EN SON HABER: (00:47) Demirel'e TMSF'den ikinci şok!...     EURO: 1,7560 - 1,7570    DOLAR: 1,1850 - 1,1860
 

MESELE CHP'NİN 'GENLERİ' DEĞİL

Şahin Alpay

Ben öğrenciydim, o doktor asistandı, sonra doçent oldu.

Deniz Baykal'ı 1960'ların ortalarında Ankara Üniversitesi SBF'de tanıdım. Ben öğrenciydim, o doktor asistandı, sonra doçent oldu. Ben ve arkadaşlarım için Baykal yeterince sol olmasa da saygı duyulan, canayakın bulunan bir öğretim üyesi, kısaca "Deniz Abi"miz idi.

On yıl kadar sonra, Maliye Bakanlığı'ndan henüz ayrılmış olan Deniz Baykal'ı yardımını rica etmek üzere ziyaret ettim. 1974'te çıkarılan siyasi af ile İsveç'ten yurda dönmüş, 1975'te ilk kısa dönem yedek subay olarak askerliğimi yapmıştım. Fakat pasaport verilmediği için, doktora çalışmalarını sürdürdüğüm Stockholm Üniversitesi'ne dönemiyordum. Neticede, onun torpiliyle pasaport almam, Stockholm'e dönüp doktoramı tamamlamam mümkün oldu. Bu bakımdan kendisine hiçbir zaman unutmayacağım bir şükran borcum vardır.

Baykal'la tekrar karşılaşmamız 1980'lerin sonlarında, o SHP Genel Sekreteri iken oldu. Ben o sıralar bir yandan Cumhuriyet'te çalışırken, bir yandan da Ercan Karakaş, Asaf Savaş Akat ve Seyfettin Gürsel gibi arkadaşlarla çıkardığımız "Sosyal Demokrat" adlı dergide yazıyordum. Cumhuriyet'ten ayrıldıktan sonra da (rahmetli Erdal İnönü'nün davetiyle katıldığım) TÜSES Vakfı'nın direktörlüğünü üstlenmiştim. O yıllarda zihnimdeki soru şuydu: Acaba Türkiye'de, benim İsveç'te tanıdığım türden, gerçek anlamda bir sosyal demokrat akım, parti olabilir miydi? Deniz Baykal ile İsmail Cem 1992'de "Yeni Sol" başlıklı kitabı yayınladıklarında, bunu o yönde bir umut ışığı olarak gördüm.

9 Eylül 1992'de biraz merak, biraz da heyecanla CHP'nin yeniden açılış kurultayını izlemeye Ankara'ya gittim. Baykal o kurultayda, bana bugün dahi "muhteşem" görünen bir konuşma yaptı. Şöyle diyordu: "CHP'yi yeniden tanımlayacağız... Hedef yoksulluk ideolojisi yapmak değil, refah toplumu yaratmaktır... Buradan bütün halka sesleniyorum: Artık Kürt-Türk, Alevi-Sünni kavgası yok. Bundan sonra barış var. CHP bu büyük iddiayı gerçekleştirmeye geliyor. Emekle sermayeyi barıştırmaya geliyor. Doğu ile Batı kültürünü uzlaştırmaya geliyor. İmam Hatip okuluna giden gençle, diskoya giden genci kucaklamaya geliyoruz... Artık CHP devlet partisi olarak değil, toplum ve halk partisi olarak anlaşılmalıdır..."

Birkaç gün sonra Baykal'ı aradım ve (o sıralar düzenleyicileri arasında olduğum) Pera Palas toplantılarında bir konuşma yapmaya davet ettim. Pera konuşması sanki daha da muhteşemdi... Kendi kendime "İşte Türkiye'nin liberal sosyal demokrat lideri doğuyor..." diyordum. Ona şöyle dedim: "Deniz Abi, eğer Türkiye'nin çok ihtiyacı olan bu yolda yürüyecek olursan, yarın Türkiye'nin başbakanı olacaksın... Bu yolda sana destek olacak genç ve bilgili bir danışmanlar kadrosu kurmalısın. Bak, İsveç'in 1950'lerdeki efsanevi başbakanı Tage Erlander'in beyin takımı içinden en az iki başbakan çıktı. Sen de Türkiye'ye hizmet edecek güçlü bir siyasi kadro kurmalısın..."

Baykal, bu iş için yeterince genç olmadığıma dair itirazlarıma rağmen, bu kadroyu kurmak üzere beni CHP'ye davet etti. 15 Şubat 1993'te CHP Genel Başkan ve Grup danışmanı ve de Araştırma Merkezi direktörü olarak işe başladım. Fakat görevim, başlamadan bitmişti. Zira rahmetli dostum Uğur Mumcu'nun 24 Ocak 1993'te menfurca katledilmesinden sonra Baykal, bu cinayete gösterilen kitlesel tepkilere bakarak, CHP'nin kendini yenilemeye ihtiyacı olmadığına karar vermişti.

Sekiz ay kadar Ankara'da kaldım. Bu süre içinde Baykal'la üç-dört defa, 15-20 dakikalığına bir araya geldik. Benimle birlikte görünmek dahi istemiyordu. Benzer düşünen arkadaşlarım Haluk Özdalga ve Fuat Atalay ile birlikte Program Komisyonu'na katıldık. Altı oku yeniden tanımlama yönündeki önerilerimizin uyandırdığı tepkiler karşısında CHP'de kalmanın bir anlamı olmadığını gördüm. Baykal'dan izin isteyip İstanbul'a, basına döndüm. Ondan sonra da kendisiyle bir daha hiç görüşmedik.

Baykal, zamanı gelmiş fikirlerin gücüne inansa, 1992 kongresindeki söylemine bağlı kalsaydı, CHP çoktan iktidar, Türkiye bambaşka bir yer olabilirdi. Bence mesele CHP'nin "genleri" değildir.


26.Nisan.2008 08:08:38
yorum yaz gönder yazdır puanla
 
  
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[1 adet yorum gelmiştir]    
ahmet 27.Nisan.2008 01:21:54


Maalesef ülkeyi fikirler değil kişiler yönetiyor. Elimizden gelecek birşey de yok.

 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ağustos 26 KAFKASLAR'DA KİM KAZANDI?
Ağustos 07 BAŞBAKAN'IN YERİNDE BEN OLSAYDIM
Haziran 05 ELBETTE Kİ BARACK HUSEİN OBAMA!
Mayıs 22 DEMOKRASİ KİMİN UMURUNDA?
Mayıs 03 AKP YAPMIYOR DİYE DEMOKRASİ SAVUNULMAYACAK MI?
Nisan 26 MESELE CHP'NİN 'GENLERİ' DEĞİL
Nisan 19 DEMOKRASİYİ SAVUNMA STRATEJİSİ
Nisan 15 AKP'YE YAPILANLAR NE HUKUKA SIĞAR,NE AHLAKA
Mart 08 ASKERDEN DE MİLİTARİSTLER
Mart 04 PKK ÖLDÜRMEKLE BİTMEZ
Şubat 26 KARA OPERASYONU NEREYE GÖTÜRÜR?
Şubat 12 LAİKÇİLİĞE DEĞİL LAİKLİĞE DESTEK VAR
Ocak 24 AKP VE TSK
Aralık 18 AB SÜRECİNİN NERESİNDEYİZ?
Aralık 13 MEDYA ADAM OLMADAN...
Aralık 11 FETHULLAH GÜLEN'E İLGİNİN NEDENİ
 
Demirel'e TMSF'den ikinci şok!
Asker, Baykal'ı içeri sokmadı !
Yaşar Nuri Öztürk ağzını fena bozdu !
Teslim olan PKK'lıdan korkunç itiraf !
Bu 6 ilde yaşıyorsanız DİKKAT !
Dehşete düşüren KAZA ANI - İZLE
İşte UEFA'daki rakiplerimiz - Tıkla Gör
MKE'de patlama! İşte ilk görüntüler
İnanılmaz ! Milan Baros Sarı Lacivert - Foto
Başbakan Erdoğan sözünü tuttu
Ahmet Böken
BAYAN PAKSÜT YARGIYA GÜVENMİYOR MU?
Gelin sizinle birlikte bir uygulama yapalım.
C. Tayyar Kala
MHP'NİN TEKLİFİ
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli uzun süren sessizliğini basın toplantısıyla bozdu.
Asım Yıldırım
ALKOLLÜ SÜRÜCÜLER İÇİN ÖNLEMLER
Bu iş sadece eğitimle olmayacak.
A.Abdulkadiroğlu
KADERİN BAYKAL'A OYUNU
CHP’nin askerle arasının açılmasından sonra Baykal’ın Genelkurmay’ın kapısından döndüğünü de gördük ya.
Erhan Topal
ANI YAŞAMAK
Zaman geçiyor. Zaman değişiyor. Zamanın tiktakları bir biri ardına kovalıyor.
bulent-korucu
Bülent Korucu
ÖMER BEY GİDER ASKERE, ALIR GELİR TEZKERE
Yargıçlar ve Savcılar Birliği Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun askerlik sorunu her geçen gün karmaşıklaşıyor.
engin-ardic
Engin Ardıç
ÖLMEDEN ÖNCE ADAM OLMAK
Bizim çocukluğumuzda Dale Carnegie derler bir yazar vardı, şimdi kimse tanımaz...
ergun-babahan
Ergun Babahan
ÇÖMEZ VAKASI
Turhan Çömez'i AK Parti'nin kuruluş döneminde Tayyip Erdoğan'ın özel kalem müdürlüğü yaptığı dönemde tanıdım.
fehmi-koru
Fehmi Koru
HAVANDA SU DÖVMEYE GEREK YOK
İyi ki Ak Parti kapatılmamış, iyi ki araba yoldan çıkmamış;
huseyin-gulerce
Hüseyin Gülerce
SOLUN BAHÇIVANI ERGENEKON
Ergenekon davası, sadece devlet içindeki hukuk dışı yapılanmanın adı değil. Bir şer şebekesinin, neredeyse ülkede her alanı kuşattığını görüyoruz.
mehmet-altan
Mehmet Altan
TSK NEDEN DEMOKRASİYE TARAF DEĞİL
Işık Koşaner’in devir teslim töreninde yaptığı konuşmayı okuyunca, iki şey düşündüm: