Hutbenin uzun okunması sünnet mi?

Ali Demirel

Ali Demirel

18 Eyl 2020 10:17

  • Soru: “Cuma namazı kıldığım mescitte hutbe çok uzun okunuyor. Hutbenin bu şekilde okunması sünnet mi? Peygamber Efendimiz’in hutbeleri nasıldı?” (Sezgin) 

    İsterseniz sorunuzun cevabını Efendimiz’e (s.a.s.) bırakalım. Allah Resulü şöyle buyuruyor:

    “Kişinin namazının uzunluğu ve hutbesinin kısalığı onun fıkhının (ilminin) alâmetidir. Öyle ise namazı uzatıp hutbeyi kısa kesiniz...” (Müslim, Cuma 47; Ebû Dâvud, Salât 231) 

    Kaynaklarımıza baktığımızda Efendimiz’in (s.a.s.) verdiği hutbelerin az, öz ve beliğ olduğunu görüyoruz. Bir örnek verelim isterseniz.

    İbn Hişâm'ın nakline göre Rasûlüllah (s.a.s.)’in ilk hutbesi şöyle:

    “Ey insanlar! Kendiniz için hazırlık yapın. Şüphesiz biliyorsunuz ki her biriniz ummadığınız bir anda ölecek, sürüsünü çobansız bırakacak, sonra da Rabbi, arada perdeci ve tercüman olmaksızın ona şöyle diyecektir:

    - Sana Resûlüm gelip dini tebliğ etmedi mi? Ben sana mal verip ihsanda bulunmadım mı? Sen kendin için buraya ne hazırladın?

    Kul, sağına soluna bakar, hiç bir şey göremez. Sonra önüne bakar, cehennemi görür. 

    Kim yarım hurma ile de olsa bu ateşten kendini koruma gücüne sahipse hayır işlesin. Bunu da bulamayan güzel söz söylesin. Çünkü bu sebeple bir hayır ondan yedi yüze kadar katlanarak mükafatlandırılır. 

    Allah’ın selam, rahmet ve bereketi üzerinize olsun.” (İbn Hişâm, 1/118)

    Cuma namazında imamın sesi arka saflara yetişmiyorsa ne yapılmalı?

    Soru: “Cuma namazı kıldığımız yerde imamın sesi arkalara yetişmiyor. Bu durumda ne yapmalı?” (Kerim K.)

    Böylesi bir durumda yapılacak iki şey var:

    Birincisi, cemaatin içinden birisi imamın getirmiş olduğu tekbirleri yüksek sesle söyleyerek arka saflara işittirmeye çalışmalı. 

    İkincisi, şayet imamın sesi cemaate ulaşmıyorsa bu durumda cemaatin imama uyma vasfı kaybolmuş demektir. Bu sebeple böylesi bir kimse veya kimseler cuma namazı yerine o günün öğle namazını kılmalılar.

    Allah çok kötü bir fiil olan zinayı niçin yaratmıştır? 

    Soru: “Madem zina bu kadar kötü bir fiil, Allah neden böyle bir günahı yaratıyor ve insanların bunu yapmalarına fırsat veriyor?” (Selen)

    Esasen yaratılışta bu fiil, zina değildir ki! O, beşerin nesli devam etsin diye bir cinsî münasebet fiili olarak yaratılmıştır. Neticesi itibariyle çok hayırlı bir iştir. 

    Allah’ın yarattığı, zina değildir. Allah’ın yarattığı, cinsî münasebettir ve bu da insana üreme için verilmiştir. İnsan neslinin devam etmesi için Allah tarafından verilmiş bir lütuftur. 

    Orada alınan lezzet de neslini devam ettirebilmesi için insana verilmiş bir peşin ücret, bir avanstır. İnsan, bu haz ve zevki meşru dairede kullanmakla yükümlüdür. Bunu su-i istimal edip kendisine ait olmayan yerlerde kullandığı zaman zina fiili gerçekleşmiş olur. 

    Allah, yarattığı şeyleri umumi neticelere ve umumi hayırlara göre yaratır. Bunların neticesinde bir kısım kötü şeyler meydana geliyorsa bunlar insanın fiiline ait şeylerdir. 

    Bakınız bu hakikati Rabbimiz bir ayet-i kerimede nasıl dile getiriyor: 

    “Ey insan! Sana gelen her iyilik Allah’tandır. Başına gelen her fenalık ise nefsindendir.” (Nisa, 4/79)

    Yani zinayı beşer kazanmıştır. Dolayısıyla çirkinlik beşere aittir. Ama beşer bunu yaparken fiil, Allah tarafından yaratılır. Zina eden kişinin kendisi olduğu için cezayı da o görür. 
    18 Eyl 2020 10:17
    YAZARIN SON YAZILARI