EN SON HABER: (08:23) Kraliçe Türkiye'ye niçin geldi...     EURO: 1,9100 - 1,9110    DOLAR: 1,2290 - 1,2300
 

KİMLER İSTERSE GERİLİM BİR GÜNDE DÜŞER?



Yedi sivil toplum kuruluşunun sağduyu çağrısı, ortak aklın devreye girmesi ve tansiyonun düşürülmesi adına çok önemli bir adımdır.

28 Şubat sürecinde bu yedi kuruluştan dördü, o dönemde "mahşerin beş atlısı" olarak askerî vesayetin zeminini hazırlıyor ve demokrasiyi yaralayan bıçağı tutuyordu. Nereden nereye gelmişiz, sevinmeliyiz.

Benzer şekilde TÜSİAD'ın çıkışıyla, büyük sermayenin -biraz utangaç da olsa- demokratik güçlerden yana tavır koymasını da önemsemeliyiz.

Ancak ne TÜSİAD'ın ne de yedi sivil toplum kuruluşunun sağduyu çağrısı, beklediğimiz olumlu tesiri yapabilir. Tansiyonun düşmesi, kutuplaşmanın azalarak hoşgörü ikliminin gelmesi için daha esaslı aktörlerin sağduyusuna ihtiyaç var. Bunların başında CHP, medya, askerî ve sivil bürokrasi gelmektedir. Toplumun içine girildiğinde, laik kesim olarak adlandırılan çevrelerin, medyanın yoğun etkisi altında kaldığını görmemek mümkün değil. Acımasız bir manipülasyon var. Vehimler kamçılanıyor, önyargılar derinleştiriliyor, kin ve düşmanlık aşılanıyor. CHP lideri Sayın Baykal'ın üslûbu ise adeta bir savaş üslûbudur. Ergenekon soruşturmasını göğüslemek için siyasî bütün kariyerini bitirmeyi göze alan Sayın Baykal'a, ben, "dinci medya" ifadesini hiç yakıştıramadım. Bu, bir kavga üslûbudur.

Bugün üç büyük medya patronu var. Maalesef üç patronun da medya yayın yönetmenleri, köşe yazarlarının çoğunluğu çatışmadan, gerilimden, toplumun büyük kesimini aşağılamaktan yana tavır koyan insanlar. Ben bütün samimiyetimle söylüyorum: Bu tür yayın yapan gazete ve televizyonlar sivil toplum kuruluşlarının sağduyusu çağrısına uysunlar ve kutuplaşma yerine, çatışma yerine hoşgörülü, birleştirici ve demokrasiden yana yayınlar yapsınlar, Türkiye'de tansiyon bir hafta içinde düşer. Mesela Sayın Aydın Doğan, kızının başında bulunduğu TÜSİAD'ın demokrasi davetine uysun, bu inancını sahip olduğu medya yöneticilerine aktarsın, bugün ülkeye en büyük hizmeti yapar. Yüreğindeki Anadolu insanının yumuşaklığını, civanmertliğini konuştursun, demokrasi yürüyüşümüzün kahramanlarından biri haline gelir. Konumu itibarıyla medyada, bürokraside, siyasette böyle elli adam çıksın "tek çare demokrasi, insan hakları, özgürlüklerin genişletilmesi ve hukukun üstünlüğü" desin, ardından da silahlı kuvvetler adına "darbeler devri bitmiştir, kimse askeri tahrik etmesin" diye açıklama yapılsın, bu ülke, içine yuvarlandığı kâbustan bir günde çıkar... Evet, hiç mübalâğa etmiyorum, bir günde çıkar. Vehimlerin neden olduğu paranoyalar, sanal korkular semalarımızdan uçup gider... Bugün bize kendini aşan insanlar lazım. Kendi ülkemize, kendi insanımıza kendimiz zulmediyoruz. Hamle yapan, potansiyel gücünü harekete geçiren, bölgesinin yükselen yıldızı haline gelen Türkiye'ye, en büyük kötülüğü onu yönetme kavgası verenler yapıyor. Bizi çelmelemek isteyenlere, bizi bölmek isteyenlere en büyük kozu bizim zaaflarımız veriyor.

Neden birileri, eşit statüde insanlar olduğumuzu kabul lenmemekte ve ayrıcalık istemekte ısrar ediyor? Neden birileri, kendilerini bu ülkenin asıl sahibi gibi görüyor, neden üstünlük iddiasında bulunuyor, neden gerçek bir demokratik sistem içinde "paylaşma"yı kabul etmiyorlar? Neden demokratikleşme; daha özgür, daha insanî, daha müreffeh bir yaşam tarzı vaat ettiği halde, darbe taşeronu çetelere karşı tarafsızlık kurnazlığına sapılıyor? Neden dünyaya entegre olmuş, uluslararası yarışta onurlu bir yürüyüşü başaracak Türkiye yerine, içine kapanan, otoriter ve baskıcı bir rejime, İttihatçı hayâllerine özlem duyuluyor? Neden? Neden?..

Şu gelip geçen dünyada güçlü olmak, hep güce yaslanmak çok mu önemli? Sıradan insanlar olmak, insanlardan bir insan olmak çok mu ağır bir yük?


28.Mart.2008 08:02:42
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 09 AK PARTİ NEYİ BEKLİYOR?
Mayıs 08 BİZİM BİR HAYÂLİMİZ VAR...
Mayıs 01 ERGENEKON, AMERİKA VE AK PARTİ...
Nisan 17 ERGENEKON'UN SONU ŞEMDİNLİ GİBİ OLMAYACAK...
Nisan 04 KUZU DA ARTIK KUZUYA BENZEMİYOR...
Nisan 03 SEYREDİLİRSE, AK PARTİ KAPATILACAK...
Mart 28 KİMLER İSTERSE GERİLİM BİR GÜNDE DÜŞER?
Mart 27 BU NASIL BİLGELİK?
Mart 20 BU İŞİN SONU NEREYE VARIR?
Mart 14 DEMİRELLER, KIVRIKOĞLULAR VE ÇÖLAŞANLAR...
Mart 13 FETHULLAH GÜLEN'E DOKUNAN YANIYOR MU?
Mart 07 ASKERİ KIŞKIRTANLAR BUGÜN ÖFKELİ
Şubat 22 AK PARTİ İLE YOLLAR AYRILDI MI?
Şubat 21 'ARA SIRA UĞRUYOR, SOHBET EDİYOR'MUŞUZ!..
Şubat 15 'LAİK KESİM'İ ANLAMAYA ÇALIŞMALIYIZ
Şubat 08 SIRA, ÇARŞAFLI ERKEK PROVOKASYONUNDA
Ocak 10 AMERİKA ANLADI, SİZ DE ANLAYIN...
Aralık 28 GAZA GELMEYİNCE NE OLDU?
Aralık 27 CİVANMERTLİK, YENİ BİR SÜRECİ BAŞLATTI
Aralık 21 BAYRAMLAR, UNUTULANLARA BAYRAM OLDU
Aralık 14 CUMHURBAŞKANININ OMUZLARINDAKİ ÂLİM...
Aralık 13 GÜLEN YAŞAR, ONLAR UNUTULUR...
Aralık 07 BAŞI AÇIKLARA BASKI OLACAK MI?
Aralık 06 TANKLAR DEĞİL, TIR'LAR GELSİN...
Kasım 23 KERPETENLİ ADAMLARI DİNLEMEYİN
Kasım 15 KUZEY IRAK'TAKİ TÜRK OKULLARI
Kasım 08 TUZAĞA DÜŞÜLMEDİ, MACERAYA GİRİLMEDİ
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Rektörlerin aylık geliri devlet sırrı gibi
Kraliçe Türkiye'ye niçin geldi?
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Sigara yasağı için son 48 saat
Tıp fakültelerinde kontenjan bayramı
Ergenekon davası Silivri'de görülecek
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
Yakın zamanda iki monarkı ağırladık.
Engin Ardıç
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Kendi militanlarının okuduğu marjinal birtakım parti yayın organlarını izlemediğim için farkında değildim...
Fehmi Koru
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Kapatma davası politikayla yakından ilgilenen herkesi kaygılandırdı da, bazıları daha fazla kaygılı.