Kapatma davasında süreç yavaştan yavaşa işliyor; bir kum saati misali.
Davanın açıldığı ilk günlerdeki fırtına dinmiş ortalık süt liman gibi.
AK Parti’nin önemli isimleri ise harıl harıl çalışıyor. Sınırlı sayıdaki bu grup kimseye tek kelime etmiyor; bütün raporlar direkt olarak Başbakan Erdoğan’a gidiyor. Başbakan, her ne kadar zaman zaman sert ifadelerle muhalefete yüklense de normalleşme siyaseti güdüyor. Yani Başbakan Erdoğan özellikle ekonominin daha fazla zarar görmemesi için gerilimi düşürerek yangını söndürmeye çalışıyor.
Davanın sıradan hukuki bir dava olmadığının herkes gibi parti yönetimi de farkında. Onun için siyasi davaya siyasi bir çözüm arıyorlar. Ancak Başbakan, bu nokta da parti yönetiminde bulunan herkesin fikrini almaya çalışıyor. Son MKYK toplantısında olduğu gibi… Parti yönetiminden bazı isimler Anayasada değişiklik yapılmaması, yüksek mahkeme de iyi bir savunma yapılmasından yana.
Oysa Başkent kulislerini az çok yakından takip edenler AK Parti’nin kapatılacağından eminler. Anlaşılamayan bu durumda iken bile bazı isimlerin yasal düzenleme yapmayalım gidip kendimizi savunalım demeleri..
Şimdi gelelim asıl önemli noktaya..
Başkent’te hem parti içinden hem de parti dışından bir çok isim kişisel hesapları çerçevesinde pozisyon almaya başladılar bile. Bu nokta da ortalıkta bir çok isim dolaşsa da burada hiçbirini zikretmeyeceğim. Üstelik bütün planlarını AK parti sonrası için yapanların parti içinde “Truva atı”nın olduğu da konuşuluyor.
Bütün bu konuşulanları senaryo deyip kulak ardı edebilirsiniz. Şahsen ben konuşulan senaryoların ve adı geçen kişilerin yüzde seksen oranında doğru olduğunu düşünüyorum.
Gelen haberlere göre Başbakan Erdoğan’da olup bitenleri izliyor. Tabi sadece izlemiyor, bir yerlere not ediyor. Başbakan, kendisi sonrası yapılan senaryoların farkında; üstelik bazı isimlere de vakıf. Ama partisi içindeki Truva atını bilip bilmediğini açıkcası bilmiyorum.
AK Parti süreci iyi yönetip kapatma davasını başarıyla savuşturursa ne ala, yoksa parti sonrası planlar hazır, pozisyonlar alınmış durumda.
Peki “Truva atı”na binenler kazanırsa?