Ferid el Ensari

ABDULLAH AYMAZ
Yayınlanma Pazar, 22 Nisan 2012
Paylaş
X Post
Merhum Ferîd el Ensarî, Faslı bir profesör...
Çeşitli İslamî anlayışlar üzerine çalışan, söz sahibi olan ve bilhassa Arap dünyasında tanınıp bilinen allâme bir zât... Bediüzzaman Hazretleri'ni, Arapça olan veya Arapçaya çevrilen eserlerinden tanıyor. Türkiye'ye birçok defa sempozyumlar münasebetiyle gelip gidiyor. Sonra Üstad Hazretleri hakkında "Son Süvarî" isimli kitabını yazıyor. Dostlarının "Ümitsizlik veriyorsun; ne demek bu?" itirazlarına, "Ben Osmanlı'nın son süvarisini yazdım." diye cevap veriyor.
Bir gün kendisine hocası Bûşîhî Hazretleri: "Kitap fuarında, Mevazîn (Ölçüler) isimli bir kitap gördüm. Çok hoşuma gitti. Yeni ve farklı bir ses, bir söz!.. Bununki ilimden ziyade hikmet!.. Türkiye'ye gittiğinde yazarını bir araştır bakalım." diyor. Ferid el Ensârî, İstanbul'a bir gelişinde, Bediüzzaman Hazretleri'nin kitaplarını Arapçaya tercüme eden İhsan Kasım Bey'e M.Fethullah Gülen Hocaefendi'yi soruyor. O da, "İşte talebesi!.. Ne istiyorsan ona sor!" diyerek Nevzat Bey'i gösteriyor. Nevzat Bey'le uzun uzun görüşüyor. Yani akşamdan başlayıp sabah ezanları okununcaya kadar sorular cevaplar sürüyor. "Buldum! Buldum!" diyor...
Bundan sonra Ferid el Ensârî M.Fethullah Gülen Hocaefendi'nin kitapları üzerine çalışmaya başlıyor. "Avdetü'l-Fürsân" yani "Süvarî'nin Dönüşü" isimli kitabını yazmak için yoğunlaşıyor.
M.Fethullah Gülen Hocaefendi'nin "Erzurum'dan Edirne'ye giderken, 'Mukaddes Göç' yazısında anlattıklarımın heyecanı içindeyim." sözü dikkatini çekiyor. İstanbul'dan Eşref Hoca'yı arayıp Sızıntı dergisinde çıkan "Mukaddes Göç" başlıklı başyazıyı derhal tercüme edip göndermesini istirham ediyor. Eşref Hocamız da ([email protected])den bu yazıyı çıkarıp Arapçaya çevirerek kendisine gönderiyor.
Bunun üzerine "Mukaddes Göç" yazısı üzerine bir değerlendirme yazıp gönderiyor. İnşallah onu bir sonraki yazımda aktarmaya çalışacağım.
Ferid el Ensârî, tedavi için İstanbul Sema Hastanesi'ne geliyor. Aslında Ferid Bey, tabir yerindeyse Fas Kralı'nın "huzur hocalarından". Onun için Kral iki adamını göndererek, kendisini Fransa'da tedavi ettirmek istiyor. Ferid el Ensârî, "Ben buradan çok memnunum." diyerek Sema'dan ayrılmak istemiyor. Bir yandan da yatakta kitap yazmaya devam ediyor...
Biz, Cemal ve Nevzat Hocalarımızla bu meseleyi konuşurken Mehmet Ali Hocamız da şunları anlattı:
Bir gece rüyamda kendimi Isparta'da Gölcük'te arkadaşlarla beraber gördüm. Biz bir grubuz ama başka gruplar da var. Bir tarafımızdan, hoparlörden Arapça bir konuşma gelmeye başladı. Kur'an'dan bir ayet okunuyor ve arkasından çok güzel izahlar yapılıyordu. Hayranlıkla o sesi dinlerken birden kesildi. "Ne oldu?" dedim. "Onlar başka bir gruptu..." denildi. Baktım herkes gölün kenarına inip abdest almaya başladı. Uyandım. O gün için benim Sema Hastanesi'nde bir işim vardı. Oraya vardığımda bana "Faslı meşhur bir âlim kanser olmuş, burada tedavi ediliyor." dediler. Ben de ziyaretine gittim. "Geçmiş olsun" dedim. O konuşmaya başlayınca rüyamdaki konuşanla bu sesin sahibinin aynı kişi olduğunu anladım. Rüyamı kendisine anlatmaya başladım. Ferid el Ensârî, hemen yataktan doğrulup "Peki bu rüyayı nasıl tabir ediyorsunuz?" diye sordu. O anda düşündüm, vefatına işaret gibi geldi ama bunu kendisine söyleyemezdim. "İnşallah şifaya kavuşur ve hizmetlerinize devam edersiniz." dedim. Ama daha sonra Sema Hastanesi'nde vefat etti. Allah rahmet eylesin...
YAZARIN SON YAZILARI
ÇOK OKUNAN HABERLER

İmamoğlu’ndan sert tepki: “Muhalefet partisinin ba...

Döverek polis memuru öldürmeye 4 ayda tahliye!

Irmak Öğretmen’in ölümünde yeni gelişme: Hakkında ...

Eski Adalet Bakanı Gül’den ‘çıplak arama’ açıklama...

Kılıçdaroğlu cephesinden kurultay kararı: Olağanüs...


