|
GAZETECİLİĞİ Mİ UNUTTULAR? 
Ergenekon Terör Örgütü’ne yönelik İstanbul Cumhuriyet Savcılılığı’nın başlatmış olduğu soruşturma devam ediyor.
Şu ana kadar soruşturma kapsamında yüze yakın şüpheli gözaltına alındı. Bunlardan 43’ü çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gazeteci İlhan Selçuk ve İstanbul Üniversitesi eski Rektörü Kemal Alemdaroğlu da tutuksuz yargılanmak üzere şartlı serbest bırakıldı.
Bir soruşturmada olması gereken ne ise, aynen uygulanıyor.
Benim burada üzerinde duracağım nokta soruşturma devam ederken özellikle adı Büyük! Gazetelerin ve alt grup gazetelerin takındığı inanılmaz sağır sultan tavrı.
Soruşturmada Ergenekon Terör Örgütü’nün planları, hedefleri, gerçekten dehşet verici boyutlarda. Bu iddiaları her gün gazetelerde okuyoruz. İddialar, tutuklanan zanlıların ev, işyeri ve ofislerindeki belgeler, krokiler bu oluşumun planladığı karanlık hesaplar, gerçekten tüyler ürpertiyor.
Ama ne gariptir ki bu iddiaları sadece birkaç gazete veriyor. Aslında soruşturmada gizlilik kararı var. Televizyon haberlerinde genel olarak bu gizliliğe riayet ediliyor. Ancak gazetelere çok fazla ağır cezalar verilmediği için bu yasağı pek fazla uymuyorlar. Bu sebeple cezaları göze alan gazeteler, soruşturmadan sızan bilgileri okuyucularına aktarıyor.
Şimdi işin garipliği, Hrant Dink Cinayeti’nde, Malatya’daki Yayınevi katliamında ve daha birçok olayda, gazetecilik yapan, belge üstüne belge ifade üzerine ifade yayınlayan, yayın yasağı dinlemeyen büyük! gazetelerimiz ve onların küçük kardeşleri, Ergenekon Terör Örgütü operasyonunda ‘‘sus pus’’ olmuş durumda.
Ve soruşturmadaki gelişmeleri aktaran gazetelere de düşmanca bir tavır içerisine girmiş durumdalar. Televizyonlardaki programlarda gazetelerindeki manşetlerde ‘‘emniyeten ve savcılıktan, ‘şucu, bucu’ gazetelere ısrarla bilgi servis edildiğini ’’ iddia ediyorlar.
Burdan sormak istiyorum. Her platformda en iyi gazeteciliği kendilerinin yaptığını savunan ve kendi grubu dışındaki meslektaşlarını daima küçük gören büyük gazetecilere ne oldu? Daha üç dört ay öncesine kadar Ergenekon Terör Örgütü Operasyonun ilk dalgasında bütün gelişmeleri adım adım veren büyük gazetelerimiz gerçekten haber alamaz, toparlayamaz duruma mı düştü?
Hrant Dink Cinayeti’nde, Zirve Yayınevi katliamında ve daha nice olayda hep birkaç adım önde giden gazetelerimiz o zaman bu belgeleri, bu ifadeleri nereden alıyorlardı. Kaynak yine polis yine adliyeler yine avukatlar değil miydi? Peki ne oldu? 6 ay içerinde emniyetteki, adliyedeki bütün kadrolar değişti mi, yoksa topyekün bir değişime mi uğradılar ki, bu gazetelerimiz şimdi haber alamıyor?
Haberciliği, gazeteciliği mi unuttular? Yoksa büyük patronlar, yazı işlerine muhabirlerinin getirdikleri haberleri ‘‘Bu işin ucu nereye gider bilmiyoruz aman görmezlikten gelin’’ mi? dedi.
Yok yok bunlar gerçekten gazeteciliği unuttular.
27.Mart.2008 11:37:49 |
|
|