EN SON HABER: (23:26) Fenerbahçe'de Carlos şoku !...     EURO: 2,0980 - 2,1000    DOLAR: 1,6770 - 1,6790
 

BOŞ BİR BEKLENTİ YARATMAK

İsmet Berkan

Bu ülkede duygular zaman zaman aklın çoğu zaman da bilginin yerini alıyor ve bir bakıyorsunuz, aklı başında sayılan kişiler bile garip beklentilerin içine girmişler.

Bu ülkede duygular zaman zaman aklın çoğu zaman da bilginin yerini alıyor ve bir bakıyorsunuz, aklı başında sayılan kişiler bile garip beklentilerin içine girmişler.

Anayasa Mahkemesi'nin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın Adalet ve Kalkınma Partisi hakkında açtığı davanın iddianamesinin iade edilmesi beklentisi işte bu çeşit bir beklentiydi.

Öyle bir beklenti yaratıldı, öyle lafazanlıklar yapıldı ki, mahkemenin iddianameyi kabul etmesi veya reddetmesinin davanın sonucu hakkında bir karine yaratacağı izlenimi doğuruldu.

Oysa sıradan bir işlem iddianamenin kabulü. Anayasa Mahkemesi'nin kendi kuruluş kanununa baktığınızda 'Parti kapatma davalarında Ceza Mahkemeleri Kanunu'nun uygulanacağı' söyleniyor.

CMK'ya göre yargılama süreci (kovuşturma süreci) iddianamenin kabulü ile başlıyor.
Peki mahkeme iddianameyi kabul veya ret için nelere bakıyor?
AKP davası söz konusu olduğunda bakılan şeyler basit: Savcı dava açmaya yetkili savcı mı, davayı doğru mahkemede mi açmış, iddianamesini usullere uygun mu düzenlemiş, vs.

Bazı yorumculara ve AKP çevrelerine sahte umut pompalayan kimi köşe yazarlarına göre 'Savcının delilleri çok zayıftı, o yüzden mahkeme iddianameyi reddedecekti.'

Oysa böyle bir ihtimal yoktu, çünkü mahkeme bu aşamada delilleri değerlendirmeye girmeyecekti. Girecek olsa yargılamaya gerek olmazdı zaten.

Nitekim dün Anayasa Mahkemesi doğal ve sıradan bir kararla, savcının iddianamesini oybirliğiyle kabul etti. Tek tartışmanın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hakkında siyaset yasağı istenmesi konusunda yaşandığı anlaşılıyor. Burada da mahkeme Gül hakkında böyle bir istemde bulunulabileceğine hükmederek son noktayı koydu.

Mahkemenin iddianameyi kabul etmiş olması AKP'nin iddianamede yazılı ithamlarla yargılanacağı anlamına gelir. Partinin kapatılması veya kapatılmamasına ancak ve ancak yargılamadan sonra karar verilecek.

Hakkında siyaset yasağı istenenler için de durum böyle; bu yasakların uygulanıp uygulanmayacağına, uygulanacaksa kimlere uygulanacağına da mahkeme karar verecek, henüz hiçbir şey belli değil, olamaz da.

Peki bütün bu basit gerçekler bilindiği halde neden mahkemenin iddianameyi reddedebileceği yönünde bir beklenti oluştu?
Bu beklenti hukuki belirsizliklerden ötürü değil, duygusal tepkilerden ötürü oluştu.

İzninizle psikiyatride 'Kara haber almanın beş aşaması' diye adlandırılan kavramsallaştırmayı hatırlatacağım.
Birinci aşama 'inkâr' aşamasıdır. Burada kara habere muhatap olan, örneğin kanser hastası olduğu haber verilen kişi önce sonucu inkâr eder.

İkinci aşama 'öfke'dir, kendisine veya kara haberi verene, kara haberin sebebi olan şeye karşı öfke.
Üçüncü aşama 'pazarlık'tır; bu aşamada diyelim öleceğini öğrenen hasta tanrısıyla pazarlığa girişmek ister. Ümitsiz bir çabadır bu.
Dördüncü aşama 'depresyon'dur, anlamını biliyorsunuz.

Ve son aşama 'kabullenme'dir, hasta başına gelen şeyi kabullenir.
Kara haber alındığında bütün aşamalardan geçmek önemlidir ama bazen hastalar birkaç aşamayı aynı anda yaşayabilir. Ancak sıklıkla hastaların aşamalardan birinde, en çok da depresyon aşamasında kalmaları gerekenden daha uzun kaldıkları görülür, o zaman bu hastalara profesyonel yardım gerekir, onların son aşamaya ulaşması için.

AKP ve hükümet açısından kapatma davası tam anlamıyla bir 'kara haber'di ve parti henüz bütünüyle 'kabullenme' aşamasına gelmedi.
Ancak oraya geldiğinde mantıklı tepkiler verecek. Bana soracak olursanız Anayasa Mahkemesi'nin iddianameyi reddetmesini ummak, parti ve onun taraftarları açısından ilk üç aşamanın bir arada yaşanmasıydı.
* * *
Bu arada bir hatırlatma yapayım. 'Kötü haber almanın beş aşaması'nı 22 Temmuz seçiminden hemen sonra Cumhuriyet Halk Partisi ve onun basındaki taraftarları için de yazmıştım.


01.Nisan.2008 07:58:33
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kasım 07 OBAMA’SINI ARAYAN ÜLKE
Ekim 24 KABULLENMESİ ZOR AMA...
Ekim 23 HALKTAN KORKANLAR VE KORKMAYANLAR
Ekim 16 AKTÜTÜN’DE NE OLDU, NE OLMADI?
Ekim 01 KRİZ TÜRKİYE'YE NASIL GELİR?
Eylül 08 HAYIRLARA VESİLE...
Ağustos 28 BİRBUÇUK KUTUPLU DÜNYAYA DEVAM
Ağustos 20 BUGÜN AB İÇİN NE YAPTIN?
Ağustos 17 ERGENEKONCULAR ŞİMDİ NE DÜŞÜNÜYOR ACABA?
Ağustos 16 ERGENEKON VE ASKER
Ağustos 09 KAFKASYA’DA KAN AKIYOR
Ağustos 07 HUKUK DEVLETİ Mİ DEDİNİZ?
Temmuz 28 DANIŞTAY VE CUMHURİYET BAĞLANTISI
Haziran 07 SİSTEM DUVARA ÇARPINCA...
Haziran 06 YARGIÇLAR DEMOKRASİSİNE HOŞ GELDİNİZ!
Mayıs 13 DEMOKRASİ KURMAK
Nisan 23 MANASIZ BİR TARTIŞMA
Nisan 22 CHP'DEN NEDEN ÜMİDİ KESTİM?
Nisan 10 ERGENEKON'UN YAKIN TARİHİ (6)
Nisan 04 ERGENEKON'UN YAKIN TARİHİ
Nisan 01 BOŞ BİR BEKLENTİ YARATMAK
Mart 22 KÜÇÜK-BÜYÜK ERGENEKONLAR
Mart 20 TEK YOL DEMOKRASİ
Mart 17 İDDİANAMEYİ OKURKEN...
Mart 15 KAPATMAK ÇÖZÜM MÜ?
Mart 06 CHP NEYİN PEŞİNDE?
Ocak 04 SİGARANIN DUMANI
Aralık 31 YILIN OLAYI NEYDİ?
Aralık 29 BENAZİR'DEN SONRA PAKİSTAN
Aralık 22 LAİK SİYASET YETER Mİ?
Aralık 18 OPERASYONUN ANLAMI VE DEVAMI
Aralık 03 HÜKÜMETİN ALEVİ AÇILIMI MI?
Aralık 01 SOSYAL GÜVENLİĞİ KİMSE KONUŞMAYACAK MI?
Kasım 28 İLELEBET PAYİDAR KALACAK MIYIZ?
Kasım 22 DEMOKRASİYLE YENMEK
Kasım 19 ŞU 'KAPSAMLI ÇÖZÜM PLANI'NI AÇIKLAYIN ARTIK
Kasım 17 'KAHROLSUN' DEMEKLE...
Kasım 13 DİYARBAKIR'IN BAĞLAR'I
 
Erdoğan'ın YOUTUBE'da izlediği video
Şehit annesinden vahim iddia
Ergenekon'a Vadi cevabı !
Sekiz soruda hafızanızı TEST edin !
Çinliler yine yaptı yapacağını ! - Foto
Bu kişiyi tanıdınız mı?
Milyonlarca öğrenciye CHP şoku
Çamaşır makinesinin acı sonu!
Flaş - Rektör tutuklandı !
Türkiye için gurur verici teklif
A.Abdulkadiroğlu
CHP’YE BİR EL ATSAK
Bakarsınız bu iş CHP’nin hayrına olur. Denesek mi ?
engin-ardic
Engin Ardıç
MUSTAFA KEMAL RAHİBESİ
Gelin ben size başka bir çarşaftan sözedeyim:
hayrettin-karaman
Hayrettin Karaman
BAŞÖRTÜSÜ DİN EMRİ DEĞİL Mİ?
Sayın Nazlı Ilıcak 12 Kasım tarihli Sabah'ta -şüphesiz iyi niyetle- başörüsü konusunun çözümüne yönelik düşüncesini yazmış.
mehmet-altan
Mehmet Altan
ALEVİLER MHP'YE,TÜRBANLILAR CHP'YE
Bir zaman önce... Bu cümleyi en çok kime yakıştırırdınız? Ya şunu:
murat-yetkin
Murat Yetkin
GÜL-ERDOĞAN: NELER OLUYOR?
Gül ve Erdoğan arasında kriz mi var?
okay-gonensin
Okay Gönensin
TOMBALA VEKİLLER
Bazı tartışmalar çıkış noktalarından uzaklaşıp başka hayırlara vesile olabiliyor.
mustafa-unal
Mustafa Ünal
VELEV Kİ SEÇİM YATIRIMI OLSUN
CHP lideri Deniz Baykal'ın çarşaflı kadınlara parti rozeti takması, siyasetin en sıcak tartışma konusu.