|
TÜKENİŞ 
Bir dönem sol, gücünü mağduriyetten alırdı, şimdi mağruriyetten alıyor.
"Devletin sahibi benim; siz kim oluyorsunuz" dercesine yaklaşıyor insanlara.
Bir zamanlar sol, "ezilen halklar"ın mücadelesini verirdi. En azından söylemi oydu. "İşçi sınıfının hakları"nı savunur, "eşitlik"ten dem vurur, "düzen değişmesi" üzerinde dururdu. Bu nedenle sempatiyle karşılanır, kendine kitlelerden destek bulurdu. "Tam bağımsız Türkiye" sloganıyla özgürlük arayışlarını ortaya koyar, "Kontrgerilla" baskılarına karşı çıkar ve bu haliyle bir bakıma insan hakları mücadelesi verirdi. Vakıa, o günlerde de inandırıcılık problemleri vardı; ancak "halk çocuğu" portresi ile belli bir kitlenin yüreğine dokundukları da aşikârdı.
Maalesef Türk solu, Berlin Duvarı'nın altında kaldı. Yükselen sosyal demokrat çizginin, dünyada daha evrensel bir dil kullandığını fark edemedi. O hâlâ "Cumhuriyetin kurucu unsuru"; dolayısıyla da "rejimin aslî bekçisi", "statükonun yılmaz savaşçısı" sayıyor kendini. Güya devletin yanında, halkın karşısında. Nerde kaldı "insanı yaşat ki devlet yaşasın" felsefesi?
Dünya değişiyordu. Türkiye bu değişimden geri kalamazdı; nitekim kalmadı. Daha çoğulcu, daha katılımcı, daha şeffaf bir düzen arıyordu insanlık. Bu yeni durum, global çark arasında herkesin kendi öz değerlerine yönelmesini de kaçınılmaz kılıyordu. Materyalizm derinden derine sorgulanır oldu ve insanlar bir zaman sonra varlık gayelerine yeni anlamlar verebilmek için manevî limanlara sığındı. O genel yönelişe iştirak etmeyenler de kendi tercihlerine devam etmekle beraber bu yeni duruma saygı gösterdi. İnanç özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğünün bir parçası haline geldi.
Türkiye'de sol "inanca saygılı laiklik" anlayışını bir türlü yaşatamadı. Dinden hep korktu, dindardan hep çekindi. Ta baştan aldığı pozitivist ve materyalist tavır, insanlara "yaşam biçimi" dayatmaya izin veriyordu. Oysa insanların hayat tercihleri, ferdi özgürlüğün bir parçasıydı ve onları döve döve bu tercihten vazgeçirmeye hiç kimsenin hakkı yoktu. Sol, en başta da CHP, bu gerçeği ihmal etti. Ve halktan bariz kopuşlar yaşadı.
Sol, merhametini kaybetti; o yüzden üniversite kapısına gelmiş genç kızların eşikten içeriye adım atamamaları, onların uykusunu kaçırmadı. Yürekleri sızlamalıydı oysa. Sol, şefkatini kaybetti; o yüzden darbelerden çok çektiği halde (modern/post modern/yargı yoluyla yapılan) her darbeye alkış tuttu. Sol, basiretini yitirdi; o yüzden parti kapatmanın ne denli acı bir olay olduğunu bizzat yaşadıkları halde, siyasi rakibinin kapatılmasını ellerini ovuşturarak beklemek durumunda kaldı. Sol, dirayetini kaybetti; o yüzden yıllarca eleştirdiği Gladyo'yu karşısında görünce "Ergenekon da neymiş; fasa fiso" demek zorunda hissetti kendini. Sol, merhametini o kadar kaybetti ki başörtüsüne "Nazi Gömleği" diyebildi; üstelik eğitim özgürlüğünü unutarak...
Artık solun arkasında efsane "örgüt tabanı" yok. Olamaz da. Çünkü idealist "halk çocukları" çoktan tükenip gitti. Şimdi Yüksek Yargı'nın gölgesinde çakırkeyif nutuklar atıp, laikçilik sopasıyla varoş sakinlerini döven elitist bir zümre var. Onlara göre e-muhtıra da kutsanacak bir şey, "Ergenekon terör örgütü" de. Anadolu'da her sofranın bereketi, her evin nuru sayılan Kutlu Doğum'un sahibiyle bile problem yaşıyorlar...
CHP, kurultay yapacakmış. Ne değişecek? Deniz Baykal tarihî bir fırsatı elinin tersiyle itiyor maalesef. Torunuyla bayram namazına gidebilme yürekliliğinde bir CHP lideri, Mescid-i Aksa'ya gittiğinde öğle namazına durabilen bir insan, partisini "din düşmanı" algısından kurtarmak zorunda değil miydi? Onca darbe görmüş, her darbenin millî benlikte açtığı yaraları bizzat müşahede etmiş tecrübeli bir lider, CHP'yi halkla barıştırmak zorunda değil miydi?
Sol (gerçekten sola sol demek doğru mu ondan bile emin değilim) tükeniyor; daha da tükenecek. Ta ki particiliğin, insana saygı esasına dayandığını göreceği ana kadar. Millet vicdanında yankılanmak istiyorsanız, o vicdanı sızlatmayacaksınız; yoksa tükeniş mukadderdir. Keşke sol, derlenip toparlansa ve halkla kucaklaşmayı denese... 24.Nisan.2008 07:41:47 |
|
|
|
|
BAHAR 25.Nisan.2008 08:14:20 |
|
|
 |
|
|
TÜKENİŞKİ NE TÜKENİŞ :)
Sayın Ekrem Dumanlı Beyi gerçekten tebrik etmemek elde değil , sanki bizlerin CHP ye iletmek istediğimiz görüşleri aynen yansıtmış ::)
tekrar tekrar tebrikler sayın ekrem dumanlı bey |
|
|
|
yurtsever 25.Nisan.2008 01:33:11 |
|
|
 |
|
|
onların babaları muhtar!
bizimki aza bile değil herhalde...merhum ecevit bile chp nin atatürk ve inönü den sonra 3. lideri olduğu halde chp yi terketti ve dsp yi kurdu.chp ye hep iyi niyetle girenler hüsranla ayrıldı;menderes, y.nuri hoca, ecevit, e.günay ve daha niceleri.bakın size bir şey söyleyeyim.ben hep derin meseleleri (ihl, başörtüsü, irtica vs.)chp çözer diye yıllar yılı boşa umutlandım!anladımki chp den bir cacık olmaz!kendine bile faydası yok... |
|
|
|
ahmet 24.Nisan.2008 15:50:59 |
|
|
 |
|
|
1977 CHP İLK DEFA HALKÇI OLDU VE KAZANDI
Hatta namazlı niyzalı faizden çkiden çok uzak duran dayılarım bile "ecevit biz işcilerin hakkını koruyor" diye oy vermişlerdi. Ama sonra CHP hep dvletin gölgesine sığınıp halktan uzaklaştı. Tabiki halkta ondan.. |
|
|
|
emre 24.Nisan.2008 15:39:54 |
|
|
 |
|
|
sizi seviyoruz
sayın Ekrem Dumanlı sizi seviyoruz.Allah sizden razı olsun bizim içimizden de gelen budur........... |
|
|
|
said 24.Nisan.2008 15:37:01 |
|
|
 |
|
|
tebrikler
sizi en içten dileklerimle tebrik ediyorum. yazılarınızın devamını diliyorum |
|
|
|
yiğit izmir 24.Nisan.2008 15:13:12 |
|
|
 |
|
|
ağzına sağlık
keşke solun içine düştüğü bu durumu tabanıda görse.Allah basiret versin |
|
|
|
serhat 24.Nisan.2008 12:30:44 |
|
|
 |
|
|
beklenti
kapsamlı bir değerlendirme bunu kendileri yapabilmeliydi |
|
|
|
Ali 24.Nisan.2008 10:41:33 |
|
|
 |
|
|
Umuyoruz
Bizde umuyoruz
Keşke ülkemizdeki sol gerçekten sosyal ve demokratik olsa.
Halkından bu kadar kopmasa...
Vicdanları tekrar uyansa... |
|
|
|
mehmet kaya 24.Nisan.2008 10:38:26 |
|
|
 |
|
|
Allah razı olsun
sayın baykal oku bunu
|
|
|
|
Muammer Bekaroğlu 24.Nisan.2008 09:09:26 |
|
|
 |
|
|
Yapamazlar
Sayın Dumanlı ellerine sağlık,CHP nin derdi halkla kucaklaşmak ve bütünleşmek değil onların derdi militarizmi ve burjuva ile birlikte olmak onların ülke halkını düşündüğü falnda yok yeni bir seçim yapalımda onların halini birlikte görürüz. |
|
|
|