EN SON HABER: (07:56) Sigara yasağı için son 48 saat...     EURO: 1,9100 - 1,9110    DOLAR: 1,2290 - 1,2300
 

“EGEMENLİK ELİTLERİNDİR, İTİRAZ EDİLİRSE TÜRKİYE'Yİ İMHA EDERİZ”



Bugün 23 Nisan; hayli zamandır çocuklara dönük yüzünü coşkuyla kutladığımız milli egemenlik bayramı...

Avrupa Birliği üyesi olmak isteyen, 84 yıl önce rejimini 'cumhuriyet' olarak belirlemiş, 50 küsur yıldır demokrasi peşinde koşan Türkiye'nin 2008 tablosuna bayramın anlamı yönünden bakmakta yarar var.

Seçimden hemen önce (9 Temmuz 2007 tarihinde) Doğan Medya Grubu'na ait gazetelerden birinde (Milliyet), geçmişte Merkez Bankası başkanlığı da yapmış bir yazarın (Yaman Törüner) “Türkiye'yi kim yönetecek?” başlıklı bir yazısı yayımlandı. Yazar kısa süre sonra yapılacak genel seçimde sandıktan hangi sonuç çıkarsa çıksın ülkeyi hep aynı kadronun yöneteceğini vurguluyordu.

İşte yazının başlangıç paragrafı: “Ülkeleri yönetenlere bakınız. Bütün dünyada ülkeler elit bir sınıf tarafından yönetilir. Bu sınıf, bürokratlar, medya sahipleri ve çalışanları, yargı organları üyeleri, üniversite mensupları, sanatkârlar ve bunları finanse edenler ile ülkenin zenginleri tarafından oluşturulur. Gelişmekte olan ülkelerde, bu sınıfa 'Silâhlı Kuvvetler'i de eklemek gerekir. Zaten, anayasalar da bu esasa göre hazırlanmıştır.”

22 Temmuz'da sandıktan çıkan sonuç 'elit sınıfların yönetimini' imkânsız kıldı. Millet egemenliği kendi adına kullanma hakkını bir siyasi partiye emanet etti. 'Bütün dünyada' durumu bir tarafa bırakalım, ama Türkiye'yi, o yazıda tek tek belirtildiği türden kişi ve kurumlar (bürokratlar, medya sahipleri ve çalışanları, yargı organları üyeleri, üniversite mensupları, sanatkârlar ve bunları finanse edenler ile ülkenin zenginleri) yönetmiyor bugün.

Ülkeyi onlar yönetmiyor, tamam ama yaşayarak gördüğümüz üzere, yazarın 'elit bir sınıf' dedikleri de halkın seçtiklerinin yönetmesine de izin vermiyor. “Zaten bu esasa göre hazırlandığı” yazıda ifade edilen anayasa kullanılarak, halkın tercih hakkı kısıtlanmak isteniyor.

'Milli egemenlik bayramı' adını taşıyan bu önemli günde içinde bulunduğumuz durumu iyi değerlendirmek gerekiyor.

Seçim öncesinde çıkan göz açıcı o yazıya benzer bir başka tespiti de yine Doğan Medya Grubu'na ait bir gazetede (Posta), farklı bir yazarın (Mehmet Ali Birand) kaleminden okuduk. Seçime kadar 'demokrat' çizgi izlediğini bildiğimiz yazar, şimdilerde farklı havalardan çalıyor. Açık sözlü yazısını da, sanıyorum, iki arada bir derede durumuna borçluyuz.

İçinden geçtiğimiz süreci soğuk savaşın en zirve noktasındaki 'dehşet dengesi' doktrini (MAD) ile mukayese ediyor yazar. İki taraf da füzelerini birbirine çevirmiş, ilk hamleyi bekliyor. Taraflardan biri hamle yaptığında diğeri de hemen düğmeye basacak ve iki tarafın elindeki füzelerle dünya yok olabilecekti. Türkiye'de şimdiki durum bundan farklı değilmiş.

Okuyalım: “AKP, türban adımını atarak Ulusalcıları tahrik etti. Yani ilk eşik aşılmış oldu. Şimdi Ulusalcılar tüm nükleer silâhlarını AKP'ye yöneltmiş durumda. / AKP türban konusunda geri adım atmadığı veya örneğin, bazı bakanlarını değiştirerek, kamuoyundaki bilinen kuşku ve kaygıları gidermek için bir iyiniyet gösterisinde bulunmadığı, başka bir deyişle, atacağı adımlar konusunda kesin kararlı, geri dönme niyetinde olmadığını gösterirse, Ulusalcılar nükleer füzelerini ateşleyecekler. / (..) AKP tutum değiştirmezse, Türkiye'yi imha stratejisi devreye sokulacak ve düğmeye basılacak.”

Yazıda 'Ulusalcılar' denilmesine bakmayın, kast edilen, 'elit sınıflar'... Önceki yazıda kimlerden, hangi kurumlardan oluştuğu açık açık yazılmış olan 'elit sınıflar', “Ülkeyi hep onlar yönetsin” diye hazırlanmış olan anayasayla, Soğuk Savaş döneminin 'MAD' savaş doktrinini, yalnızca sekiz ay önce sandıktan çıkarak ülkeyi beş yıl daha yönetmeye hak kazanmış parti ve liderleri üzerinde uyguluyorlar.

Halkın oyuyla iktidara gelmiş kadrolar bu 'gerçeği' anlamazsa, 'elit sınıflar', “Türkiye'yi imha stratejisini” devreye sokacaklarmış... “Türkiye kendini imhaya hazırlanıyor” başlıklı yazısında yazar öyle diyor...

Biz de her 23 Nisan'ı 'milli egemenlik bayramı' olarak kutluyoruz! Milli egemenlik ha!


23.Nisan.2008 08:16:23
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[6 adet yorum gelmiştir]    
ap 23.Nisan.2008 16:11:42
emekliler
Bazı emekliler, emekli olmadan önce millet hakimiyetine yani cumhuriyete darbe planlarıyla, emekli olduktan sonrada danıştay ve cumhuriyet gazatesini bombalayarak, cumhuriyeti ve demorasiyi koruyorlar.
Bu EMEKLİLER olmasa Cumhuriyet Ve Demorasimizin ne hale geleceğini düşünebiliyor musunuz?
Adalet Devletin TEMELİDİR.
Temel de sorun,yani ikiyüzlülük,çoklu standard yoksa,sana öyle buna böyle gibi o zaman birşey olmaz.
Bazılarının derdi ne ADALET, ne AVRUPA BİRLİĞİ ne de MİLLETİN geleceği
BU yorumda esasen boş.
TEDBİR ALINMAZ ADALET OLMAZSA DAHA ÇOOK TEPİNECEĞİZ.
ABDULLAH 23.Nisan.2008 13:54:37
antiinsan!
bunlar halktan korkan atatürkçülüğü kullanan antiinsanlardan başkası değildir.yaznızı beğendim. kıskananlar çatlasın!!!
mebs 23.Nisan.2008 13:14:13
BU ÜLKE
Ne demek istendiğini bir de uluslararası ölçekte anlayın. Sorun sadece bir iç sorun değil.
Ortadoğu'nun genlerinden okyanus ötesine uzanan deriiiiiin bir sorun. Ulus,vatan,bölünmezlik, yasa, yargı, Atatürk ,cumhuriyet,demokrasi,laiklik hepsinin istismar ediyorlar. SONUÇ AÇIK BİR BEYAN; EĞER BİZİM OMAZSA BÖYLE BİR VATAN OLMASIN.
VATAN MI?
MUGALLİT 23.Nisan.2008 12:13:49
Fehmi Abi
Şu ATV ve Sabah nasıl alınıyor birde onu yazıversen ...
zeybek 23.Nisan.2008 09:52:31

Ülkeyi elit sınıf yönetmiyorda kim yönetiyor, şimdi. Sen , yönetiyorsun. Peki sen kimsin. Halkmısın, Mlletmisin. Hicbiri değilsiniz, İşbirlikçiliğin bayisi , B gurubusunuz. O kadar. İngilterede iken Halit Eren le birlikte size ne verdiler. onu sakın kaybetmeyin, lazım olabilir. Farmasonluğa niye acık cephe alamıyorsunuz. Elit melit geveleyip duruyorsun.
ömer 23.Nisan.2008 08:27:28
atıf
günlük hayat bir perde ve asıl hayat o perdenin arkasında.çok iyi yorumladınız.elinize sağlık
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 15 BİRAZ DA SEVİNELİM
Mayıs 14 YARGILAMA SÜRECİ UZAR MI?
Mayıs 13 KIBRIS'TA ÇÖZÜM HEM YAKIN, HEM UZAK
Mayıs 10 ORG.BÜYÜKANIT 'YANLIŞ' DEDİ,AMA...
Mayıs 09 HEM CAHİL HEM DE BAĞNAZ OLUNCA...
Mayıs 08 SESSİZLİK ÜRKÜTÜCÜ
Mayıs 07 YAPAN YANLIŞ YAPIYOR
Mayıs 06 VİCDANIN SESİ YETMEZ
Mayıs 03 ABDÜLLATİF ŞENER OLAYI
Nisan 30 BÖLGEDE SULAR ISINIYOR
Nisan 29 BAŞBAKAN ERDOĞAN'DAN BEKLENEN
Nisan 26 ELLERİMİZ HAVADA
Nisan 25 SPORA DA BULAŞTIRDILAR
Nisan 24 CHP'YE UYGUN BİR TÜRKİYE TABLOSU
Nisan 23 “EGEMENLİK ELİTLERİNDİR, İTİRAZ EDİLİRSE TÜRKİYE'Yİ İMHA EDERİZ”
Nisan 13 ÜZÜNTÜ VE SEVİNÇ BİR ARADA
Nisan 12 KAPATILACAK... KAPATILMAYACAK... KAPATILACAK...
Nisan 06 SON GÜLEN
Nisan 05 DEMOKRAT, MÜSAMAHALI VE SEVECEN...
Nisan 04 TERCİH AK PARTİ YÖNETİMİNİN
Nisan 02 BIKMADAN, USANMADAN...
Mart 29 AT PAZARLIĞI (MI?)
Mart 28 HEPİMİZİN MURADI BİR, AMA…
Mart 26 ÇAĞRIYI ANLAMLI KILMANIN YOLU
Mart 23 YANLIŞ YANLIŞ İÇİNDE
Mart 22 ÇATIŞMANIN TARAFLARINI DOĞRU KONUŞLANDIRALIM
Mart 20 SİZ Mİ YANSIZ VE TARAFSIZSINIZ?
Mart 19 GÜNAH ARAYANLAR İÇİN...
Mart 15 BU DA OLDU YA…
Mart 14 AKREDİTASYON VE GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
Mart 13 SEVİNÇLERİ KURSAKLARINDA KALACAK... KALMALI DA...
Mart 12 TARTIŞIYORUZ, AMA NASIL TARTIŞIYORUZ?
Mart 07 HERKES YERİNİ BİLİRSE...
Mart 06 BU MUHTIRAYA DA “HAYIR” DEMEK LÂZIM
Mart 05 NE KADAR SEVİNSEK AZ
Mart 04 BAŞÖRTÜSÜ BAKIN NEYİ GİZLİYORMUŞ
Mart 02 KANUN BİR ÇALGI ALETİ DEĞİLSE
Mart 01 BİR DE NE OLDUĞUNU ANLASAK
Şubat 27 HUKUK VE KANUN BİR TARAFA, BORUSU ÖTENLER BİR TARAFA
Şubat 26 İTİRAZCILAR DA KABUL EDİYOR: YASAK KALKTI
Şubat 23 OPERASYON VE RİSKLER
Şubat 22 YARGITAY BAŞKANI'NA SORULDU DA NE OLDU?
Şubat 21 İŞİN DOĞRUSU
Şubat 20 ÖZGÜRLÜKÇÜ KÖKLERE DÖNÜŞ...
Şubat 19 SONUNA KADAR GİDİLECEKSE...
Şubat 15 SORUMLULUK MHP'NİN OLUR
Şubat 12 BAŞI DİK VE ONURLA
Şubat 10 KENDİLERİNE YAZIK
Şubat 09 DÖNMEYELİM TAMAM DA, HANGİ ORTAÇAĞ'A DÖNMEYELİM?
Şubat 03 LAİKLİK DİYE DİYE LAİKLİK TEPELENDİ
Şubat 02 CUMHURİYET'İN KURULUŞ FELSEFESİ
Şubat 01 TÜRKİYE'NİN ÖNÜ AÇIK
Ocak 30 ROLLER DEĞİŞMELİ
Ocak 29 HACİR ALTINDA BİR BİLİM ADAMI
Ocak 27 AMERİKA DA ÜZERLERİNİ ÇİZMİŞ OLABİLİR Mİ?
Ocak 26 O KÜÇÜCÜK KUŞKU KAPISI
Ocak 25 BİZİM DEVLET HİÇ KISKANÇ DEĞİL
Ocak 24 SONU İYİ GELSİN
Ocak 19 BİR YIL UZUN BİR SÜRE
Ocak 18 TÜRBAN SORUNU VE CHP
Ocak 17 BUNDAN SONRASI ÇIKMAZ SOKAK
Ocak 16 YASAK YOK Kİ KALDIRILSIN...
Ocak 15 BİR SEBEBİ OLMALI, AMA NE?
Ocak 13 ABDULLAH GÜL'ÜN ÖZELİ
Ocak 12 BEYİNLER BİZE GELSİN
Ocak 11 SİYASİ ÇÖZÜM MÜ, O DA NE?
Ocak 10 ABD'NİN FİYAKASI BOZULABİLİR
Ocak 09 DOĞRU OLAN KAZANDI
Ocak 05 BAŞBAKANIN ELİNDEKİ ANKET
Ocak 03 2008: HÜKÜMETİN DEMOKRASİ SINAVI
Ocak 01 ESKİ DEFTERİ KAPATIRKEN...
Aralık 30 PAKİSTAN BİZE BENZEMEZ
Aralık 29 BİR SUİKAST VE BİR DİZİ SENARYO
Aralık 26 İŞTE BU OLMADI !
Aralık 25 SORULAR VE CEVAPLAR
Aralık 18 GÜÇ VE HAKLILIK
Aralık 16 FAZIL SAY'IN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Aralık 15 SOKUŞTURMA DEĞİL, GALİBA KAKIŞTIRMA
Aralık 14 BUGÜNÜN TERÖR TABLOSU
Aralık 12 BİR GÜZEL ATLI DAHA...
Aralık 11 STATÜKOCU MUHALEFET
Aralık 08 DEVLETİN ZAAFI, REJİMİN SELÂMETİ
Aralık 07 TÜRBAN, İSMET BERKAN VE SEDAT ERGİN
Aralık 04 ANKETLER YALAN SÖYLER Mİ?
Aralık 02 SAHİCİ SİYASET ZOR DEĞİL
Kasım 30 İNGİLTERE'DE NASIL BAŞARILDI?
Kasım 29 AĞIZDAKİ BAKLAYI ÇIKARIYORUM
Kasım 27 PARİS'TE İZMİR'İ PAZARLAMAK
Kasım 23 ABD KALICI MI, YOKSA GİDİYOR MU?
Kasım 21 İKİ ŞIKLI SORU
Kasım 20 ASKERLER DE KONUŞUR
Kasım 18 BÖLMEYE KALKANLAR BİZİ GÜÇLENDİRİYOR
Kasım 17 UMUTLU BEKLEYİŞ
Kasım 16 CEZANIN BÜYÜĞÜ
Kasım 13 YANLIŞTA ISRAR
Kasım 07 TEEMMÜL BEKLEYEN BİR SORU
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Rektörlerin aylık geliri devlet sırrı gibi
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
Ergenekon davası Silivri'de görülecek
Sigara yasağı için son 48 saat
İşte T.Ö'nün yeni kanalının adı !
367'nin mucidine inanılması zor ödül!
Başbakan Hakan'a nasıl takıldı?
Paksüt neden telaşlandı ?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
Yakın zamanda iki monarkı ağırladık.