EN SON HABER: (23:23) Diyarbakır'da trafik kazası: 3...     EURO: 1,9390 - 1,9410    DOLAR: 1,2540 - 1,2550
 

HAYALET PROVOKATÖR



Provokatörler üniversitelere ellerini kollarını sallayarak nasıl giriyor?

Akdeniz Üniversitesi’nde yaşanan öncü (!) provokasyon, “Üniversitelerde güvenlik sorunu mu var?” sorusunu akıllara getirdi.

Herkes bu provokatörlerin içeri nasıl girdiğini merak ediyor.

Soru doğru ama işin puslu perde arkasını deşifre etmek için bu soruyu şöyle sormak gerekiyor;
“Üniversitelerde güvenlik sorununu kimler, hangi amaçla oluşturuyor? Normal zamanda güvenliklerin cirit attığı giriş kapıları, zamanı gelince kimler tarafından neden ve nasıl boş bırak(tır)ılıyor?”

Her üniversite okuyan bilir ki; genelde (!) üniversitelere, öğrencisi olsanız bile öyle elinizi kolunuzu sallayarak giremezsiniz.

En azından kapıdan girerken özel bir alandan geçer ve kimlik ibraz edersiniz.

Ama son zamanlarda üst üste yaşanan öncü-artçı provokasyonlar, üniversitelerde güvenlik önlemlerinin belirli sebeplerle göz ardı edildiğini apaçık gözler önüne serdi.

Akdeniz Üniversitesi’nin 80 güvenlik elemanının, olaylar yaşanmadan önce bir anda buharlaşmaları ve yaşanan kavga gürültüde de ortalıkta gözükmemeleri sizce bir tesadüf mü?

Türbanlı öğrencileri üniversite girişinde teker teker zanlı gibi sıraya sokan, ardından da çantalarından, başlarına taktıklarını perukların, berelerin altına kadar arayıp içeri sokmayan Akdeniz Üniversitesi Yönetimi bu sefer neredeydi?

İçeri başörtülü bir öğrenci giremedi de alnında kocaman bir kılıç resmi olan, argo tabirle; at hırsızı tipli biri nasıl girebildi? Hem de cepleri asker gibi mermilerle dolu bir halde!?

Yoksa biri ya da birileri, bu işe çanak tutmak için o gün üniversitenin bazı güvenliklerine günü birlik izin mi verdi? ya da “Kapıları açın bırakın isteyen girsin” mi dedi?

Geçtiğimiz haftalarda Marmara, Bilgi ve Yıldız Teknik Üniversitelerinde yapılan Türbana Hayır! eylemlerinde de benzer güvenlik zafiyetleri yaşandı.

Provokatörler, 3 metreye 2,5 metre büyüklükteki koca pankartları güvenlik noktalarından kolayca geçirip içeri soktu.

Ders arasında pankartlar açıldı, protestolar yapıldı; bitince de pankartlar herkesin gözleri önünde tekrar toplanıp sınıflara kaldırıldı. Peki nasıl oluyor bu çelişki?

Şimdi taşları birleştirelim.

Belli ki; bazı üniversitelerde biri ya da birileri bu provokasyonların olacağını önceden biliyor. Kendilerinin de aktör olduğu bu hain planlara çanak tutmak için güvenlik görevlilerine kriptolu talimatlar gönderiyor ve kapılar hainlere ardında kadar açılıyor.

Yoksa bu provokatörler o arazilerde önceden vardı da üniversiteler onların üzerine mi inşa edildi? Ya da bizim tatlı hayalet Casper gerçek mi?


10.Nisan.2008 16:42:15
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Nisan 10 HAYALET PROVOKATÖR
Mart 26 BOĞAZDA YÜZEN BOMBALAR (!)
Mart 16 KAPTIRMA DAVASI
Mart 14 SU ALTINDA CUMA NAMAZI PROVOKASYONU
 



Dağlıca komutanının dehşet itirafları
Peygamberimiz için alaycı üslup! - İZLE
İşte MİLLET RUHU - İZLE
Başsavcı'dan kafa karıştıran uygulama
Bu iddialar yenilir yutulur cinsten değil
AK Parti için 'kurtuluş açıklaması'
İşte mahkeme raportörünün görüşü
Internet Explorer'ın hızını 8 kat arttırın!
Operasyonu deşifre eden üyeden itiraf
İzleyecek kanal bulamıyormuş !
C. Tayyar Kala
CHP ZİHNİYETİ VE DİN
CHP öteden beri İslam dini ve müslümanla problemli.
Ali Demirer
TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SON OYUNU
PKK ses getirici saldırılarla tabana yıkılmadık mesajı vermek için akıllara durgunluk veren eylemler tezgahlıyor.
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
Yakın zamanda iki monarkı ağırladık.
Engin Ardıç
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Kendi militanlarının okuduğu marjinal birtakım parti yayın organlarını izlemediğim için farkında değildim...
Fehmi Koru
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Kapatma davası politikayla yakından ilgilenen herkesi kaygılandırdı da, bazıları daha fazla kaygılı.
Hasan Cemal
BİLİYORSUNUZ DEĞİL Mİ, AB İLE İLİŞKİLER ‘İÇ İŞLERİ’DİR!
Anayasa Mahkemesi’nin kararını beklerken AB yoluyla demokrasi!