|
ANAYASA MAHKEMESİ AK PARTİ’Yİ “SEHVEN”( YANLIŞLIKLA) KAPATABİLİR! 
Bunu Ak Parti’nin kapatılmasını arzu ettiğim için söylemiyorum.
Fikirler özgürce söylenmeli hatta “youtube düşen darbe tellallıkları” dahil! Herkes bilsin değil mi efendim, kimin hangi haberi aldıktan sonra nasıl rahat uyuduğunu! ( Bakınız YÖK Eski Başkanı Erdoğan Teziç’in youtube konuşmaları)
Neyse, bu ihtimal hep var. Hatta düne göre çok daha kuvvetle muhtemel. Öyle ki yüksek mahkeme Ak Parti için sabah, “açık kalsın”. Akşam, “kapattım” diyebilir. Ya da sabah 08:00, akşam 19:00 saatleri arasında açık kalmasına müsaade edebilir!
Başsavcının “darbeci gazetelerin” kupürlerinden derlediği iddianame demokrasi adına oldukça üzücü. Fakat asıl tehlike başka; Tehlikenin adı “sehven” kapatılma.
Kara mizah örneği olay İstanbul’da yaşandı;
18 Mart günü İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi, konusu, hakimi, katibi, tarihi, iddianameleri, ve taraf avukatlarının aynı olduğu davada birkaç saat arayla iki farklı karar verdi.
Hakime G.B, 19 milyon Telekom abonesini ilgilendiren “sabit ücretlerin iptal edilmesi” ile ilgili davalardan birinde Telekom’u diğerinde vatandaşı haklı buldu. Karar tutanaklara geçti.
Hakime hanım “ne şiş yansın ne kebap” demek ister gibi bir ay önce yine aynı konuda açılan bir başka davada Telekom’u haklı buldu.
Hakime hanımın Orhan Gencebay abimizin tahtında gözü var.
Ne diyor Orhan abi “bence sen de haklısın”
Hakime hanım Tüketici Haftası’nda herkesin gönlünü hoş etmeye çalışırken birileri tekere çomak soktu!
Hukuk skandalı “iftiraları” ortalıkta dolaşmaya başlayınca hakime hanım kızdı pek tabii! Olayın üzerinden 24 saat bile geçmeden Anadolu Ajansı vasıtasıyla, “ey ahali duyduk duymadık demeyin öyle her karara kanmayın” babında bir metin yayınladı;
Hakime hanım, tüketici lehine verilen kararda bir hata olduğunu, kararın sehven( yanlışlıkla) yazıldığını ve gerekçeli kararda davayı kazanan tarafın Telekom olduğunu ilan etti.
Burası Türkiye!
İşte ben de bu yüzden inanamıyorum hakimin açıklamasına. Hukukla az buçuk içli dışlı olanlar Türkiye’de gerekçeli kararın 24 saatten kısa sürede yazılamayacağını bilirler çünkü.
“Hatasız kul olmaz “sehven” kararımla sev beni!” diyen hakime hanıma sormak icap ediyor;
Telekom aboneleri yıllardır sabit ücret ödememek için mücadele veriyor. Davanın içeriği sokaktaki vatandaş tarafından dahi açık seçik biliniyor; Telekom sabit ücret almak istiyor. Vatandaş ödemek istemiyor nokta.
Olay bu kadar basit. Ama siz “sehven” karar veriyorsunuz. Burada bir yanlışlık yok mu?
Gelelim Ak Parti’nin kapatılmasına;
Ak Parti’ye oy veren vatandaş sayısı 16 buçuk milyon yani 19 milyondan küçük bir rakam. Yüksek mahkeme pek tabii “sehven”( yanlışlıkla) Ak Parti’yi kapatabilir!
Böylesi bir manzara karşısında insanın içini gıcıklayan acayip sorular oluyor. Ben bir tanesi ile iktifa ediyorum;
Acaba bazıları “sehven” hakim, savcı olmuş olabilir mi?
Not: yazar hakkında dava açılması halinde şimdiden, söylediği her şeyin “sehven” yazılmış olduğunu beyan eder!
20.Mart.2008 13:49:58 |
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|