EN SON HABER: (00:01) İşte mahkeme raportörünün görü...     EURO: 1,9100 - 1,9110    DOLAR: 1,2290 - 1,2300
 

RUHLARIMIZ ÇOK GERİLERDE KALDI!



Hayatın her noktasında taraftarlık duygusuyla hareket etme gibi bir zaafımız var.

Duyguları en uçta yaşamayı seviyoruz. Akıl terazisi bir kenara atılmış.

Son dönemlerde yaşanan kutuplaşmalarda bu çok daha net bir şekilde ortaya çıktı. Takım tutar gibi fikir, kişi ya da kurum amigoluğu yapılıyor.

İlkeler ve prensipler rafa kalkmış. İnsanlar ilke ve prensipleri baz alarak kendini konumlandırmaktan öte, karşı taraf diye tanımlayıp sınıflandırdığı kişi, kurum ya da fikirlere göre cephe belirliyor.

Ortaya konulanlar başı sonu belli olmayan, sadece kendi cephesini doyurmaya yönelik, izandan yoksun, tepki merkezli. Tabii bunun temelinde karşı tarafı düşman olarak görme önyargısı var. ‘Karşında düşman varsa her yol mubahtır’ ilkesi vazgeçilmez bir prensip haline gelmiş.

Tamamen amigoluk kıstaslarına göre sahip çıkıldığında yapılan değerlendirmelerin sıhhati tartışılır hale geliyor. Bu noktada duyguları kaşıyan, aşırılıklar üzerinden farklı hesapların içine giren bir kesimin olduğu da aşikâr.

Duygularla, sloganlarla konuşmak tatmin edici olabilir; karşıda düşman olarak algılanan bir yapının oluşu taraftarları keskinleştirip savunulan ideolojiye bağlılığı artırabilir, amigolar diri tutulabilir. Ancak bu anlayışla hareket edenler yakın dönemde bu işten kâr sağlayacak gibi gözükseler de uzun vadede herkesin zarar göreceğini söylemek kehanet olmasa gerek.

O halde yapılması gereken ne?

Öncelikle günlük tepkilerden ve açıklamalardan kaçınmak, yaşananların üzerinden hazmedecek bir süre geçtikten sonra gerekli değerlendirmeleri ilke ve prensipleri merkez alarak yapmak gerekiyor.

Yukarıda yazdıklarım eleştiri yapmayalım anlamını taşımıyor. Tabii ki eleştireceğiz… Önyargısız, ilkelere dayalı, yerinde ve zamanında eleştiri tekâmülü getirir. Ama yapılan eleştiriler daima hak ve adalet gözetilerek yapılmalı.

Yaşananlar hızlı, yorumlar hızlı, tepkiler hızlı… Herkes için söylüyorum; lütfen biraz duralım; çünkü ruhlarımız çok gerilerde kaldı…


12.Nisan.2008 16:48:05
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 14 ÖSS HAMURUNU YOĞURMAYA DEVAM…
Mayıs 05 VE ŞEHİR, İNSANLIĞI ESİR ALDI…
Nisan 29 2009 MODEL ÖSS
Nisan 22 DİN VE DİNDARLA BARIŞIK BİR SOL
Nisan 12 RUHLARIMIZ ÇOK GERİLERDE KALDI!
Mart 19 KİRALIK HAYATLARDA TÜKETİLEN BİR ÖMÜR
Mart 13 EMANET MELEKLER…
Mart 08 MAÇ OYNANIRKEN KURALLARI DEĞİŞTİRMEK
Şubat 29 EĞİTİMİ HAPSETMEK
Şubat 20 İDEOLOJİK KAYGILAR, KAYBOLAN NESİLLER
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Böyle memur görülmedi!
Erdoğan seçilir, Gül Kalır
Tesettüre girmedim ama...
Bu kadarına da pes artık!
İşte T.Ö'nün yeni kanalının adı !
367'nin mucidine inanılması zor ödül!
Başbakan Hakan'a nasıl takıldı?
Paksüt neden telaşlandı ?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
PAKSÜT OLAYININ ÖNEMLİ AYRINTILARI
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, gündeme bomba gibi düştü.
Mehmet Altan
KRİPTO ŞİFRELERİ
Kripto, Fransızca bir kelime...
Şamil Tayyar
YSK BAŞKANI AÇIKLADI
Önceki gün AK Parti hakkındaki kapatma davasına bağlı olarak oluşacak siyasi senaryoları yazmıştım.
Tamer Korkmaz
DEVRİMCİ GENÇLERE BOMBA ATTIRANLAR
Deniz Gezmiş idamı hak edecek bir suç işlememiş olabilir ama Gezmiş bir milli kahraman da değildir.