EN SON HABER: (08:10) YENİ DURUMA YENİ FORMÜL...     EURO: 1,9100 - 1,9110    DOLAR: 1,2290 - 1,2300
 

DEMOKRASİ SORUNU ÇÖZÜLMEDEN, AŞ VE İŞ SORUNU DA ÇÖZÜLMEZ!



Türkiye yine patinaj yapmaya başladı. Geriye de gidebilir.

Ne yazık ki öyle.
Çünkü her şeyin başı olan siyasal istikrar hızla bozulmaya başladı. AKP’yi kapatma davasıyla birlikte uç veren kriz ortamında artık kimse önünü göremiyor.
Yarınla ilgili olarak sağlıklı öngörüler yok; sadece senaryolar üretiliyor, o kadar.
Bu arada özellikle ekonomiye ilişkin beklentiler hiç de iç açıcı değil.
Eğer siyasal istikrarsızlık gitgide derinleşirse, bundan en başta ekonomi son derece olumsuz etkilenecek. Bunun ilk belirtileri şimdiden suyun yüzüne vuruyor.
Şaşırtıcı değil bu durum.
Bir ülke düşünün.
Seçimini daha dün yapmış olsun. İktidar partisi, oyunu on üç puan arttırarak yüzde 47 ile seçimleri ikinci kez kazansın. Hükümetini kursun ve kendi içinden bir cumhurbaşkanı da seçerek yola koyulsun.
Ama daha yedi ay geçmeden, altı yıldır iktidarda olan parti hakkında kapatma davası açılsın. Başbakan hakkında, cumhurbaşkanı hakkında, birçok milletvekili hakkında siyaset yasağı talep edilsin.
Ve bu kapatma davası o ülkenin yüksek mahkemesi tarafından oybirliğiyle kabul edilsin.
Normal midir bu tablo?
Normal karşılanabilir mi?
Hukuk neresinde bu tablonun, demokrasi neresinde bu tablonun diye sorulmaz mı? Nitekim soruluyor, sorgulanıyor haklı olarak...
Bir başka açıdan bakalım.
Hukuku da, demokrasiyi de geçin. Bir an olağan karşılayın olan biteni. Ama sorun kendi kendinize:
Bu tablodan istikrar çıkar mı?..
Çıkmaz, çıkamaz.
Çıkmıyor da...
Siyasal istikrar güme gitmeye başladı. Böyle devam ederse, başta ekonomi olmak üzere her şey çorap söküğü gibi dökülmeye başlar..
Hiçbir şey olmamış gibi bekleseniz de, eski deyişle itidal, aklı selim gibi klişe çağrılar yapsanız da değişen bir şey olmaz. İş olacağına varır, önleyemezsiniz bunu.
Türkiye, her şeyin başı olan siyasal istikrarı ancak demokrasi ve hukukun üstünlüğü içinde yakalayabilir.
Türkiye, her şeyin başı olan siyasal istikrarı ancak rejime dıştan müdahalelerin son bulduğu bir ortamda yakalayabilir.
Türkiye, her şeyin başı olan siyasal istikrarı ancak iktidarla muhalefetin demokrasiyi ortak platform olarak benimsemesiyle yakalayabilir.
Türkiye’nin temel sorunu budur.
Askeri darbeler, yargısal darbeler, muhtıralar, kimsenin kuşkusu olmasın, Türkiye’ye zaman kaybettirmiştir.
Türkiye bu yüzden kalkınma yolunda nal toplamıştır. Demokrasisini, hukuk devletini yıllar yılı birinci sınıf hale getiremeyen Türkiye, ekonomik büyümesi için yaşamsal olan dış kaynakları, yabancı sermayeyi kendine bir türlü çekememiştir.
Bu yüzden aş ve iş sorunlarını çözememiş, eğitimiyle, sağlığıyla insanının hayat kalitesini ileri ülkelerin düzeyine yükseltememiştir.
Bir türlü akıl erdiremediğimiz bir nokta var. Bu da birinci sınıf demokrasi ve hukuk devletiyle aş ve iş sorunlarımızın çözümü arasındaki doğrudan bağdır.
Bunu nedense kavrayamıyoruz.
Oysa hayati bir bağ bu.
Demokratik hukuk devleti birinci sınıf olmayan bir Türkiye, gerçek siyasal istikrarı yakalayamaz. Her şeyin başı olan siyasal istikrardan yoksun bir Türkiye, ekonomik büyümesini istikrarlı bir raya oturtamaz, bundan böyle aş ve iş sorununu da çözemez. Çözemeyince, siyasal istikrarına da dikiş tutturamaz.
Bu bir kısır döngüdür.
Eski deyişle bu fasit daireyi Türkiye çok uzun yıllardır kıramıyor.
Çünkü bu fasit daireyi kırabilecek siyasal kararlılık ve demokrasi bilincine sahip siyaset kadroları çıkaramıyor.
Darbelere, muhtıralara, rejime dıştan müdahalelere birlikte karşı koyabilecek yüreğe ve demokrasi kültürüne sahip bir siyaset sınıfı çıkaramıyoruz bu ülkede...
Ne yazık ki öyle.
Demokrasi ve hukuk için mücadele edilmeyen bir Türkiye’de, demokratik hukuk devleti çıtası AB seviyesine yükseltilemeyen bir Türkiye’de, yazın bir kenara, aş ve iş sorunları da bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da doğru dürüst çözülemez.
Meselesinin özü budur.
Demokrasidir, hukuktur.
Demokrasi ve hukuk için ciddi mücadeledir.
Hatırlayın:
Darbelere ve darbecilere karşı demokrasi ve hukuk mücadelesi, bir Yunanistan‘da, bir İspanya’da, bir Portekiz’de verildiği içindir ki bu ülkeler bizi sollayıp geçtiler.
Biz ise nal toplamaya devam ediyoruz.
Yazık değil mi bu ülkeye?..


04.Nisan.2008 08:43:59
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 13 YOLUN SONU GELSİN İSTİYORSAK, KAPSAMLI STRATEJİ ŞART!
Mayıs 09 BEN O RÜYADAN UYANDIM, YOKSA SİZ HÂLÂ UYUYOR MUSUNUZ?..
Mayıs 07 GERÇEKLERİ MAKASLAMAK, HALININ ALTINA SÜPÜRMEK!
Mayıs 03 ERDOĞAN, YOL HARİTASINI NİYE BİR TÜRLÜ ÇİZEMİYOR?
Mayıs 01 1 MAYIS’A ŞİDDET VE KAN BULAŞMASIN!
Nisan 30 HEDEF ÖNCE BAŞI, SONRA GÖVDEYİ Mİ TESLİM ALMAK?
Nisan 24 AKP KAPATILIRSA, YENİ HÜKÜMET NASIL KURULUR?
Nisan 20 ÖZAL VE SİYASİ İKTİDAR
Nisan 19 SÖYLEYİN, NE ZAMAN SES VERECEK BU ÜLKE?
Nisan 18 301 YAZISI YAZMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI...
Nisan 17 MAPUSLAR SARAYI’NDA DARBE TERTİPLERİ...
Nisan 12 367 VAKASI:
Nisan 09 ASKERLE DEMOKRASİ SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?..
Nisan 04 DEMOKRASİ SORUNU ÇÖZÜLMEDEN, AŞ VE İŞ SORUNU DA ÇÖZÜLMEZ!
Nisan 03 BRİÇ KULÜBÜNDE PİŞPİRİK OYNANMAZ!
Nisan 02 TAYYİP ERDOĞAN’I NASIL BİR GÜNDEM BEKLİYOR?..
Nisan 01 ‘YARGISAL DARBE’ SÜRECİ MAALESEF BAŞLADI
Mart 28 AKP’DEN DEĞİL, DEMOKRASİDEN YANA OLMAK!
Mart 27 ERGENEKON’LU, DARBELİ, AKP’Lİ NOTLAR
Mart 25 DARBECİLİKTEN,CUNTACILIKTAN DEMOKRASİ KAHRAMANLIĞINA...
Mart 21 WASHİNGTON’DA TÜRKİYE ÖNEMSENİYOR, ÇÜNKÜ...
Mart 20 ASKERİ VE HUKUKİ DARBELER ÇÖZÜM DEĞİL
Mart 18 HUKUK DİYE DİYE HUKUK VE DEMOKRASİ KATLEDİLDİ !
Mart 11 DEMOKRASİ NE ZAMAN ‘ORTAK PLATFORM’ OLARAK BENİMSENECEK?
Mart 05 PKK ELEŞTİRİSİ YOK GİBİ!
Ocak 27 BAKALIM,BAŞBAKAN ERDOĞAN BİR İSTİSNA OLABİLECEK Mİ?
Ocak 24 SONUNA KADAR GİDİLECEK Mİ?
Ocak 12 ERDOĞAN'IN KOYDUĞU HEDEFLER İYİ AMA...
Ocak 06 BARIŞA BİR ŞANS VERMEK,BÜTÜN SÖYLEDİĞİMİZ BU!
Ocak 04 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR- 4
Ocak 02 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR
Aralık 28 'OPERASYON'UN ARKASI GELECEK Mİ?
Aralık 16 TÜRBAN YA DA DİN KORKUSU
Aralık 15 FIRSAT KAÇMASIN, YAZIK OLUR!
Aralık 05 KATLİAMIN ÜSTÜ MÜ ÖRTÜLMEK İSTENİYOR?
Kasım 28 İKİ TOKAT!
Kasım 23 NEDEN OLMASIN?
Kasım 22 PKK'YI İZOLE SÜRECİ İYİ İŞLİYOR!
Kasım 20 ŞİDDETE KARŞI AKILLA, SABIRLA MÜCADELE!
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Rektörlerin aylık geliri devlet sırrı gibi
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Sigara yasağı için son 48 saat
Ergenekon davası Silivri'de görülecek
Tıp fakültelerinde kontenjan bayramı
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Paksüt neden telaşlandı ?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
Yakın zamanda iki monarkı ağırladık.
Engin Ardıç
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Kendi militanlarının okuduğu marjinal birtakım parti yayın organlarını izlemediğim için farkında değildim...
Fehmi Koru
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Kapatma davası politikayla yakından ilgilenen herkesi kaygılandırdı da, bazıları daha fazla kaygılı.