parti'nin önü bir şekilde kesilecek diye bir irade varsa ve Yargı müdahalesi son çare haline gelmiş ise....

Bu ihtimal nasıl görünüyor sizce... Ve bu ihtimale göre davanın sonucunu nasıl görüyorsunuz? Ümitsiz mi? Hiçbir durumda ümitsiz olmaya gerek yok.

En baştaki "vaziyet-i umumiye" ye şunu ilave etmek yanlış mı? -Yargıladınız ve astınız. Peki sonra? Sonra bir gün yeniden millete gelmeyecek misiniz? Seçim sandıkları bazı siyasi tavırlar için "Nasıl bilirdiniz?" sorusunun sorulduğu o ürpertici sandukaya benzemiyor mu?

Tarihin akışını doğru okumak gerekiyor.

Cılız müdahalelerle suyun yokuşa akıtılması mümkün değildir.


20.Mart.2008 08:07:27
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 09 AB İLE YANLIŞ DANS
Mayıs 07 AKP NEYE HAKİM?
Nisan 29 ÜZMEZ KİMİ BAĞLAR?
Nisan 23 CHP DEMOKRAT OLABİLİR Mİ?
Nisan 18 ABUKLUKLAR SÜRECİ
Nisan 12 İKİ KİŞİNİN ÖZEL SINAVI
Nisan 11 ÜÇ GENERALE ÇAĞRI
Nisan 10 BARROSO’YU DA KAPATALIM!
Nisan 08 ORDU NE DÜŞÜNÜYOR?
Nisan 05 BİZ BUNU NEDEN YAPTIK?
Nisan 04 MUHAFAZAKÂR KİTLELER DÖVÜLÜNCE...
Nisan 03 İDDİANAME VE SAVUNMA
Mart 26 AYM NASIL KURTULUR?
Mart 25 ERGENEKON'UN DERİNLİĞİ
Mart 22 “....MİLLET TEFERRUATTIR”
Mart 21 SAVUNMA STRATEJİSİ
Mart 20 VAZİYET-İ UMUMİYE DEYİNCE...
Mart 13 SENARYO MU ÇÖZÜM ARAYIŞI MI?
Mart 11 DEMİREL STANDARDI
Mart 08 OLMAZLARI KONUŞMAK...
Mart 07 SARIKAMIŞ'TAN KIBRIS'TAN BUGÜNE...
Mart 06 DANIŞTAY KARARINDA BİR BAŞKA BOYUT
Mart 05 ASKERİ BOYUTTAN DAHA ZOR OLAN...
Mart 01 26'NCISI OLACAK MI?
Şubat 29 DİN FAKTÖRÜ
Şubat 28 ÖCALAN SÜRECİ
Şubat 27 KEŞKE, KEŞKE, AMA...
Şubat 26 DTP-PKK KÖRLÜĞÜ
Şubat 23 OPERASYON REHAVETİ VE TEHLİKE
Şubat 22 MECLİS'E YOKLUK MÜHRÜ MÜ?
Şubat 21 BU YASAK SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ?
Şubat 20 AK PARTİ'YE MESAFELİ DURUNCA...
Şubat 19 GERİLİM KİMİN İŞİNE YARAR?
Şubat 16 ASLA VE KAT'A!
Şubat 15 DEMİREL- CİNDORUK: ARAFTAKİLER
Şubat 12 CHP ARTI...
Şubat 09 FATMA NİNE'NİN SAÇININ TELİ
Şubat 08 'YASAK’TAN BAŞKA BİR SÖZ
Şubat 07 MİLLET LAİKLİK YORUMU YAPABİLİR Mİ?
Şubat 06 OSMAN ŞİRİN'İ VE BAYKAL'I DİNLERKEN...
Şubat 02 LAİK ŞEYHÜLİSLAMLAR
Şubat 01 GÜLÜNÇLÜĞÜ SORGULARKEN...
Ocak 31 REKTÖRLER VAK’ASI
Ocak 30 ATATÜRK'Ü KORUMAK!
Ocak 29 YA BU ÇETEYE NE DERSİNİZ?
Ocak 26 HANGİ "DERİN"LİKLE BOĞUŞUYORUZ?
Ocak 25 DERİN DEVLET BU MU?
Ocak 24 MHP VE BAŞÖRTÜSÜ
Ocak 22 ASKER VE BAŞÖRTÜSÜ
Ocak 19 HANGİ SEMBOLE KARŞISINIZ?
Ocak 18 ÇOK AYIP ALİ KIRCA!
Ocak 17 ÇARPITMA VE KIŞKIRTMA
Ocak 16 SİYASİ SİMGE VEYA DEĞİL
Ocak 12 SİYASİ ÇÖZÜM NE?
Ocak 11 ALEVİ SORUNUNU KİM ÇÖZECEK?
Ocak 10 BİR TEKLİF
Ocak 08 KAOSUN GÖBEĞİNDE DTP
Ocak 05 AMERİKA İLE EŞİT İLİŞKİ
Ocak 04 EN AZ 10 YIL DAHA MI?
Ocak 03 FAZIL SAY'IN MİLİTAN ÜSLUBU
Ocak 01 HELE ŞÜKÜR!
Aralık 29 TÜRKİYE’DEN PAKİSTAN’A BAKARKEN...
Aralık 28 KUNDAKLANAN ARAÇLAR KİMİN?
Aralık 27 O ZİHNİYETLE OLMAZDI
Aralık 26 KAÇ KİŞİ ÖLMELİYDİ?
Aralık 25 KİM SÖYLEMİŞ BUNLARI?
Aralık 22 YİĞİDİ ÖLDÜR, HAKKINI YEME
Aralık 18 DTP MESAJI ALDI MI?
Aralık 14 CHP’Yİ ELE GEÇİRECEKLER!
Aralık 12 TAM ZAMANI DİYORUM, ÇÜNKÜ...
Aralık 11 HEPİMİZ ÖKSÜZÜZ
Aralık 07 DEMİREL BİLE GEÇSE
Aralık 06 İFLAH OLMAZ BİR YOL
Aralık 05 BAŞÖRTÜSÜ: ANKETİN DOĞRU YORUMU
Aralık 04 AH BU JURNALLER
Kasım 30 İÇKİSİZ OLMAZ ABİ
Kasım 28 ŞİDDET VE KALP GÖZÜ
Kasım 27 ASKERİ YAKLAŞIM TEKLİYOR
Kasım 23 ZAMANLAMA
Kasım 22 'TEK'LERİN İRDELENMESİ...
Kasım 20 MUŞ-DİYARBAKIR HATTINDA İKİ GÜN
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Böyle memur görülmedi!
Erdoğan seçilir, Gül Kalır
Tesettüre girmedim ama...
Bu kadarına da pes artık!
İşte T.Ö'nün yeni kanalının adı !
367'nin mucidine inanılması zor ödül!
Başbakan Hakan'a nasıl takıldı?
Paksüt neden telaşlandı ?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
PAKSÜT OLAYININ ÖNEMLİ AYRINTILARI
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, gündeme bomba gibi düştü.
Mehmet Altan
KRİPTO ŞİFRELERİ
Kripto, Fransızca bir kelime...
Şamil Tayyar
YSK BAŞKANI AÇIKLADI
Önceki gün AK Parti hakkındaki kapatma davasına bağlı olarak oluşacak siyasi senaryoları yazmıştım.
Tamer Korkmaz
DEVRİMCİ GENÇLERE BOMBA ATTIRANLAR
Deniz Gezmiş idamı hak edecek bir suç işlememiş olabilir ama Gezmiş bir milli kahraman da değildir.