|
TEKZİPLER NEREDE? 
Türkiye'nin tekzip dosyası kabarıyor; ancak iddiaları yalanlaması gerekenlerden tık yok.
Kamu vicdanını yaralayan pek çok iddia gündeme geliyor; üstelik bunlar açıktan açığa yazılıyor, konuşuluyor.
Ne var ki ismi geçen kişi, kurum ve kuruluşlar susmayı tercih ediyor. Sükût, ya ciddiye almamaktan kaynaklanır ya da mahcubiyetten. Her ne sebepten olursa olsun, bazı iddialar karşısında derin sessizliğe gömülmek yarayı derinleştiriyor, güveni sarsıyor, ahengi bozuyor...
Mesela Yasemin Çongar 8 Nisan'da bir yazı kaleme aldı ve çarpıcı bir iddiada bulundu. Taraf'ta yer alan yazıya göre, geçen yıl Anayasa Mahkemesi 367 kararı alırken mahkeme üyelerine yukarıdan baskı yapılıyor. Alacakları karar kendilerine dikte edildiğinde, "Bunu torunlarıma anlatamam" diye gözyaşı döken üye oluyor. Bu bilgiyi nakleden Çongar "Bu kararı kendilerine tebliğ edenin kim olduğunu öğreneceğiz o zaman. Anayasa Mahkemesi'nin neyle tehdit edildiğini de birinci elden bileceğiz." diyor. Daha ayrıntılı göndermeler de yapıyor: "Dönemin kuvvet komutanlarından biri, TSK'nın meşrebine uygun saymadığı bir siyasetçinin Çankaya'ya çıkmasını önlemek için Anayasa Mahkemesi'ne görev verdi mi? Bu göreve "Olmaz Paşam" diye karşı çıkan yargıçlar kimdi? İtiraz edenlerin, "367 kararını çıkarmazsanız ordu yönetime el koyacak" diye darbe tehdidiyle bastırıldığı rivayeti rivayetten mi ibaret?"
Bu soruların yanıtını bir gün öğreneceğiz diyor yazar. Ona ne şüphe! Mutlaka bir gün kapalı kapılar arkasında dönen pazarlıklar ayan beyan ortaya çıkacak. Ancak asıl önemli olan, bu gerçeklerin vaktinde dile getirilebilmesidir. Zira, bugün de basına kapalı toplantılarda parti üyelerine "AK Parti kapatılmalı yoksa darbe olacak" diyen parti liderleri var. Belli ki korkutulmuş bunlar. Benzer bir psikoloji vaktiyle ANAP ve DP'de de vardı. Onlar korkuya teslim oldu, hatta korkudan ikbal umdu ve halkı kaybetti. Aynı kaderi MHP ve CHP'nin yaşaması gerekmiyor; çünkü Türk milleti bezdirilmiş ve sindirilmiş demokrasiyi istemiyor artık.
Asıl üzücü olan kısım, Çongar'ın yazısının üzerinden on gün geçmesine rağmen herhangi bir tekzip gelmemesi. Ne Anayasa Mahkemesi "hayır bize herhangi bir baskı gelmedi, bu bilgi yanlıştır" diyebildi ne de "dönemin kuvvet komutanlarından biri" bu iddia tamamen asılsızdır dedi. Eski başsavcılardan Sabih Kanadoğlu'nun birkaç gün önce Frankfurt'ta söylediği keskin laflar ortada. Ergenekon savcısına Şemdinli savcısını hatırlatarak adeta tehdit ediyor. Dün Ahmet Kekeç(Star) soruyordu: "Kanadoğlu Ergenekon'un neresinde?" Üzücü bir durum...
Cumhuriyet adlı bir gazetenin son dönem yayınlarına bakın; göreceksiniz ki cunta suçlamalarıyla koyun koyuna yaşayan ceride hep yargı (özellikle de Anayasa Mahkemesi) üzerine oynuyor. Nerdeyse her siyasi meseleyi yargı üzerine yıkan gazetenin bunu sistemli şekilde yaptığı ve yargıyı etkilemek (aslında yönetmek) için akla hayale gelmedik metotlara başvurduğu ortada. Kamuoyu tam böyle bir manzarayla karşı karşıyayken bir de Mahkeme'nin tehdit edildiği ve bazı kararların gözyaşları içinde verildiği söyleniyor. Üstelik tekzip de edilmiyor bu bilgiler. Halkın adalete duyduğu güveni devam ettirmesi için herkesin çaba harcaması (en çok da yargının gayret göstermesi) gerekiyor. Adalete duyulan güven çabuk sarsılır; ancak yeniden inşa edilmesi çok zor olur...
Şu ana kadar açıklama yapan sadece Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker. Doğru olan da budur. Radikal Yayın Yönetmeni, üst üste yazılar kaleme aldı ve Ergenekon adlı örgütlenmenin önemli ipuçlarını verdi. Daha açık, daha net bilgilere ulaşmak da mümkün; ancak suçlananlardan ses seda yok. Nokta Dergisi hakkında açılan davada, derginin yaygın yönetmeni beraat etti ve anlaşıldı ki darbe planlarına ait bilgiler, Paşa'ya ait bilgisayardan çıkmış. Bu, 2003-2004 yıllarındaki iddialarını kesinkes doğruluyor; ancak ne savcılar harekete geçiyor ne de suçlanan kişilerden tekzip geliyor. Tekzip bekleyen konuları listelesem bu sütun yetmez. "Bunu torunlarıma anlatamam" diyenlerin sayısı artmamalı artık. Tekzipler yoksa tehditler vardır; demokrasiye, insan haklarına, yargının bağımsızlığına... 17.Nisan.2008 07:35:17 |
|
|