|
GELİN FIRSATÇI OLUN! 
Olay, gazete manşetlerine kadar taşındı. Dünya gıda fiyatlarındaki hızlı artış birçok fakir ülke halklarını sokağa döktü.
Hiç istemeyiz ama, yakında çatışmalarda çıkarsa şaşmamak gerek. Kuraklık nedeniyle zaten fiyatların yükselmesi bekleniyordu. Üstüne birde büyük fonların gıda ürünlerine göz dikmesi olayı bambaşka bir hale getirdi. Kapitalizmin bu acımasızlığı, önümüzdeki günlerde daha ağır faturaları insanlığın karşısına çıkaracaktır.
Peki, bütün bu olaylar yaşanırken Türkiye ne yapıyor? Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, pirinç ve buğday stokumuzun yeterli olduğunu açıkladı. Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen’de içerdeki fırsatçıları korkutmak için “gerekirse bakliyat dolu gemileri Mersin Limanı’na yanaştırırım” tehdidi savurdu. Evet, geçici çözümler açısından bu açıklamalar ve önlemler son derece önemli. 70 milyon insanın en temel haklarından olan beslenme hakkı birkaç fırsatçının olmayan vicdanlarına havale edilmemeli. O nedenle yetkililer, gerekli önlemleri almanın gayreti içinde…
Önümüzdeki yıllarda, benzer manzaralar tekrarlanacağından daha derin önlemleri de süratle almak gerekiyor.
Dünyada gıda fiyatları hızla yükselmeye devam edecek. Yani gıda, önümüzdeki yılların en stratejik ve karlı sektörlerinden biri olacak gibi görünüyor. Peki, bu perspektiften bakınca: Türkiye’nin ayakları yere basan bir tarım politikasını görüyor musunuz? Ben göremiyorum…
Oysa küresel anlamda yaşanan kuraklık, Türkiye adına inanılmaz bir fırsata çevrilebilir.
İlle de fırsatçılık mı yapmak istiyorsunuz? İşte bu fırsatı değerlendirin. Nasıl mı? Hükümet, ne yapıp edip tarıma yatırım kampanya haline getirmeli. O da yetmez, bir an önce tarım ile sanayi arasındaki entegrasyon sağlanmalı. Yaş sebze ve meyve yerine, katma değeri çok daha yüksek ürünler ihraç edilmeli. İşte o zaman tarımdan büyük paralar kazanılabilir. .
Başka sektörlerde faaliyet gösteren çok sayıda kişi tarıma yönelik yatırımlarını hızlandırdı. Son günlerde lokal olarak çıkan haberlere bakıyor musunuz? Denizlili bir iş adamı topraksız tarıma büyük bir yatırım yaptı. Aslında iş adamımız bir çiftçi değil. Bu işe girmesinde tekstilde yaşanan sıkıntının payı büyük. Aynı şekilde Yalova’da benzer bir haber vardı. Bir iş adamı kurduğu büyük bir sera ile topraksız tarım için start verdi. Bu iş adamı da çiftçi değil. Çok tanıdık bir isim olan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun hatırı sayılır büyüklükte serası olduğunu biliyor muydunuz? Rifat Bey’de çiftçi değil. Aydın Doğan’da Kelkit’te tarıma yönelik büyük yatırımı var. Kimse bu yatırımın sadece memleketine vefa borcu şeklinde okumasın. Kelkit vadisi yeni keşfedilen bir hazine gibi…
Aslında tarımdaki ışığın farkına varanlar, gördüğünüz gibi kollarını sıvamış durumda. Ama herkes biliyor; birkaç müteşebbisin yatırımıyla sonuca varmak mümkün değil. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Türkiye’nin rüzgar haritasını çıkardığı gibi Tarım ve Köyişleri Bakanlığı da Türkiye’nin tarım haritasını çıkarmalı. Hangi bölgeye hangi yatırımın yapılması gerektiği daha net şekilde ortaya çıkacaktır. Tarım ve Köyişleri Bakanı’na büyük görevler düşüyor. Bu günlerde en çok görmemiz gereken Bakan da Methi Eker olmalı…
Tarıma yatırım yapacak kişi ve firmalar her anlamda desteklenmeli. İklimin el verdiği bölgelerde “Kumluca” gibi sera merkezlerine çevrilebilir. Modern sera sistemlerini kurmak hiçte zor değil. Üstelik bu pahalı yatırımlar birkaç yılda kendini finanse edebiliyor.
Bu projelerde, yerli bankalara da büyük iş düşüyor. Çılgın reklamlarla, tüketici kredilerine bu kadar yükleneceklerine gıda sektörüne yatırım yapacak kişi ve kuruluşlara finans desteği sağlasınlar.
Tarıma bu kadar kapsamlı bir yatırım, göçü önler, istihdam sağlar, yüksek katma değeri sayesinde cari açığı ortadan kaldırır, ülke zenginliğine önemli katkı sağlar, Türkiye’nin dünya arenasındaki stratejik konumu daha da pekiştirir.
İnanın, tarım sadece köylüye bırakılmayacak kadar ciddi bir iş. Hollanda’nın tarım ürünleri ihracatı, Türkiye’nin ihracattaki lokomotif i olarak kabul edilen otomotiv, tekstil ve konfeksiyon sektörlerinin toplamının çok üstünde. Bu kıyas umarım ne demek istediğimi daha iyi anlatır
15.Nisan.2008 09:56:12 |
|
|