EN SON HABER: (17:49) İçki masasında bayrağa hakaret...     EURO: 1,9390 - 1,9410    DOLAR: 1,2540 - 1,2550
 

İDDİANAME DEMOKRASİMİZİN 11 EYLÜL`Ü OLABİLİR Mİ?



AK parti ve yöneticlerine karsi acilan dava demokrasi kosumuzdaki en önemli mihenk taslarindan bir tanesi olacak.

Savcinin cok elestirilen iddianamesi ile baslamasi muhtemel görülen bu dava neticesinde AK partinin kapatilip, basbakan Erdogan`in yasaklanmasi veya beraat etmesi bu anlamda neticeyi degistirmeyecek. Sivil demokratik gücler demokrasi ve gercek hukuk devletinden yana tavir alip bu davayi Türkiye adina cok daha güzel isler yapabilmek icin bir motvasyon unsuru olarak kulanabilirler.
Yaklasik her on yilda bir farkli müdahalelerle inkitaya ugrayan demokrasimiz ve onun corak tarlasinda eskin veremeyen partilerimiz; bu ülke adina cogu zaman demokratik cözümler üretemeyen, siyasi bir gelenek sergileyemeyen, entellektüel birikimlerini gelecek nesillere yansitamayan kurumlar olarak bürokratik siyasetin karanlik gölgesinde ”güdük” kalmaktadirlar. Halbuki avrupa`da vakiflar ve düsünce kuruluslari kuran partiler siyasi mekanizma icinde alternatifli siyaset üretebilen, bilim dünyasi ile ic ice ve hepsinden önemlisi cok cidi tecrübe ve birikimlere sahip güclü aktörlerdir. Siyasetin kisiliksizlestirilme projesi; bize has yöntemlerle partilerin kurumsallamasini engelleyerek, her defasinda cözüme yönelik demokrasi disi adresler vermesi kabul edilebilir bir tavir degildir.
Nereden bakilirsa bakilsin kamuoyu nezdinde icinde farkli hesaplari barindirdigina inanilan, Kültür bakani Ertugrul Günay’in iddiasi ile belki de bassavcinin dava acmak zorunda kaldigi bir hukuk zorlamasi, Anayasa mahkemesinden hangi neticeyi alirsa alsin kesinlikle cözümün bir parcasi olmayacak. Anayasa Mahkemesi’nin verecegi her karar süphesiz bu ülkenin siyasi gelecegi icin tarihi önem tasiyan olaylardan bir tanesi olacak. Lakin AK parti bu davadan beraat etse bile türk demokrasisi gercek manada ayaklari yere basan batili bir sosyal demokrat partiye kavusmadan, Kürt sorununu paramiliter bir yapilanmadan kurtarip sorunun degilde cözümün bir parcasi olmayi niyet eden bir parti ile temsil etmeden bu tür badirelerden tam anlami ile hic bir zaman kurtulamyacak. Demokrasileri güclü kilan istikrarli iktidarlar kadar alternatif durus sergileyebilen muhalefet partileidir.
Yakin cevreme üniversitelerde basörtüsüne serbestlik geriten yasayi AK Parti adina bir turnusol kagidi testi mahiyetinde gördügümü söylemistim. Bu degisiklige sistem icindeki ”laikciler” ses cikartmazlarsa AK Parti ile artik uzlasilmis görüntüsü vereceklerini ifade etmistim. Erdogan’in icraatlarini kesinlikle tasvip etmeyen bu kesim uzlasma yerine catismayi secerek testilerden bir tanesini kirmayi tercih etti. Bu sürec neticesinde AK Parti testisi hukuk metodlari ile kirlsa bile ”muhafazakar demokrat” cizgide kurulacak yeni bir olusum Türkiye’nin yakin geleceginde tekrar söz sahibi olacagini söylemek icin kahin olmamiz gerekmiyor. Bu noktada sorulmasi gereken soru ise sürekli sistem disina itlemye calisilan ”muhafazakar, dindar demokratlar” ile ”laikci” kasim arasindaki bu kisir döngüye dur diyebilecek shirli formül’ün ne oldugdur.
Tüm verileri alt alta topladiktan sonra bassavcinin AK partiyi kapatarak, önemli siyasilerini yasaklamayi hedefleyen iddianamesini demokrasimizin 11 eylül’ü olarak nitelendirebiliriz. Paradigmalari degistirecek, demokrasimizin ve hukuk devleti anlayisimizin yeniden yapilnmasini saglayabilecek devrim niteliginde bir kirilma noktasi bu. Bugüne kadar bürokratik elitlerin ince eleklerinden gecmek sureti ile kurumsal ve siyasi yapilanmalarini tamamlayamaiklarini iddia eden sivil irade bu iddianame veya davayi bir mihenk tasi kabul edip, uzun yillar saglam zeminlerde siyaset üretebilecek bir alt yapinin olusmasi icin el ele vererek bir ”demokrasi platformu” olusturabilir. Bahsettigim calisma ortami AK partiyi kurtarma operasyonu gibi kücük ve nihayi bir hedeften cok öte, gelecek kusaklara siyaset tecrübesi adina kapatma davalari ve darbeler haricinde bir seyler aktarmayi hedefleyen demokrasi adina gelecek vizyonu olan bir calisma platformudur. Türk siyasi hayatini evrensel degerler cercevesinde sekillendirecek bu siyasi kültürün alicisi bir kusak hali hazirda mecuttur.
Türk demokrasisi kurumsallasmasini ”kurtarici liderler” pecesinde örgüledikce ve kurtulus recetelerini sahislarda aradikca kapatma davalari ve (basta siyasi suikastler olmak üzere) benzer girisimler güc oyunu ilkesi geregince her zaman karsimiza cikacaktir. Bassavcinin Cumhurbaskani Gül’e dava acma yetkisi olmamasina ragmen adini iddianmede zikretmesi süphesiz bir rastlanti degildir. Liderler etrafinda konuslandirilan türk demokrasi gelenegi tüm partilerin oldugu gibi AK partinin de en yumusak karnidir. Erdoganin yasaklanmasi ihtimaline binaen yeni kurulacak partinin basina gecerek kitleleri pesinden sürükleme kapasitesine sahip görünen tek isim Abdullah Gül dür. Erdogan’in yasaklanmasi neticesinde Gül’ün Cankaya’dan inerek yeni kurulacak partinin basina gectigini ve %55 oy alarak anayasayi degistirip Erdogan’a af getirip onu Cumhurbaskanligina tasidigini düsünelim. Bu ihtimal dahili senaryoyu görenler Cumhurbaskani’ni yargilama yetkisine sahip olmadiklarini bile bile ”sakin haaa, denemeye bile kalkma sonun Erdogan gibi olur” ihtarini vermek istemis olabilirler mi?
Kapatma davasi icin demokrasimizin 11 Eylül’ü olabilir mi? derken savcinin iddianamesini ne kadar da ciddiye aldigimi göstermek istemistim. Üc hafta önce rejim tehlikesi yoktur diyen bir hukuk adami AK parti’nin üc hamle sonrasinda neler yapabilecegini görecek stratejide bir metni kaleme almasi cok hafife aliniyor. Unutmayin bu ülkede demokrasiye müdehale eden sivil irade haricindeki ’zinde gücler’, demokrasi kulvarinda yol almaya calisan taze partilerden cok daha kurumsalasmis bir tecrübeye sahipler.


21.Mart.2008 10:58:45
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 09 MEDVEDEV GELDİ, PUTİN GİTMEDİ
Nisan 11 TÜRK SOLU VE TARAF
Mart 31 ARNAVUTLUK TÜRK ÜNİVERSİTESİ EPOKA İLE DÜNYAYA AÇILACAK
Mart 21 İDDİANAME DEMOKRASİMİZİN 11 EYLÜL`Ü OLABİLİR Mİ?
Şubat 08 TÜRK VE ALMAN MEDYASI LUDWIGSHAFEN’DE NELERİ YAKTI?
Aralık 18 AB’NİN YENİ YOL HARİTASI: LİZBON ANLAŞMASI
 



Star Haber'in tesettür rahatsızlığı!-İZLE
Erdoğan seçilir, Gül Kalır
Paksüt neden telaşlandı ?
Böyle memur görülmedi!
367'nin mucidine inanılması zor ödül!
Tesettüre girmedim ama...
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
İşte Aydın Doğan'ın asıl korkusu
Bu kadarına da pes artık!
Başbakan Hakan'a nasıl takıldı?
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
PAKSÜT OLAYININ ÖNEMLİ AYRINTILARI
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, gündeme bomba gibi düştü.
Mehmet Altan
KRİPTO ŞİFRELERİ
Kripto, Fransızca bir kelime...
Şamil Tayyar
YSK BAŞKANI AÇIKLADI
Önceki gün AK Parti hakkındaki kapatma davasına bağlı olarak oluşacak siyasi senaryoları yazmıştım.
Tamer Korkmaz
DEVRİMCİ GENÇLERE BOMBA ATTIRANLAR
Deniz Gezmiş idamı hak edecek bir suç işlememiş olabilir ama Gezmiş bir milli kahraman da değildir.