EN SON HABER: (00:01) İşte mahkeme raportörünün görü...     EURO: 1,9100 - 1,9110    DOLAR: 1,2290 - 1,2300
 

İDDİANAME VE SAVUNMA



Türkiye bundan böyle Anayasa Mahkemesi, Başsavcı, Ak Parti, laiklik, şeriat, Müslümanlık, iddianame ve savunma kelimeleri ve kavramları arasında gidip gelecek.

İddianameyi okudum.Daha önce Anayasa Mahkemesi'nin Başörtüsü ve RP ile ilgili olarak verdiği kararların gerekçelerini de okudum. Başörtüsü ile ilgili kararın gerekçesinin bir bölümünü bu sütunlarda sizlerle paylaştım. Şu anda kendi kendime soruyorum: -Bu iddianame karşısında nasıl bir savunma yapılabilir? Hayır, iddianamenin çok güçlü olmasından dolayı değil, iddianame mantığının Türkiye gibi Müslüman bir ülkede siyaset yapmaya nerede ise imkan tanımayan ruhundan, mantığından dolayı...

Şöyle bir bakalım iddianamenin ruhuna - çerçevesine: -Dini, vicdanlara sıkıştıran bir laiklik tanımı. Laikliği sistemin en tepesine yerleştiren bir anlayış. Demokrasiden de, hukuktan da, sosyal devletten de üstün bir disiplin olarak laiklik. Dini alanı kısıtlama hakkını laikliğe veren, bu niteliği ile Batı'daki laiklik uygulamalarından farklılığı tabii gören, laiklikten yola çıkarak yapılacak bütün özgürlük kısıtlamalarını sistemin gereği olarak niteleyen bir anlayış. -İslam'ın çoğunluk dini olması sebebiyle, İslam'dan kaynaklanan bir dini baskı olmaması için özel kısıtlamalar getirilebileceğini öngören...

Bu kısıtlamalara karşı, özgürlük talebinde bulunulmasını reddeden... -Şeriatı laikliğin tasfiye ettiği ve sürekli savunma halinde olduğu bir numaralı düşmanı olarak gören... -Ak Parti yapılanmasını siyasi İslam'ın yapılanması olarak değerlendiren... -Ak Parti liderliğinin, hükümetinin, parti alt kadrolarının, tayin ettiği bürokratların tüm söz ve eylemlerini din ile bağlantılı olarak izleyen ve her dini görünülürlüğü laiklik karşıtı eylemler odağına taşıyan... -İnanç özgürlüğü adına tüm talepleri, siyasal İslam'ın önünü açacak bir girişim çerçevesine oturtan. "Başörtüsüne özgürlük" taleplerini "dini bir gereklilik" söyleminden yola çıkarak savunmayı "Öyleyse tüm şeriatın uygulanmasını isteyin, çünkü şeriatın tüm kuralları da dini emirdir" gibi bir mantık sergileyen....

Bu hüviyetiyle, din adına ancak hakim laik yorumun izin vereceği bir dini göreve ve görünülürlüğe razı olma anlayışını getiren... Bunun ötesindeki her talebi, "Şeriat talebi" olarak niteleyen ve bu iş bir parti tarafından yapılmışsa, bunu kapatma sebebi sayan...

Bir siyasetçi olarak İslam'la ilgili tüm görünülürlükleri şeriata gidiş politikasının uzantısı olarak değerlendiren... -İslam - Türkiye birlikteliğine dair tüm tespitleri, velev ki ülke bütünlüğünü sağlama amaçlı olsun, şeriata doğru gidişin göstergesi olarak niteleyen... (İslam Türkiye'nin çimentosu, yüzde 99'u Müslüman olan Türkiye gibi ifadeler) -"Ilımlı İslam" diye gündeme giren bir tanımlamayı Ak Parti ile alakalandıran ve Ak Parti iktidarını "Ilımlı İslam" dan "Şeriat"a doğru gidişin bir öncüsü olarak niteleyen...

Ilımlı İslam'ın Bir Amerikan projesi olduğunu, Ak Parti'nin de bu projenin Ortadoğu'daki yürütücüsü olduğunu iddia eden... -Ak Parti'nin gerçek niyetlerini gizleme anlamına gelen takıyyeyi dini bir davranış tarzı olarak kabul ettiğini, bu sebeple, ılımlı görünen davranışların, "toplumsal mutabakat" gibi söylemlerin aslında gerçek niyeti gizlediğini var sayan, ılımlı gide gide bir gün cihada yönelineceğini ve şeriata geçileceğini öngören... -"Dindar toplum" un şeriata geçiş için risk teşkil ettiğini düşünen...

İktidarda olmanın, şeriata geçiş için daha uygun bir vasat teşkil ettiği gerekçesiyle, laiklik için tehlikenin daha da yakınlaşmış olduğunu iddia eden... İşte böyle bir çerçeve içinde hazırlanmış bir iddianame... Nasıl savunursunuz? -Ben laiklik karşıtı eylemde bulunmadım! Bu bir savunma yöntemi midir? -Yaptığım hiçbir iş, laiklikle çelişmiyor!

Ya bu, savunma sayılır mı? Burada en önemli sorunun "laiklik" tanımlamasında olduğu apaçık değil mi? Siz İHL ile ilgili değerlendirmeleri eğitim politikası ve ülkedeki toplumsal sancıyı tedavi etmek için gündeme alacaksınız, öteki, buradan din devletine gidişi çıkaracak. Nerede buluşacaksınız? Siz, başörtüsünü ülkedeki kız çocukları arasındaki eğitim açığının kapanması, sırf eğitim özgürlüğü, ya da inanç özgürlüğü olarak alacaksınız, o, oradan "Siyasal İslam" sembolü çıkaracak. Nasıl anlaşacaksınız? Siz, milletten oy alıp, iktidara gelmişsiniz, bütün alanlarda halka hizmet etmek istiyorsunuz, gecenizi gündüzünüze katıp çırpınıyorsunuz, o, sizin bütün gayretinizi, memleketi şeriata götürmenin maskesi gibi görüyor. Samimiyet testini nasıl kazanacaksınız? Başsavcı hem laiklik tanımı yapıyor, hem İslam tanımı...

Başsavcı, aynı zamanda bir millet tanımı yapıyor, kültür tanımı yapıyor. Geçmişi, geleceği tanımlıyor. İslam'ı kırpıyor. Milleti kırpıyor. Siyaseti kırpıyor. Hukuku kırpıyor. Her şeye nizam veren bir laiklik süper değeri... Çok net bir durum var: Türkiye'de laiklik konusunda bir konsensus (mutabakat) bu-lun-mu-yor Anayasal ilke olması açısından değil, onda geniş bir mutabakat var, ama Laikliğin ne olduğu hakkında bir mutabakat bulunmuyor. Bu noktada en büyük farkın da, politikacılarla yargı arasında bulunduğu kanaatindeyim. Askeri bürokrasinin bile, yargı bürokrasisi ile arasında fark olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu farklar nereden doğuyor, derseniz, bana göre, milletle ilişkiden, derim. Politikacı önemli ölçüde milletle iç içe... asker de bir ölçüde milletle iç içe...

Bu iç içelik millette yaşayan değerleri en azından önemsemeyi gerektiriyor. Asker milletin değerlerini önemseyecek ki, onunla savaşa gidecek. Politikacı milletin değerlerini önemseyecek ki, onu kendisine inandırıp, oyunu alacak ve siyasi güç kazanacak. Yargı soyut düzlemde yargılıyor. Öyle ki, millet adına yargılamada bulunurken bazen milleti de yargılıyor. Bu, özellikle laiklik yorumlarında böyle oluyor. Ne yazık ki, tüm Cumhuriyet döneminde bu sancı var. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası "Fırkamız hürriyet-i diniyyeye hürmetkardır" cümlesinden dolayı, "irticacı" olmakla suçlanmış ve kapatılmış. Mustafa Kemal Paşa'nın direktifi ile ve yakın arkadaşı Fethi Okyar'a, üstelik CHP'den milletvekili aktararak kurulan Serbest Fırka da bir şekilde irtica ile alakalandırılıp, 99 gün içinde tasfiye edilmiş...

DP'nin kanlı biçimde tasfiyesinde, AP'nin siyaset günlerinde, ANAP'ın hayatında hep, laiklikle sorun var. Eminim, bir çevrenin değerlendirmesi şu olacak. -Partilerimiz halk dalkavukluğu yapıyor ve karşı devrime kapı aralıyor! Bir çevreye göre bize demokrasi yaramıyor.

1946'dan sonra Türkiye'de karşı devrim süreci başladı... Laiklik, demokrasinin de, hukukun da, sosyal devlet ilkesinin de tepesindeki şah olmalı! Şöyle düşünüyorum: Başsavcının kriterlerini kullansak, şu an Ak Parti'ye uygulanan kapatma kapanı, yukarda saydığım tüm partiler için de devreye sokulabilirdi. CHP lideri Baykal bile Grup konuşmasında Meclis kürsüsünden fıkıh dersi verdi. Ne bu? Aynı konuşmayı Erdoğan yapsaydı, şu iddianameye damardan girerdi hiç kuşkusuz. Demirel'in '80 sonrası konuşmaları, değme şeriatçıya taş çıkartır. Belki de şöyle bir kriter işliyordur:

Dinle ilişkide samimi olanlar tehlikelidir, diğerleri, idare eder! Söze "Bu iddianame karşısında nasıl savunma yapılabilir?" diye girdim. Milletin İslam'la ilişkisinin yargılandığı bir platform bu. Türkiye o alanda doğru uzlaşmalara varmadığı takdirde, sancılar devam edip gidecek. Partiler kapanır açılır, Türkiye gerçekliği ile uzlaşmayan bir laiklik formatı, ister yargıdan olsun ister askerden, sürekli darbe iklimlerine savrulmak bir ülke için kabul edilir bir şey midir?


03.Nisan.2008 08:16:17
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[1 adet yorum gelmiştir]    
süleyman çoban 18.Nisan.2008 21:13:11
savunma.
savunma. savunma. savunma.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 09 AB İLE YANLIŞ DANS
Mayıs 07 AKP NEYE HAKİM?
Nisan 29 ÜZMEZ KİMİ BAĞLAR?
Nisan 23 CHP DEMOKRAT OLABİLİR Mİ?
Nisan 18 ABUKLUKLAR SÜRECİ
Nisan 12 İKİ KİŞİNİN ÖZEL SINAVI
Nisan 11 ÜÇ GENERALE ÇAĞRI
Nisan 10 BARROSO’YU DA KAPATALIM!
Nisan 08 ORDU NE DÜŞÜNÜYOR?
Nisan 05 BİZ BUNU NEDEN YAPTIK?
Nisan 04 MUHAFAZAKÂR KİTLELER DÖVÜLÜNCE...
Nisan 03 İDDİANAME VE SAVUNMA
Mart 26 AYM NASIL KURTULUR?
Mart 25 ERGENEKON'UN DERİNLİĞİ
Mart 22 “....MİLLET TEFERRUATTIR”
Mart 21 SAVUNMA STRATEJİSİ
Mart 20 VAZİYET-İ UMUMİYE DEYİNCE...
Mart 13 SENARYO MU ÇÖZÜM ARAYIŞI MI?
Mart 11 DEMİREL STANDARDI
Mart 08 OLMAZLARI KONUŞMAK...
Mart 07 SARIKAMIŞ'TAN KIBRIS'TAN BUGÜNE...
Mart 06 DANIŞTAY KARARINDA BİR BAŞKA BOYUT
Mart 05 ASKERİ BOYUTTAN DAHA ZOR OLAN...
Mart 01 26'NCISI OLACAK MI?
Şubat 29 DİN FAKTÖRÜ
Şubat 28 ÖCALAN SÜRECİ
Şubat 27 KEŞKE, KEŞKE, AMA...
Şubat 26 DTP-PKK KÖRLÜĞÜ
Şubat 23 OPERASYON REHAVETİ VE TEHLİKE
Şubat 22 MECLİS'E YOKLUK MÜHRÜ MÜ?
Şubat 21 BU YASAK SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ?
Şubat 20 AK PARTİ'YE MESAFELİ DURUNCA...
Şubat 19 GERİLİM KİMİN İŞİNE YARAR?
Şubat 16 ASLA VE KAT'A!
Şubat 15 DEMİREL- CİNDORUK: ARAFTAKİLER
Şubat 12 CHP ARTI...
Şubat 09 FATMA NİNE'NİN SAÇININ TELİ
Şubat 08 'YASAK’TAN BAŞKA BİR SÖZ
Şubat 07 MİLLET LAİKLİK YORUMU YAPABİLİR Mİ?
Şubat 06 OSMAN ŞİRİN'İ VE BAYKAL'I DİNLERKEN...
Şubat 02 LAİK ŞEYHÜLİSLAMLAR
Şubat 01 GÜLÜNÇLÜĞÜ SORGULARKEN...
Ocak 31 REKTÖRLER VAK’ASI
Ocak 30 ATATÜRK'Ü KORUMAK!
Ocak 29 YA BU ÇETEYE NE DERSİNİZ?
Ocak 26 HANGİ "DERİN"LİKLE BOĞUŞUYORUZ?
Ocak 25 DERİN DEVLET BU MU?
Ocak 24 MHP VE BAŞÖRTÜSÜ
Ocak 22 ASKER VE BAŞÖRTÜSÜ
Ocak 19 HANGİ SEMBOLE KARŞISINIZ?
Ocak 18 ÇOK AYIP ALİ KIRCA!
Ocak 17 ÇARPITMA VE KIŞKIRTMA
Ocak 16 SİYASİ SİMGE VEYA DEĞİL
Ocak 12 SİYASİ ÇÖZÜM NE?
Ocak 11 ALEVİ SORUNUNU KİM ÇÖZECEK?
Ocak 10 BİR TEKLİF
Ocak 08 KAOSUN GÖBEĞİNDE DTP
Ocak 05 AMERİKA İLE EŞİT İLİŞKİ
Ocak 04 EN AZ 10 YIL DAHA MI?
Ocak 03 FAZIL SAY'IN MİLİTAN ÜSLUBU
Ocak 01 HELE ŞÜKÜR!
Aralık 29 TÜRKİYE’DEN PAKİSTAN’A BAKARKEN...
Aralık 28 KUNDAKLANAN ARAÇLAR KİMİN?
Aralık 27 O ZİHNİYETLE OLMAZDI
Aralık 26 KAÇ KİŞİ ÖLMELİYDİ?
Aralık 25 KİM SÖYLEMİŞ BUNLARI?
Aralık 22 YİĞİDİ ÖLDÜR, HAKKINI YEME
Aralık 18 DTP MESAJI ALDI MI?
Aralık 14 CHP’Yİ ELE GEÇİRECEKLER!
Aralık 12 TAM ZAMANI DİYORUM, ÇÜNKÜ...
Aralık 11 HEPİMİZ ÖKSÜZÜZ
Aralık 07 DEMİREL BİLE GEÇSE
Aralık 06 İFLAH OLMAZ BİR YOL
Aralık 05 BAŞÖRTÜSÜ: ANKETİN DOĞRU YORUMU
Aralık 04 AH BU JURNALLER
Kasım 30 İÇKİSİZ OLMAZ ABİ
Kasım 28 ŞİDDET VE KALP GÖZÜ
Kasım 27 ASKERİ YAKLAŞIM TEKLİYOR
Kasım 23 ZAMANLAMA
Kasım 22 'TEK'LERİN İRDELENMESİ...
Kasım 20 MUŞ-DİYARBAKIR HATTINDA İKİ GÜN
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Böyle memur görülmedi!
Erdoğan seçilir, Gül Kalır
Tesettüre girmedim ama...
Bu kadarına da pes artık!
İşte T.Ö'nün yeni kanalının adı !
367'nin mucidine inanılması zor ödül!
Başbakan Hakan'a nasıl takıldı?
Paksüt neden telaşlandı ?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
PAKSÜT OLAYININ ÖNEMLİ AYRINTILARI
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, gündeme bomba gibi düştü.
Mehmet Altan
KRİPTO ŞİFRELERİ
Kripto, Fransızca bir kelime...
Şamil Tayyar
YSK BAŞKANI AÇIKLADI
Önceki gün AK Parti hakkındaki kapatma davasına bağlı olarak oluşacak siyasi senaryoları yazmıştım.
Tamer Korkmaz
DEVRİMCİ GENÇLERE BOMBA ATTIRANLAR
Deniz Gezmiş idamı hak edecek bir suç işlememiş olabilir ama Gezmiş bir milli kahraman da değildir.