EN SON HABER: (08:23) Kraliçe Türkiye'ye niçin geldi...     EURO: 1,9100 - 1,9110    DOLAR: 1,2290 - 1,2300
 

BRİÇ KULÜBÜNDE PİŞPİRİK OYNANMAZ!



Demokrasi reformu için düğmeye basmak...

Baştan beri “Bu Avrupa Birliği bize yaramaz!” diyenler şu günlerde neredeyse zil takıp oynayacaklar.
Nedeni, AKP’yi kapatma davası.
Bu sayede, AB karşıtlığı kamuoyunda daha çok, daha yoğun seslendirilmeye başladı.
Sürpriz değil, bekleniyordu bu.
Bir başka deyişle:
AKP’ye karşı yargısal darbe süreci için düğmeye basanların temel hedeflerinden biri de Türkiye’nin AB ile ilişkilerini önce zehirlemek, sonra berhava etmekti.
İlk adım başarısız değil.
Şimdi AB’ye bozuk atan sesler, yalnız malûm AB düşmanı odaklardan değil, bugüne kadar AB yolunu savunmuş, örneğin büyük iş dünyasından da duyuluyor.
Kızdılar AB’ye.
AB’nin bu kapatma davasını, Türkiye’de bir darbe süreci gibi görüp demokrasiye aykırı ilan etmesine, bu davayı düşürücü bir anayasal değişikliği savunmasına, böyle giderse Türkiye’yle ilişkilerin askıya alınacağını açıklamasına tepki koyuyorlar.
Özetle diyorlar ki:
“Avrupa’da parti kapatma kriterleri sadece terör ve şiddet ile sınırlı olabilir. Türkiye’de ise bizim hassasiyetimiz yalnız bunlarla sınırlı değil. Bir de laiklik konusu var bizde. Onların şeriattı, siyasal İslamdı gibi bir dertleri yok. Bizim özelliğimiz de bu...”
Kapatma davası açılıncaya kadar bu çevrelerde böylesi tepkiler çok fazla kulağa çalınmamıştı.
Şimdi öyle değil.
“Laiklik de bizim hassasiyetimiz, bizim özelliğimiz, AB de buna duyarlı olmalı!” itirazı, kapatma davasıyla birlikte daha fazla belirtiliyor.
İşte bu hava, AB’ye ‘sözde taraftar ama özde karşı’ olan bir takım odakları mutlu ediyor.
Askerin, sivil bürokrasinin, üniversitenin, muhalefetin ya da iş dünyasının değişik yerlerinde mevzilenmiş bu ‘AB’ye sözde taraftar ama özde karşı’ çevreler öteden beri, “AB’yi biz de istiyoruz ama...” diye söze başlar.
Arkası şöyle gelir:
“Ama özel koşullarımızla...”
Yani bu odaklar, yıllardan beri “Briç kulübünde pişpirik oynamak” ister.
AB’ye üyelik için onların bu ‘özel koşullar’ı arasında Kıbrıs vardır; PKK ve bölücülük vardır; laiklik ve şeriat vardır. AB’nin bizi işte bu özel koşullarımızla birlikte üyeliğe kabul etmesi istenir.
Bu özel koşullar, AB’deki kadar demokrasinin Türkiye’ye fazla geleceğinde düğümlenir.
Bir başka deyişle:
AB’deki ‘birinci sınıf demokrasi’nin bize göre olmadığı, çünkü bunun Türkiye’yi böleceği, Türkiye’de laikliği zayıflatacağı öne sürülür ve aynı zamanda AB’nin Kıbrıs’ın satılmasına neden olacağı savunulur.
Bütün bunların özetine gelince, ‘demokrasi korkusu’dur bu.
İşte bu nedenle, bazı çevrelerde sözde olmasa bile özünde AB istenmez.
Şimdi, demokrasi korkusundan kaynaklanan bu oyun, AKP’nin kapatılma davasıyla birlikte daha açığa çıkmış durumda. Zaten, 2002 yılı sonundan beri AKP’ye karşı darbe sürecini şöyle ya da böyle tetiklemeye uğraşanların en büyük hedefi, Türkiye’nin AB yolunu dinamitlemektir.
Şimdi davayla birlikte bu fırsatı ele geçirdiklerini düşünüyorlar. O yüzden şu sıralar sevindirik oldukları söylenebilir.
Oysa şunu bilmek lazım:
Asıl demokrasiden kaçan ve AB’ye sırtını dönen Türkiye’de bölücülük ve radikal İslamcılık tehlikesi büyür; şiddet ve terörün değirmenine asıl o zaman daha çok su gider. Siyasi ve ekonomik istikrarsızlık asıl demokrasiden kaçan ve AB’yi boşlayan Türkiye’nin kapısını çok daha fazla çalar.
Bunları düşünmekte yarar var.
Başbakan Erdoğan eğer AB yolunun da gerektirdiği siyasal ve ekonomik reformlar için kısa zamanda düğmeye basar ve bu süreçte laiklik kaygılarını da giderici bir duruş sergilemeye başlarsa, son birkaç yıllık kayıp zaman telafi edilebilir.


03.Nisan.2008 09:10:15
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 13 YOLUN SONU GELSİN İSTİYORSAK, KAPSAMLI STRATEJİ ŞART!
Mayıs 09 BEN O RÜYADAN UYANDIM, YOKSA SİZ HÂLÂ UYUYOR MUSUNUZ?..
Mayıs 07 GERÇEKLERİ MAKASLAMAK, HALININ ALTINA SÜPÜRMEK!
Mayıs 03 ERDOĞAN, YOL HARİTASINI NİYE BİR TÜRLÜ ÇİZEMİYOR?
Mayıs 01 1 MAYIS’A ŞİDDET VE KAN BULAŞMASIN!
Nisan 30 HEDEF ÖNCE BAŞI, SONRA GÖVDEYİ Mİ TESLİM ALMAK?
Nisan 24 AKP KAPATILIRSA, YENİ HÜKÜMET NASIL KURULUR?
Nisan 20 ÖZAL VE SİYASİ İKTİDAR
Nisan 19 SÖYLEYİN, NE ZAMAN SES VERECEK BU ÜLKE?
Nisan 18 301 YAZISI YAZMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI...
Nisan 17 MAPUSLAR SARAYI’NDA DARBE TERTİPLERİ...
Nisan 12 367 VAKASI:
Nisan 09 ASKERLE DEMOKRASİ SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?..
Nisan 04 DEMOKRASİ SORUNU ÇÖZÜLMEDEN, AŞ VE İŞ SORUNU DA ÇÖZÜLMEZ!
Nisan 03 BRİÇ KULÜBÜNDE PİŞPİRİK OYNANMAZ!
Nisan 02 TAYYİP ERDOĞAN’I NASIL BİR GÜNDEM BEKLİYOR?..
Nisan 01 ‘YARGISAL DARBE’ SÜRECİ MAALESEF BAŞLADI
Mart 28 AKP’DEN DEĞİL, DEMOKRASİDEN YANA OLMAK!
Mart 27 ERGENEKON’LU, DARBELİ, AKP’Lİ NOTLAR
Mart 25 DARBECİLİKTEN,CUNTACILIKTAN DEMOKRASİ KAHRAMANLIĞINA...
Mart 21 WASHİNGTON’DA TÜRKİYE ÖNEMSENİYOR, ÇÜNKÜ...
Mart 20 ASKERİ VE HUKUKİ DARBELER ÇÖZÜM DEĞİL
Mart 18 HUKUK DİYE DİYE HUKUK VE DEMOKRASİ KATLEDİLDİ !
Mart 11 DEMOKRASİ NE ZAMAN ‘ORTAK PLATFORM’ OLARAK BENİMSENECEK?
Mart 05 PKK ELEŞTİRİSİ YOK GİBİ!
Ocak 27 BAKALIM,BAŞBAKAN ERDOĞAN BİR İSTİSNA OLABİLECEK Mİ?
Ocak 24 SONUNA KADAR GİDİLECEK Mİ?
Ocak 12 ERDOĞAN'IN KOYDUĞU HEDEFLER İYİ AMA...
Ocak 06 BARIŞA BİR ŞANS VERMEK,BÜTÜN SÖYLEDİĞİMİZ BU!
Ocak 04 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR- 4
Ocak 02 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR
Aralık 28 'OPERASYON'UN ARKASI GELECEK Mİ?
Aralık 16 TÜRBAN YA DA DİN KORKUSU
Aralık 15 FIRSAT KAÇMASIN, YAZIK OLUR!
Aralık 05 KATLİAMIN ÜSTÜ MÜ ÖRTÜLMEK İSTENİYOR?
Kasım 28 İKİ TOKAT!
Kasım 23 NEDEN OLMASIN?
Kasım 22 PKK'YI İZOLE SÜRECİ İYİ İŞLİYOR!
Kasım 20 ŞİDDETE KARŞI AKILLA, SABIRLA MÜCADELE!
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Rektörlerin aylık geliri devlet sırrı gibi
Kraliçe Türkiye'ye niçin geldi?
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Sigara yasağı için son 48 saat
Tıp fakültelerinde kontenjan bayramı
Ergenekon davası Silivri'de görülecek
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
Yakın zamanda iki monarkı ağırladık.
Engin Ardıç
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Kendi militanlarının okuduğu marjinal birtakım parti yayın organlarını izlemediğim için farkında değildim...
Fehmi Koru
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Kapatma davası politikayla yakından ilgilenen herkesi kaygılandırdı da, bazıları daha fazla kaygılı.