EN SON HABER: (08:23) Kraliçe Türkiye'ye niçin geldi...     EURO: 1,9100 - 1,9110    DOLAR: 1,2290 - 1,2300
 

ERGENEKON’LU, DARBELİ, AKP’Lİ NOTLAR



Başbakan Erdoğan, boynunu giyotine uzatacak mı?..


Boynunu giyotine uzatacak mı Başbakan Erdoğan’la AKP?.. Soru bu.
Erdoğan, “Boynum kıldan incedir” diyerek Anayasa Mahkemesi’nin kararını bekleyecek mi?
Ne dersiniz?
Ben pek ihtimal vermiyorum.
Tayyip Erdoğan’ın anayasa değişikliğiyle, halkoylamasıyla demokratik mücadele yolunu seçeceğine ilişkin işaretler şimdilik ağır basıyor.
Böyle yaparsa yanlış mı olur?
Sanmıyorum.
Baştan beri aynı kanıdayım. Gündemde hukuk değil, hukuk darbesi ya da yargısal darbe var. Demokratik hukuk devletini hiçe sayan bir gelişme söz konusu.
Buna karşı direnmek, ‘demokrasi yolu’nu seçmektir. Darbeyle demokrasi, darbeyle hukuk bir arada olamaz.
Türkiye darbelere, askeri ya da hukuki darbelere direnmedi.
Darbecilerden hesap sormadı.
Bu hesaplar sorulabilse ve bu hesaplar bugüne kadar kapatılabilseydi, şimdi hala bir Danıştay Başsavcısı çıkıp darbeleri ve darbelerin idamlarını savunamazdı.
Eski siyaset ve eski siyasetçiler, Türkiye’de bürokrasinin rejime ilişkin ‘asker-sivil hegemonyası’nı, eski deyişle tahakkümünü kabullendiler. Oyunun kurallarını demokrasiye uygun hale getiremediler. Bu konuda ipe un serdiler.
Ve eskiler, bu uysallığın, bu boyun eğişin Türkiye’yi zaman içinde kendiliğinden gerçek demokrasiye geçireceğini sandılar.
Olmadı, aldandılar.
Böyle sürecek mi oyun?
Halkın oyuyla sandıktan çıkan seçilmiş iktidarlar, son tahlilde, asker-sivil bürokrasiye tabi olmaya devam mı edecekler?
Seçilmiş hükümetler, demokrasiyle ilgili bazı temel konular gündeme geldiğinde, acaba devlet karşısında el pençe divan durmayı sürdürecekler mi? Yoksa gerçek demokrasi oyunu gelip nihayet bizim kapımızı da çalacak mı?
Sorunun özü budur.
Ve bu öz demokrasiyle ilgilidir.
Gerçek hukuk devletiyle ilgilidir.
Bu özü kavramadan olup bitenlere akıl erdirmek olanaksızdır.
Bu özü kavramadan rejime dıştan müdahaleleri şikayet konusu yapmak işe yaramaz. Bu özü doğru dürüst kavramadan yapılan hukuka saygı çağrıları havada kalmaya mahkumdur.
Yaşananların demokratik özü kavranamazsa, demokrasiyi günahları kadar sevmeyen, küreselleşmeye kafadan karşı olan, Türkiye’yi AB’den uzaklaştırmak, dünyadan tecrit etmek ve içine kapatmak için can atan ‘ulusalcı tuzaklar’a kolayca düşülür.
Denge derken, hukuka saygı derken, itidal derken, şu günlerde sureti haktan görünerek demokratlık taslayan bir takım ‘takiyyeci demokratlar’ın (eskinin ‘kriptoları’ ya da cuntacılarının) avanak avlama tezgâhına gelinir.
Evet, tansiyonu düşürmek lazım.
Evet, gerilimden kaçınmak lazım.
Evet, yumuşama lazım.
Evet, sağduyuyla soğukkanlılık.
Eski deyişle itidal...
“Yoksa adım adım rejim krizine doğru yol alıyoruz” uyarıları...
Gerçek payı var hepsinde.
Ama önce ‘resmin bütünü‘nü gözden kaçırmayalım. Bugün ‘rejim krizi’nden söz edenler, daha dün yaşananları gözardı ederlerse, bir şeyler hep eksik kalır.
Askerin doruklarındaki 2003-2004 darbe tertiplerini, bu çerçevedeki bazı asker-sivil organize işleri, bazı Ergenekoncu dalgaları, Çankaya Savaşları’nı, Cumhuriyet mitinglerinin arkasındaki organize çekirdeği ya da 367‘yi, 27 Nisan Muhtırası’nı yerli yerine oturtmadan, bir rejim kriziyle ilgili olarak yapılan iyi niyetli uyarılar havada kalır.
Çünkü AKP’yi kapatma davası, kuşkunuz olmasın, hiç de öyle kısa olmayan bir zincirin halkasıdır; 2002 sonundaki seçimlerden beri yaşanan demokrasi karşıtı olaylar zincirinin bir halkası...
Son halka işte bu davadır.
Ya da son ‘kazık’tır.
Rejim krizine asıl imzayı atanlar, dünkü yazımda da belirttiğim gibi, işleri AKP’yi kapatma noktasına getirenlerdir, yani bugün yargısal darbe içinde olanlardır.
Yazın bir kenara:
Rejim, atılan bu kazığı çıkarmadan demokrasi adına layık olamaz. Bu kazık çıkmadan, Türkiye’de rejimin demokratikleşmesi, olağanlaşması, Türkiye’nin gerçek bir siyasal istikrara kavuşması imkansızdır.
Bu kazık nasıl çıkar?
Bunun için iktidarla muhalefet elele verebilir mi? Erdoğan’la Baykal uzlaşabilir mi? Keşke...
İktidarla muhalefet keşke bir anayasa değişikliğinde anlaşarak, Türkiye’yi siyasi partiler mezarlığı olmaktan kurtarsalar...
Evet keşke!
Siyaset sahnesinde bugün böyle bir ‘demokrasi mucizesi’nin gerçekleşeceğini ummak, olmayacak duaya amin demek gibidir; keşke yanılsam.
O zaman kazık nasıl çıkacak?..
Yarın dördüncü yazıyla devam.


27.Mart.2008 08:59:52
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 13 YOLUN SONU GELSİN İSTİYORSAK, KAPSAMLI STRATEJİ ŞART!
Mayıs 09 BEN O RÜYADAN UYANDIM, YOKSA SİZ HÂLÂ UYUYOR MUSUNUZ?..
Mayıs 07 GERÇEKLERİ MAKASLAMAK, HALININ ALTINA SÜPÜRMEK!
Mayıs 03 ERDOĞAN, YOL HARİTASINI NİYE BİR TÜRLÜ ÇİZEMİYOR?
Mayıs 01 1 MAYIS’A ŞİDDET VE KAN BULAŞMASIN!
Nisan 30 HEDEF ÖNCE BAŞI, SONRA GÖVDEYİ Mİ TESLİM ALMAK?
Nisan 24 AKP KAPATILIRSA, YENİ HÜKÜMET NASIL KURULUR?
Nisan 20 ÖZAL VE SİYASİ İKTİDAR
Nisan 19 SÖYLEYİN, NE ZAMAN SES VERECEK BU ÜLKE?
Nisan 18 301 YAZISI YAZMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI...
Nisan 17 MAPUSLAR SARAYI’NDA DARBE TERTİPLERİ...
Nisan 12 367 VAKASI:
Nisan 09 ASKERLE DEMOKRASİ SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?..
Nisan 04 DEMOKRASİ SORUNU ÇÖZÜLMEDEN, AŞ VE İŞ SORUNU DA ÇÖZÜLMEZ!
Nisan 03 BRİÇ KULÜBÜNDE PİŞPİRİK OYNANMAZ!
Nisan 02 TAYYİP ERDOĞAN’I NASIL BİR GÜNDEM BEKLİYOR?..
Nisan 01 ‘YARGISAL DARBE’ SÜRECİ MAALESEF BAŞLADI
Mart 28 AKP’DEN DEĞİL, DEMOKRASİDEN YANA OLMAK!
Mart 27 ERGENEKON’LU, DARBELİ, AKP’Lİ NOTLAR
Mart 25 DARBECİLİKTEN,CUNTACILIKTAN DEMOKRASİ KAHRAMANLIĞINA...
Mart 21 WASHİNGTON’DA TÜRKİYE ÖNEMSENİYOR, ÇÜNKÜ...
Mart 20 ASKERİ VE HUKUKİ DARBELER ÇÖZÜM DEĞİL
Mart 18 HUKUK DİYE DİYE HUKUK VE DEMOKRASİ KATLEDİLDİ !
Mart 11 DEMOKRASİ NE ZAMAN ‘ORTAK PLATFORM’ OLARAK BENİMSENECEK?
Mart 05 PKK ELEŞTİRİSİ YOK GİBİ!
Ocak 27 BAKALIM,BAŞBAKAN ERDOĞAN BİR İSTİSNA OLABİLECEK Mİ?
Ocak 24 SONUNA KADAR GİDİLECEK Mİ?
Ocak 12 ERDOĞAN'IN KOYDUĞU HEDEFLER İYİ AMA...
Ocak 06 BARIŞA BİR ŞANS VERMEK,BÜTÜN SÖYLEDİĞİMİZ BU!
Ocak 04 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR- 4
Ocak 02 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR
Aralık 28 'OPERASYON'UN ARKASI GELECEK Mİ?
Aralık 16 TÜRBAN YA DA DİN KORKUSU
Aralık 15 FIRSAT KAÇMASIN, YAZIK OLUR!
Aralık 05 KATLİAMIN ÜSTÜ MÜ ÖRTÜLMEK İSTENİYOR?
Kasım 28 İKİ TOKAT!
Kasım 23 NEDEN OLMASIN?
Kasım 22 PKK'YI İZOLE SÜRECİ İYİ İŞLİYOR!
Kasım 20 ŞİDDETE KARŞI AKILLA, SABIRLA MÜCADELE!
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Rektörlerin aylık geliri devlet sırrı gibi
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Sigara yasağı için son 48 saat
Ergenekon davası Silivri'de görülecek
Tıp fakültelerinde kontenjan bayramı
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Kraliçe Türkiye'ye niçin geldi?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
Yakın zamanda iki monarkı ağırladık.
Engin Ardıç
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Kendi militanlarının okuduğu marjinal birtakım parti yayın organlarını izlemediğim için farkında değildim...
Fehmi Koru
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Kapatma davası politikayla yakından ilgilenen herkesi kaygılandırdı da, bazıları daha fazla kaygılı.