EN SON HABER: (00:01) İşte mahkeme raportörünün görü...     EURO: 1,9100 - 1,9110    DOLAR: 1,2290 - 1,2300
 

SAVUNMA STRATEJİSİ



Ak Parti, kapatma davası ile ilgili nasıl bir tavır sergilemeli? Bu tartışılıyor?


Bir görüş şu: "-Yargıya sonsuz güvenimiz var, yargının en doğru kararı vereceğine inanıyoruz" demeli, ve kendisinin laikliğe ne kadar bağlı olduğuna, iddianameye giren hususların asla ve kat'a laiklik karşıtı bir nitelik taşımadığına yargıyı inandırmalı. Bu görüşü seslendirenler, Başbakan'ın ve parti sözcülerinin sert tepkilerini ve yapılması tasarlanan anayasa değişikliklerini eleştiriyor.

Ak Parti cenahında ise, bir yandan tepkiler - serzenişler dile getiriliyor, diğer yandan da Anayasa değişikliği üzerinde çalışılıyor. Herhalde bir yandan da savunmanın hazırlandığı düşünülebilir.

Aslında, normalde yapılacak olan birincisidir. Yani yargının bağımsız ve tarafsız karar vereceğine güveneceksiniz, dolayısıyla size yönelen suç iddiasını çürütmeye çalışacaksınız.

Bir hukuk veya ceza davasında yapılacak olan budur. Ama bir siyasi davada aynı şey geçerli midir? Mesela, hakkınızda açılan kapatma davasının, aslında bir yerlerde verilmiş siyasi tasfiye projesinin parçası olduğundan büyük kuşku duyuyorsanız, sizi yargılayacak mahkemedeki yargıç dağılımına yönelik tahliller bu kuşkuyu besleyecek nitelikte ise aynı söylemi dile getirmek ne demek olur?

Bu daha peşinen, hakkınızda verilecek olumsuz bir kararı baştan "Adil yargılamanın ürünü" olarak kabul etmek anlamına gelmez mi? Böyle bir söylemi rahmetli Menderes'in seslendirdiğini düşünün. İpi boynuna kendisi geçirecek ve bunu "Yaşasın Adalet!" diye selamlayacak? Bu mudur? Yassıada mahkemelerinin yaptığı adalet adalet midir?

Refah Partisi, kapatma davasında başlangıçta böyle bir söylemden yola çıktı. Sonunda kapatıldı. "Yaşasın adalet!" mi demeliydi? Yoksa içinde, haksız yere mahkum edilmişlik duygusu mu olmalı? Ak Parti, Savcı'nın iddianamesine onay verecek bir Anayasa mahkemesi kararının "Adil" olduğuna inanacak mıdır?

Tabii ki, Anayasa Mahkemesi hakkında peşinen bir "taraflı karar verebilir" suçlamasında bulunulamaz. Ama Türkiye'de işlerin oralara kadar sürüklendiğinin de bir gerçek olduğu görmezden gelinebilir mi?

Demokrat kişiliğinden kuşku duymadığım sayın Sami Selçuk'un "Kişiler önemli değil, yasalar önemli" yaklaşımı çok tartışmaya açık değil mi? Türkiye'de, kişilerle bağlantılı bir siyasallaşmış yargı gerçeği nasıl gözardı edilebilir?

Sonuçta malum iddianameye giren belge(?)ler, bir yorumla "Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmak"la suçlanıyor. O yorum, nötr bir duruşun ürünü müdür yoksa en azından Ak Parti karşıtı bir ideolojik bakışın ürünü mü? Türkiye'de laikliğin kapsamı bu kadar tartışmalı iken yargıçlar nasıl nötr bir tercih güvenine mazhar olabilirler?

Sayın Yalçınkaya'nın ikinci sıradan Başsavcı seçilmesi bile bir Sezer tercihini yansıtmıyor mu? O tercih nötr müdür? Anayasa Mahkemesi üyelerinin Sezer tarafından seçilmiş olması nötr bir kişilik tercihi midir? Belki de tüm bu kuşkular yanlıştır.

Ama maalesef bu kuşkular doğmuştur. Hatta şu anda, Ak Parti'nin kapatılacağı ümidiyle etekleri zil çalan tüm kesimler, bir yerde Anayasa Mahkemesi'nin üye yapısına ümit bağlamış bulunmaktadırlar.

Şu anda, Başsavcı Yalçınkaya'ya en sıcak desteğin CHP liderliğince veriliyor olması, sadece yargı tarafsızlığını koruma niyetine bağlanabilir mi? İşte size ilginç bir tespit: Siz de içinize baktığınızda, bu davada yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını ortaya koyacak tek sonucun, Ak Parti'nin aklanması olduğunu düşünmüyor musunuz? Bu beklenti neye dayanıyor?

Yüksek yargının Ak parti karşısında bir operasyonun içine sürüklenebileceği kuşkusuna dayanıyor. Hadise maalesef bu noktaya gelmiş durumda.

Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, bugünden sonra Türkiye'nin en çok konuşulan konularından birisi haline gelecektir.

Belki sırf o yüzden, yargının, siyasi alanda hüküm verme rolünü en aza indirgemek ihtiyacı vardır. Bence Ak Parti, karşı karşıya bırakıldığı tıkanmaya halkla paylaşmayı sürdürmelidir. Evet, kışkırtma olmamalı, hakaret olmamalı, ama yüzde 47'nin hukukunu savunmaktan da geri kalmamalıdır.

Evet, bu bir demokrasi savunmasıdır. Tayyip Erdoğan artık kendisi değil, yüzde 47'dir. Ankara koridorlarında bu yüzde 47'lik iradeyi boğdurmamak da liderlik görevidir.

Demirel'in gerek 12 Mart, gerek 12 Eylül sonrasında karşı karşıya kaldığı siyaset kapanını kırmak için, nasıl kitlelerle buluştuğunu ve ortamı, o kapanı kuranlara dar ettiğini hatırlıyorum.

Bence iş mahkeme safahatına geldiğinde de, yüzde 47'nin hukukunu savunmak esas olmalıdır.


21.Mart.2008 09:12:08
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 09 AB İLE YANLIŞ DANS
Mayıs 07 AKP NEYE HAKİM?
Nisan 29 ÜZMEZ KİMİ BAĞLAR?
Nisan 23 CHP DEMOKRAT OLABİLİR Mİ?
Nisan 18 ABUKLUKLAR SÜRECİ
Nisan 12 İKİ KİŞİNİN ÖZEL SINAVI
Nisan 11 ÜÇ GENERALE ÇAĞRI
Nisan 10 BARROSO’YU DA KAPATALIM!
Nisan 08 ORDU NE DÜŞÜNÜYOR?
Nisan 05 BİZ BUNU NEDEN YAPTIK?
Nisan 04 MUHAFAZAKÂR KİTLELER DÖVÜLÜNCE...
Nisan 03 İDDİANAME VE SAVUNMA
Mart 26 AYM NASIL KURTULUR?
Mart 25 ERGENEKON'UN DERİNLİĞİ
Mart 22 “....MİLLET TEFERRUATTIR”
Mart 21 SAVUNMA STRATEJİSİ
Mart 20 VAZİYET-İ UMUMİYE DEYİNCE...
Mart 13 SENARYO MU ÇÖZÜM ARAYIŞI MI?
Mart 11 DEMİREL STANDARDI
Mart 08 OLMAZLARI KONUŞMAK...
Mart 07 SARIKAMIŞ'TAN KIBRIS'TAN BUGÜNE...
Mart 06 DANIŞTAY KARARINDA BİR BAŞKA BOYUT
Mart 05 ASKERİ BOYUTTAN DAHA ZOR OLAN...
Mart 01 26'NCISI OLACAK MI?
Şubat 29 DİN FAKTÖRÜ
Şubat 28 ÖCALAN SÜRECİ
Şubat 27 KEŞKE, KEŞKE, AMA...
Şubat 26 DTP-PKK KÖRLÜĞÜ
Şubat 23 OPERASYON REHAVETİ VE TEHLİKE
Şubat 22 MECLİS'E YOKLUK MÜHRÜ MÜ?
Şubat 21 BU YASAK SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ?
Şubat 20 AK PARTİ'YE MESAFELİ DURUNCA...
Şubat 19 GERİLİM KİMİN İŞİNE YARAR?
Şubat 16 ASLA VE KAT'A!
Şubat 15 DEMİREL- CİNDORUK: ARAFTAKİLER
Şubat 12 CHP ARTI...
Şubat 09 FATMA NİNE'NİN SAÇININ TELİ
Şubat 08 'YASAK’TAN BAŞKA BİR SÖZ
Şubat 07 MİLLET LAİKLİK YORUMU YAPABİLİR Mİ?
Şubat 06 OSMAN ŞİRİN'İ VE BAYKAL'I DİNLERKEN...
Şubat 02 LAİK ŞEYHÜLİSLAMLAR
Şubat 01 GÜLÜNÇLÜĞÜ SORGULARKEN...
Ocak 31 REKTÖRLER VAK’ASI
Ocak 30 ATATÜRK'Ü KORUMAK!
Ocak 29 YA BU ÇETEYE NE DERSİNİZ?
Ocak 26 HANGİ "DERİN"LİKLE BOĞUŞUYORUZ?
Ocak 25 DERİN DEVLET BU MU?
Ocak 24 MHP VE BAŞÖRTÜSÜ
Ocak 22 ASKER VE BAŞÖRTÜSÜ
Ocak 19 HANGİ SEMBOLE KARŞISINIZ?
Ocak 18 ÇOK AYIP ALİ KIRCA!
Ocak 17 ÇARPITMA VE KIŞKIRTMA
Ocak 16 SİYASİ SİMGE VEYA DEĞİL
Ocak 12 SİYASİ ÇÖZÜM NE?
Ocak 11 ALEVİ SORUNUNU KİM ÇÖZECEK?
Ocak 10 BİR TEKLİF
Ocak 08 KAOSUN GÖBEĞİNDE DTP
Ocak 05 AMERİKA İLE EŞİT İLİŞKİ
Ocak 04 EN AZ 10 YIL DAHA MI?
Ocak 03 FAZIL SAY'IN MİLİTAN ÜSLUBU
Ocak 01 HELE ŞÜKÜR!
Aralık 29 TÜRKİYE’DEN PAKİSTAN’A BAKARKEN...
Aralık 28 KUNDAKLANAN ARAÇLAR KİMİN?
Aralık 27 O ZİHNİYETLE OLMAZDI
Aralık 26 KAÇ KİŞİ ÖLMELİYDİ?
Aralık 25 KİM SÖYLEMİŞ BUNLARI?
Aralık 22 YİĞİDİ ÖLDÜR, HAKKINI YEME
Aralık 18 DTP MESAJI ALDI MI?
Aralık 14 CHP’Yİ ELE GEÇİRECEKLER!
Aralık 12 TAM ZAMANI DİYORUM, ÇÜNKÜ...
Aralık 11 HEPİMİZ ÖKSÜZÜZ
Aralık 07 DEMİREL BİLE GEÇSE
Aralık 06 İFLAH OLMAZ BİR YOL
Aralık 05 BAŞÖRTÜSÜ: ANKETİN DOĞRU YORUMU
Aralık 04 AH BU JURNALLER
Kasım 30 İÇKİSİZ OLMAZ ABİ
Kasım 28 ŞİDDET VE KALP GÖZÜ
Kasım 27 ASKERİ YAKLAŞIM TEKLİYOR
Kasım 23 ZAMANLAMA
Kasım 22 'TEK'LERİN İRDELENMESİ...
Kasım 20 MUŞ-DİYARBAKIR HATTINDA İKİ GÜN
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Böyle memur görülmedi!
Erdoğan seçilir, Gül Kalır
Tesettüre girmedim ama...
Bu kadarına da pes artık!
İşte T.Ö'nün yeni kanalının adı !
367'nin mucidine inanılması zor ödül!
Başbakan Hakan'a nasıl takıldı?
Paksüt neden telaşlandı ?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
PAKSÜT OLAYININ ÖNEMLİ AYRINTILARI
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, gündeme bomba gibi düştü.
Mehmet Altan
KRİPTO ŞİFRELERİ
Kripto, Fransızca bir kelime...
Şamil Tayyar
YSK BAŞKANI AÇIKLADI
Önceki gün AK Parti hakkındaki kapatma davasına bağlı olarak oluşacak siyasi senaryoları yazmıştım.
Tamer Korkmaz
DEVRİMCİ GENÇLERE BOMBA ATTIRANLAR
Deniz Gezmiş idamı hak edecek bir suç işlememiş olabilir ama Gezmiş bir milli kahraman da değildir.