EN SON HABER: (01:03) Dinlenme korkusu sınır tanımıy...     EURO: 2,0980 - 2,1000    DOLAR: 1,6770 - 1,6790
 

CUMHURİYET GAZETESİ VE UTANMA...

Mehmet Altan

Perşembe gecesi gazeteleri karıştırırken Cumhuriyet’te adıma rastladım.

Hem de ‘AKP yanlısı dinci basın kapatma iddianamesinin geçersiz kalabileceğini iddia etti’ cümlesinin altındaki ‘Selçuk’a saldırılar sürüyor’ başlıklı imzasız haberde...


Çarşamba günkü yazımı içeren benimle ilgili bölüm şöyleydi: ‘Cumhuriyet gazetesine atılan bombaların araştırılması ve soruşturmanın genişletilmesi amacıyla, gazetemiz avukatlarının 1 Mart 2007 tarihinde Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ne dilekçeyle başvurmasına karşın Star yazarı Mehmet Altan, gazetemizin ‘kendisine atılan bombalarla ilgili gerçekleri, yeterince haber yapmadığını’ ileri sürdü.’

***

Cumhuriyet Gazetesi’ne atılan bombaların ordu malı olduğu ta Haziran 2006 yılında belli olmuş ve diğer gazetelerde yer alan bu haberler Cumhuriyet Gazetesi’nde tek satır bile kendine yer bulamamıştı..

Ben de 5 haziran 2006 yılında, o zaman çalıştığım Sabah Gazetesi’nde, Ak Parti’yi de eleştirerek ‘Cumhuriyet gazetesinin görmediği haber’ başlıklı bir yazı yazmıştım... Cumhuriyet’in pişkince saldırdığı önceki günkü yazım, iki yıl önceki o yazıma dayanıyordu. Ve o yazı aynen şöyleydi:

‘Çankaya seçimleri arifesinde Türkiye’yi müthiş bir kaosun ortasında bırakmak isteyen provokasyonlar zincirinin ilk halkasını Cumhuriyet Gazetesi’ne üst üste atılan bombalar oluşturdu. Son bombalardan iki gün sonra da Danıştay’a kanlı bir saldırı gerçekleşti.

Sanki ‘düğmeye basılmış’ gibi bu provokasyonlar ertesinde ‘laik cumhuriyet elden gidiyor’ avazeleri altında bir tezgáh da harekete geçti. Ortalık toz duman oldu.

Bu saldırıların ve cinayetlerin faillerini bulmak ve hukuksal bir titizlikle cezalandırmak yerine muazzam bir psikolojik harp başladı.

Habercilik ve hukuk hiçe sayıldı. Gözü dönmüş bir fanatik militanlık ortalığı sardı.

Halbuki, ortada bazı gerçekler vardı.

Ben bu gerçeklerden birini, 28 Mayıs tarihli Hürriyet’in 29. sayfasında okudum. ‘Cumhuriyet gazetesi bombaları ordu malı’ başlıklı habere göre Makine Kimya Endüstrisi, Emniyet’e gönderdiği 19 Mayıs tarihli cevabi yazıda, Cumhuriyet’e atılan üç bombanın Kara Kuvvetleri’ne ait olduğunu bildirmişti.

Aynı gün Cumhuriyet Gazetesi’ne baktım.

‘Danıştay baskınına ilişkin hükümet kaynaklı iddialar, kanıtlarla desteklenmiyor’ üst başlığının altında iri puntolarla ‘Senaryo çöktü’ manşeti atılmıştı.

Gazeteye atılan bombaların ordu malı olduğuna dair ise tek satır bile yoktu.

Bir gün sonra Sabah gazetesi, ‘Ordu malı bombalar’ haberini kovalayarak 25. sayfasının manşetine taşıdı. ‘Kara Kuvvetleri bomba soruşturması başlattı’ başlıklı haberde, bombaların hangi tarihlerde Kara Kuvvetleri’ne verildiği belirtiliyordu. Birinci bomba 1978’de, ikinci ve üçüncü bomba 1985’te verilmişti.

Kara Kuvvetleri, bombaların karargáh dışına, hangi tarihte ve kimlerce çıkarıldığını araştırıyordu. Aynı günkü Cumhuriyet’te, kendine atılan bombaların menşei resmen belli olmuş olmasına rağmen soruşturma haberi de yoktu.

Soruşturmalar, Danıştay saldırısını yapan Alparslan Arslan’ın Cumhuriyet’e bomba attığını da sergiledi. Sanık bunu itiraf etti.

Cumhuriyet Gazetesi, ‘kendilerini bombalayan Danıştay sanığının elinde askeri bombaların ne aradığını’ sormadı. ‘Laik Cumhuriyet’ sloganı altında, siyasal bir söylemi tercih etti. Cumhuriyet okuyucuları, gazeteye atılan bombalarla ilgili gerçeği öğrenemedi.’

***

Yazı şöyle devam ediyordu:

‘AK Parti son zamanlarda inanılmaz hatalar yapıyor. En büyük ve affedilmez hata ise Şemdinli olayını hukuksal bir titizlikle izlemek yerine, kendi siyasal iktidarı için bürokrasi ile pazarlık meselesi haline getirmesi oldu.

Zaten o noktadan sonra da iktidarını yitirdi, olayları kontrol edemez oldu.

Merkez Bankası ataması ise herkesi ürküttü, iktidarın ‘kendine benzemeyenlerle’ birlikte çalışma kabiliyetinden yoksun bir bağnazlık içinde olduğunu gösterdi.

Ayrıca hayata ‘temel hak ve özgürlükler’ açısından bakmak yerine, ‘türban’ açısından bakmayı yeğledi. Tabanını diri tutmak ve mazlum rolü oynamak için ‘türban’ üzerinden siyaset yapma kolaycılığını seçti.

Siyasi gücünü sağlayan AB sürecini yavaşlattı. Dünyalaşma trendlerini savsaklayınca, ekonomideki iyimserlik havası da kaybolmaya yüz tuttu. Orda da türbülans başladı.

Özetle, TÜSİAD’ın tüm eleştirilerini doğrulayan bir garip durum yaratıldı. Onca başarıya gölge düşürüldü.

Siyasal hatalarını çoğaltan AK Parti hükümetini haklı noktalardan hareket ederek eleştirmek yerine yalanlardan ve çarpıtmalardan medet ummanın alemi var mı? Danıştay’a saldıranın ‘Allahüekber’ diye bağırıp, kendisinin ‘Tanrının askeri olduğunu’ söylediği tarzında, saldırıya uğrayanların bile reddettiği yalanların ya da askeri bombalar gerçeğini saklamanın Türkiye’ye ne yararı var?

İktidar için ‘kardeş katlini vacip kılan’ bu topraklarda, seçime onca zaman varken öyle bir noktaya gelindi ki sanki ‘akıl tutuldu.’

Karanlık bir karmaşanın yaşandığı şu günlerde önümüzü aydınlatacak tek ışık ‘gerçeğin’ kendisi.

Gerçeği buldukça ‘aydınlanacağız.’

Gerçekten uzaklaştıkça karanlık artacak.

‘Aydınlanma’ ile karanlık arasındaki mücadelede hepimizin safını da, gerçekle ilişkimiz belirleyecek.’

***

Cumhuriyet Gazetesi, ‘atılan bombaların araştırılması ve soruşturmasını’ yukarıdaki yazımdan ancak dokuz ay sonra talep ettiğini belirtmekte... Ama ne hikmetse bu talebine rağmen ‘ordu malı bombalar’ haberini inatla büyütmemeyi yeğledi.

Bunu da gene 15 Haziran 2007 yılında, bu kez Star Gazetesi’nde ‘Dere yatağında bomba bulunur mu?’ başlıklı yazıda eleştirdim...

O yazıda Cumhuriyet’e şunları sormuştum:

‘Baktım, bu sefer Cumhuriyet bu yeni bomba haberini ancak üçüncü sayfanın altında mahçup bir şekilde görmüş... Halbuki gazeteye yapılan saldırının ipucu olabilecek böyle bir gelişmeyi birinci sayfadan görmeleri daha normal olmaz mıydı? ‘

***

Yazı, ‘bombanın’ arkasındaki o büyük karanlığın ortaya çıkan ilk işaretlerine de dikkati çekiyor ve şöyle devam ediyordu:

‘Cumhuriyet’e atılan askeri bomba meselesi, avukatların talebine rağmen Danıştay baskını davasında da nedense pek kurcalanmadı.

Mahkeme soruşturmanın derinleştirilmesi önerisini red etti. Bu son gelişme, Cumhuriyet’e atılan bombanın ve Danıştay baskınının aydınlanmasında yeni bir basamak olabilir.

Bundan önce soruşturma derinleşememişti.

Sadece yeniden tazelenen bir ilişkiler ağı ortalığa dökülmüş, sonrası gelmemişti.

Dün medya, eski Özel Harpçi bomba sanığının da o ilişkiler ağı içinde olduğunu belgeleriyle birlikte yeniden hatırlatıyordu...

Baskında ortaya çıkanlar ile ilgili Star’ın bilgileri şöyleydi: ‘Baskında gecekondunun çatısında 18’i Makine Kimya Endüstrisi... Altısı NATO... Ve üçü de Alman yapımı 27 savunma tipi el bombası...

Ve yine MKE yapımı TNT kalıpları ve fünyeler ele geçirildi.’ Haber şöyle devam ediyor: ‘Gözaltına alınan ev sahibi Mehmet D’nin bombaların Astsubay Oktay Y’ye ait olduğunu söylemesi üzerine özel kuvvetlerden emekli Astsubay Oktay Y. gözaltına alındı.’

Peki gözaltına alınan emekli asker ne demiş?

Onu da haberden okuyalım:’Bu bombaları ben Hasdal Askeri Kışlası’nın arkasında bulunan dere yatağında buldum.’

Orada ‘askeri çöplük’ varmış.

Dere yatağındaki askeri çöplükte böyle yüklü bir cephanelik bulunur mu? Askeri çöplüğü karıştıran herkes bombaları alıp gidiyor mu?

Cumhuriyet’e atılan bombalarla ilgili ne hukuki ne de idari soruşturmadan sonuç alınamadı.

Bakalım bu gelişme de çöplüktekiler gibi unutulup gidilecek mi?

Yoksa ağ olduğu gibi çekilecek mi?’

***

Arşivlerdeki yazıları ve içeriklerini yok sayarak ağır tahrifat yapmanın, utanmazca yalan söylemenin anlamı var mı?

Cumhuriyet Gazetesi, söylediklerimin doğru olmadığını iddia ediyorsa, bunu arşivlerine başvurarak ispatlasın... İspatlayamıyorsa, ki ispatlayamaz, o zaman da gözümüzün içine baka baka sahtekarlık yapmasın...

Böyle kolayca ortaya çıkacak bir sahtekarlığa tevessül etmesi, gazetenin ne kadar çaresiz kaldığını açıkça gösteriyor... Belli ki bir telaşın şaşkınlığı var üstlerinde.

Umarım, gazetenin İlhan Selçuk’un Ergenekon Çetesi’nin ‘fikri lideri’ olmadığı yolundaki yalanlamaları da, benimle ilgili sahtekarca çarpıtmaları gibi temelsiz değildir.


29.Mart.2008 08:13:08
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[2 adet yorum gelmiştir]    
erol yücel 07.Eylül.2008 19:10:08

bu kadarda olmazki
dönekliğin bu kadarınada pes diyorum pes

kamil 29.Mart.2008 23:51:09

NİÇN İLHAN ABİ
80 yaşını geçmiş bir insana abi değil DEDE denir İlhan dede.

 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kasım 21 ALEVİLER MHP'YE,TÜRBANLILAR CHP'YE
Kasım 16 DÜNYANIN GÖZÜ, BENİM GÖZÜM
Kasım 14 DARBECİ ANKARA
Kasım 13 DEVLETİN HAYALİ BOMBACISI MI?
Kasım 12 SAVUNMA BAKANI AKTÜTÜN’DE NEREDEYDİ?
Kasım 11 SUSURLUK'UN NEYİ MEŞHUR?
Kasım 10 ATATÜRK BAŞKA, KEMALİZM BAŞKA, DEMOKRASİ BAMBAŞKA
Kasım 09 İKİ BOŞ KOVAN...
Kasım 06 O BİR SİYAHİ
Kasım 05 CLİNTON’DAN HÜSEYİN’E
Kasım 03 SİSTEMİN KARAKUTUSU
Kasım 02 EN ÇOK KONUŞTURACAK HABER
Ekim 30 BİNGÖL’DEN AKTÜTÜN’E
Ekim 20 AKTÜTÜN VE ERGENEKON
Ekim 12 KİŞİ BAŞINA SADECE 7 EURO
Ekim 11 YERİN DURUMUNU ANLATIR
Ekim 10 SAĞIR SULTAN MI?
Ekim 05 BANA NORMAL GELMİYOR
Ekim 04 GEÇ KALMAKTAN KORK...
Ekim 02 MECLİS BOYKOTU
Eylül 17 DOLAR NE KADAR OLUR?
Eylül 14 BAŞBAKAN'IN KONUŞMASI
Eylül 13 SİYASALLAŞMIŞ ROBOT MUSUNUZ?
Eylül 12 12 EYLÜL’LE DE KAVGA ETSENİZ YA
Eylül 09 RANTÇI ANKARA VE HOLDİNG MEDYASI
Eylül 07 ERİVAN'DA HİLTON VAR MI?
Eylül 05 ŞİMDİ ARTIK TAHLİYE BEKLİYORUM
Eylül 04 İKİNCİ ŞEMDİNLİ Mİ?
Eylül 02 ERMENİSTAN İLE İLK İLİŞKİYİ TÜRKEŞ KURMAMIŞ MIYDI?
Ağustos 29 TSK NEDEN DEMOKRASİYE TARAF DEĞİL
Ağustos 28 KİM O ?
Ağustos 27 RAMAZAN PROVOKASYONLARI MI?
Ağustos 23 KİM BU İŞ ADAMI ?
Ağustos 18 TÜSİAD VE TUZLA
Ağustos 17 ALBAY...
Ağustos 10 TÜRBANIMLA KUR'AN KURSUNDAYIM...
Ağustos 05 'GERÇEK KEMALİSTLER KİME OY VERİR?’
Temmuz 31 ‘KAPATMA AMA HIRPALA..’
Temmuz 28 TOPLANIYORLAR AMA GEREKÇE YOK...
Temmuz 24 KARADZİÇ’DEN ERGENEKON’A...
Temmuz 23 AK PARTİ KAPATILIR MI?
Temmuz 17 İTTİHAT VE TERAKKİ HORTLAĞI...
Temmuz 15 BOMBALAR ŞİMDİ, GÜNLÜKLER SONRA MI?
Temmuz 14 MİT’İN ERGENEKON LİSTESİ...
Temmuz 08 ÖKSÜZ ÇOCUK ELDİVENİ...
Temmuz 03 BİR GENERAL PORTRESİ...
Haziran 24 BİR TABU: SİLAH LOBİCİLİĞİ...
Haziran 21 'KAMUOYUNU TSK ÇİZGİSİNE GETİRMEK’
Haziran 19 ELEKTRİKTEN GECEKONDU ÇIKARMAK
Haziran 07 PARLAMENTOYU MAHKEMEYE BAĞLAYALIM
Haziran 06 TÜRBAN GÜNÜ
Mayıs 29 BEN DE DİNLEMEDEYİM...
Mayıs 28 SİVAS’IN DOĞUSU...
Mayıs 27 MENDERES’İ KİM DEVİRDİ?
Mayıs 19 19 MAYIS, NE ZAMAN BAYRAM OLDU?
Mayıs 16 KRİPTO ŞİFRELERİ
Mayıs 15 KARAKOL NASIL BASILDI?
Mayıs 13 SABANCI’YI KİM ÖLDÜRDÜ?
Mayıs 06 ANKARALILAŞMA...
Mayıs 05 ALİ KEMAL LİNÇ Mİ EDİLMİŞTİ?
Mayıs 01 MİLLİ GÜVENLİK DEVLETİ...
Nisan 29 KONTRGERİLLA TAKSİM'DE MİYDİ?
Nisan 27 E-MUHTIRADAN DARBEYE
Nisan 26 CHP VE ABORJİNLER
Nisan 23 EGEMENLİK ULUSUN MU?
Nisan 21 ALBAYLAR CUNTASI...
Nisan 20 TUTUNAMAYANLARIN KRİZİ
Nisan 15 ARTIK ONLARI GÖREMİYORUM
Nisan 11 ERGENEKON MU, KONTRGERİLLA MI?
Nisan 10 KEMALİSTLERE BATI DERSLERİ...
Nisan 06 TUTANAK
Mart 29 CUMHURİYET GAZETESİ VE UTANMA...
Mart 24 BU İDDİA DOĞRU MU?
Mart 23 İTTİHAT VE TERAKKİ'NİN SONU MU?
Mart 22 ERGENEKON’UN ANASI...
Mart 15 SINIF SAVAŞI DEVAM EDİYOR
Şubat 22 MUTABAKAT BELGESİ...
Şubat 08 MALATYA ALMANYA’DA MI?
Ocak 31 MANŞETE ÇIKAMAYANLAR...
Ocak 29 HANİ JİTEM YOKTU?
Ocak 28 VELİ KÜÇÜK'ÜN ARKASINDA KİM VAR?
Ocak 23 'DEVLET EMRİNDE ÇALIŞAN KATİLLER'
Ocak 19 JANDARMANIN TÜRBANI...
Ocak 14 ER YÜCE HAİN Mİ?
Ocak 12 RESTORASYON SORULARI...
Ocak 11 BU ÇETELERİN ANASI KİM?
Ocak 07 PATATES YILI...
Aralık 30 NELERİ KONUŞMAZSINIZ ?
Aralık 24 ALEMDAROĞLU NE ZAMAN YARGILANACAK?
Aralık 10 OTUZ BİN KİŞİ ÖLMEZDİ...
Aralık 07 TÜRBANLAŞMA-ÇETELEŞME
Aralık 03 DUYDUNUZ MU?
Kasım 30 KEPÇECİ...
Kasım 26 KOCANIZ DÖVÜYOR MU?
Kasım 25 MEKTUP VAR
Kasım 24 NE GÜNÜ? NE GÜNÜ?
Kasım 21 BÜTÇEDEN SONRA REFORM SÜRPRİZİ
Kasım 20 BEBEKLERE KIYMAYIN EFENDİLER...
Kasım 19 YENDİK, DÖNÜYORUZ...
Kasım 17 BAŞBAKAN’A ÇALIM MI?
Kasım 08 UYUMA, ÇUVALIN AĞZINI AÇ...
 
60 arkadaşını kurtaran kahraman şehit
ABD borsasına bakan dopingi
Dinlenme korkusu sınır tanımıyor
Sekiz soruda hafızanızı TEST edin !
Çinliler yine yaptı yapacağını ! - Foto
Bu kişiyi tanıdınız mı?
Milyonlarca öğrenciye CHP şoku
Çamaşır makinesinin acı sonu!
Flaş - Rektör tutuklandı !
Türkiye için gurur verici teklif
A.Abdulkadiroğlu
CHP’YE BİR EL ATSAK
Bakarsınız bu iş CHP’nin hayrına olur. Denesek mi ?
engin-ardic
Engin Ardıç
MUSTAFA KEMAL RAHİBESİ
Gelin ben size başka bir çarşaftan sözedeyim:
hayrettin-karaman
Hayrettin Karaman
BAŞÖRTÜSÜ DİN EMRİ DEĞİL Mİ?
Sayın Nazlı Ilıcak 12 Kasım tarihli Sabah'ta -şüphesiz iyi niyetle- başörüsü konusunun çözümüne yönelik düşüncesini yazmış.
mehmet-altan
Mehmet Altan
ALEVİLER MHP'YE,TÜRBANLILAR CHP'YE
Bir zaman önce... Bu cümleyi en çok kime yakıştırırdınız? Ya şunu:
murat-yetkin
Murat Yetkin
GÜL-ERDOĞAN: NELER OLUYOR?
Gül ve Erdoğan arasında kriz mi var?
okay-gonensin
Okay Gönensin
TOMBALA VEKİLLER
Bazı tartışmalar çıkış noktalarından uzaklaşıp başka hayırlara vesile olabiliyor.
mustafa-unal
Mustafa Ünal
VELEV Kİ SEÇİM YATIRIMI OLSUN
CHP lideri Deniz Baykal'ın çarşaflı kadınlara parti rozeti takması, siyasetin en sıcak tartışma konusu.