EN SON HABER: (08:10) YENİ DURUMA YENİ FORMÜL...     EURO: 1,9390 - 1,9410    DOLAR: 1,2540 - 1,2550
 

ASKERLE DEMOKRASİ SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?..



Genelkurmay andıcı ile 10 noktada asker sorunu!

Taraf gazetesinin geçen günkü dokuz sütuna manşet haberi, “Koç da andıçlandı” başlığını taşıyordu.
Alt başlıklar şöyleydi:
“Mart 2006’da Genelkurmay İkinci Başkanlığı’na sunulan ‘ABD ve AB’nin yönlendirdiği sivil toplum örgütleri’ andıcında Rahmi Koç’un eşbaşkan olduğu bir örgüt de var. Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek tarafından hazırlanıp Genelkurmay İkinci Başkanı Işık Koşaner’e sunulan andıçtaki isimlerin başında ‘Türkiye’yi batırmaya çalışan Soros’un yakın arkadaşı’ Kemal Derviş de var. Andıçta hangi sivil toplum kuruluşunun hangi yabancı vakıf ya da kurum tarafından desteklendiğini, bunlar arasındaki dolaylı ya da dolaysız ilişkiyi açıklamak için bir dizi de şemaya yer verilmiş. Bu şemalarda birbirleriyle bağlantılı olduğu belirtilen çok sayıda isim var. Bunlardan biri de hemen her şemada yer alan TESEV’in kurucusu Bülent Eczacıbaşı. Ve sürpriz: Oktay Ekşi de andıçlandı.”
İlginç bir haber.
Türkiye’de asker sorunu nedir sorusuna ışık tutan bir gazetecilik başarısının altına imza atmış genç meslektaşımız Mehmet Baransu...
Neler söylenebilir?
Bu köşede yıllardır demokrasi açısından önemsediğim için ‘asker sorunu’ konusunda yazdıklarım bir kez daha şu 10 noktada özetlenebilir:
(1) Genelkurmay’ın bu andıcı askerdeki bir eğilimi yine gözler önüne seriyor. Öylesine yetiştiriliyor ki asker, neredeyse kendisinden başka herkesi ‘dost değil düşman’ saflarda görüyor. Bu öylesine bir hava ki, bu ülkede üniformasız olanlar sanki ‘başı bozuk takımı‘nı oluşturuyor.
(2) Asker neredeyse kendinden başka herkesi, kendisi gibi düşünmeyen herkesi dost olmayan karşı cephede görüyor. Öylesine bir hava yaratılmış durumda ki, askerin bir ‘sivil’e güvenebilmesi için, o sivilin kendisine tabi olması, ‘emre amade olması’ ya da ‘kullanılabilir olması’ gerekiyor.
(3) Askerin yetiştirilmesinde milliyetçilik dozunun zamanla kaçırıldığı anlaşılıyor. Kantarın topuzu kaçtığı içindir ki, neredeyse dışarıdan gelen her şey kuşkuyla, düşmanca karşılanıyor. “Türkiye’yi bölecekler!” korkusunun iliklere kadar işlediği, bu nedenle ABD’ye de, AB’ye de özünde ya da bildik klişelerin dışında ‘düşmanca’ bakıldığı dikkati çekiyor.
(4) Türkiye’nin AB üyeliğini, Türkiye’de AB’deki kadar demokrasi ve hukuku, AB’deki kadar pazar ekonomisi koşullarını, dışa açılmayı ve küreselleşmeyi, hatta özelleştirme siyasetini savunanlara bazen ‘vatan haini’ muamelesi yapıldığı görülüyor.
(5) Asker öylesine bir Atatürkçülük ve milliyetçilik anlayışıyla yetiştiriliyor ki, bu yüzden ‘fazla demokrasi’nin Türkiye’yi böleceğine ve ‘siyasal İslamcılar’ın elini güçlendireceğine inanır hale geliyor. Askerin kafasını şartlandıran bu ‘kırmızı çizgiler’ ister istemez Türkiye’de demokrasi ve hukuk devletinin alanını daraltıyor, demokratikleşmeyi geciktirici bir rol oynayabiliyor, (Geçen yılki 367 olayı ile 27 Nisan Muhtırası bu çerçevedeki son örnekler olarak hatırlanabilir).
(6) Biliyorum, kökleri eskilere gidiyor ama demokrasi ve hukuk devleti diyorsak, üzerinde mutlaka durmamız gereken bir nokta daha var. Asker kendisini ‘devlet içinde devlet’ gibi görüyor, devletin tepesinde bir ‘siyasi parti’ gibi davranıyor.
(7) Askerin kendisine biçtiği rol ya da misyon, kendisini ‘nihai kurtarıcı’ gören anlayış olarak da tarif edilebilir. “Asker kendisini bu ülkenin yüzde 51 sahibi sayar” diyen rahmetli bir büyük işadamını anımsıyorum bu çerçevede.
(8) Bu ülkede eğer demokrasiyi demokrasi yapacaksak, hukuku hukuk yapacaksak, o zaman askerin kendini devlet içinde devlet olarak görmesine son vermek gerekecek. Bu ülkede eğer demokratik hukuk devletini tüm kural ve kurumlarıyla yerli yerine oturtacaksak, o zaman askerin bir siyasi parti gibi davranmasına son vermek gerekecek. Bunun için elbette hem yasal hem zihniyetsel bir değişime ihtiyaç var bu ülkede...
(9) Kısaca: Bu ülkede ‘asker sorunu’ çözülmeden, demokrasi ve hukuk sorunu çözülemez.
(10) Ancak, asker sorunu aynı zamanda bir ‘sivil sorunu’dur. Darbelere, muhtıralara sessiz kalmayan, ‘askere selam durmayan‘, kriz dönemlerinde ‘kışlaya dönüp bakma’ alışkanlığı olmayan siviller ve siyasetçiler bu ülkenin siyaset meydanında ağır basmadıkları sürece de ne asker sorunu ne sivil sorunu çözülebilir.
Özetle:
Genelkurmay’ın Mart 2006 tarihli andıcının bende uyandırdığı duygu ve düşüncelerin yeni bir yanı yok.
Son söz:
Bu satırlar ‘asker düşmanlığı’nın ürünü değildir; askeri, demokratik rejim içinde yerli yerine oturtarak, bu ülkede barış ve istikrarı kalıcı kılmak isteyen bir bakış açısının ürünüdür bu satırlar...


09.Nisan.2008 07:59:22
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 13 YOLUN SONU GELSİN İSTİYORSAK, KAPSAMLI STRATEJİ ŞART!
Mayıs 09 BEN O RÜYADAN UYANDIM, YOKSA SİZ HÂLÂ UYUYOR MUSUNUZ?..
Mayıs 07 GERÇEKLERİ MAKASLAMAK, HALININ ALTINA SÜPÜRMEK!
Mayıs 03 ERDOĞAN, YOL HARİTASINI NİYE BİR TÜRLÜ ÇİZEMİYOR?
Mayıs 01 1 MAYIS’A ŞİDDET VE KAN BULAŞMASIN!
Nisan 30 HEDEF ÖNCE BAŞI, SONRA GÖVDEYİ Mİ TESLİM ALMAK?
Nisan 24 AKP KAPATILIRSA, YENİ HÜKÜMET NASIL KURULUR?
Nisan 20 ÖZAL VE SİYASİ İKTİDAR
Nisan 19 SÖYLEYİN, NE ZAMAN SES VERECEK BU ÜLKE?
Nisan 18 301 YAZISI YAZMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI...
Nisan 17 MAPUSLAR SARAYI’NDA DARBE TERTİPLERİ...
Nisan 12 367 VAKASI:
Nisan 09 ASKERLE DEMOKRASİ SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?..
Nisan 04 DEMOKRASİ SORUNU ÇÖZÜLMEDEN, AŞ VE İŞ SORUNU DA ÇÖZÜLMEZ!
Nisan 03 BRİÇ KULÜBÜNDE PİŞPİRİK OYNANMAZ!
Nisan 02 TAYYİP ERDOĞAN’I NASIL BİR GÜNDEM BEKLİYOR?..
Nisan 01 ‘YARGISAL DARBE’ SÜRECİ MAALESEF BAŞLADI
Mart 28 AKP’DEN DEĞİL, DEMOKRASİDEN YANA OLMAK!
Mart 27 ERGENEKON’LU, DARBELİ, AKP’Lİ NOTLAR
Mart 25 DARBECİLİKTEN,CUNTACILIKTAN DEMOKRASİ KAHRAMANLIĞINA...
Mart 21 WASHİNGTON’DA TÜRKİYE ÖNEMSENİYOR, ÇÜNKÜ...
Mart 20 ASKERİ VE HUKUKİ DARBELER ÇÖZÜM DEĞİL
Mart 18 HUKUK DİYE DİYE HUKUK VE DEMOKRASİ KATLEDİLDİ !
Mart 11 DEMOKRASİ NE ZAMAN ‘ORTAK PLATFORM’ OLARAK BENİMSENECEK?
Mart 05 PKK ELEŞTİRİSİ YOK GİBİ!
Ocak 27 BAKALIM,BAŞBAKAN ERDOĞAN BİR İSTİSNA OLABİLECEK Mİ?
Ocak 24 SONUNA KADAR GİDİLECEK Mİ?
Ocak 12 ERDOĞAN'IN KOYDUĞU HEDEFLER İYİ AMA...
Ocak 06 BARIŞA BİR ŞANS VERMEK,BÜTÜN SÖYLEDİĞİMİZ BU!
Ocak 04 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR- 4
Ocak 02 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR
Aralık 28 'OPERASYON'UN ARKASI GELECEK Mİ?
Aralık 16 TÜRBAN YA DA DİN KORKUSU
Aralık 15 FIRSAT KAÇMASIN, YAZIK OLUR!
Aralık 05 KATLİAMIN ÜSTÜ MÜ ÖRTÜLMEK İSTENİYOR?
Kasım 28 İKİ TOKAT!
Kasım 23 NEDEN OLMASIN?
Kasım 22 PKK'YI İZOLE SÜRECİ İYİ İŞLİYOR!
Kasım 20 ŞİDDETE KARŞI AKILLA, SABIRLA MÜCADELE!
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Rektörlerin aylık geliri devlet sırrı gibi
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Sigara yasağı için son 48 saat
Ergenekon davası Silivri'de görülecek
Tıp fakültelerinde kontenjan bayramı
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Paksüt neden telaşlandı ?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
Yakın zamanda iki monarkı ağırladık.
Engin Ardıç
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Kendi militanlarının okuduğu marjinal birtakım parti yayın organlarını izlemediğim için farkında değildim...
Fehmi Koru
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Kapatma davası politikayla yakından ilgilenen herkesi kaygılandırdı da, bazıları daha fazla kaygılı.