Namaz kılmayan çocuk dövülebilir mi?

Ali Demirel

Ali Demirel

04 Ara 2020 13:22

  • Soru: “Çocuklarınız yedi yaşına geldiklerinde onlara namazı emredin. On yaşına gelince (namaz kılmazlarsa) onları dövün” şeklinde bir hadis-i şerif var mı? Gerçekten Peygamber Efendimiz (s.a.s.) namaz kılmayan çocukların dövülmesini mi emrediyor? (Aleyna S.)

    Evet bu, çoğumuzun duyduğu ve okuduğu bir hadis-i şerif. Ebu Davud ve Tirmizi’nin rivayet ettiği bu hadis-i şerife genel itibariyle soruda olduğu gibi “Yedi yaşına geldi mi çocuğa namazı emredin/öğretin, on yaşına geldi mi kılmadığı takdirde dövün.” şeklinde bir mana veriliyor.

    Haliyle hadisten Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.) namaz kılmayan çocukların dövülebileceği şeklinde bir anlam çıkıyor.

    Peki bu doğru mu gerçekten? Hz. Aişe annemizin ifadesiyle “terbiye kasdıyla” bile olsa hiçbir canlıya el kaldırmayan rahmet ve şefkat güneşi Efendimiz (s.a.s.), namaz kılmayan çocuğun dövülebileceğini söylemiş olabilir mi?

    İsterseniz öncelikle hadis-i şerifin orijinalin metninin ilgili yerini bi okuyalım: 

    “Feiza belağa aşra sinîne fadribuhu aleyha...”

    Bu cümlede “dövme” anlamı verilen fiil “fadribu” ifadesi.

    Bu ifadenin kökü olan d-r-b fiilin anlamlarından birisi de “Dövmek!”. Doğru. Ancak diğer dillerde olduğu gibi Arapça’da da fiiller farklı edatlarla beraber kullanıldığında anlamı değişebiliyor. 

    “Nasıl yani?” diyeceksiniz. 

    Şöyle ki, mesela burada bahsini ettiğimiz fiil “ala” harfi cerriyle yani “ala” edatıyla kullanılıyor. 

    “Feiza belağa aşra sinîne “fadribuhu ale”yha]...”

    Fadribu fiili “ala” edatıyla kullanıldığında “dövün” anlamına değil “zorunlu kılmak”, “sorumlu ve yükümlü tutmak” veya “çeşitli metot ve usuller kullanmak” gibi anlamlara geliyor.

    Eski veya yeni sözlük müellifleri “ala” edatıyla kullanıldığında bu fiile böyle bir anlam, yani “dövmek” anlamı vermiyor. 

    Dolayısıyla hadis-i şerife Türkçe mana verirken “Çocuğunuz on yaşına gelince, kılmıyorsa dövün” tercümesi doğru değildir. 

    Bu hadisin doğru tercümesi şöyle olmalı: “Çocuğunuz 7 yaşına gelince namazı öğretin, 10 yaşına gelince onu sorumlu tutun/yükümlü tutun.” 

     Mevzuya din eğitimi açısından baktığımız zaman da dayak vb. gibi şiddet içerikli cezalarla çocuğu namaza zorlama elbette doğru bir yaklaşım olamaz. Malumunuz eğitimin mayası sevgi ve şefkattir. 

    Namaz eğitimi için de aynı şey geçerlidir. Özellikle çocuklar için sevgi çok önemlidir. Onlar sevgiyle büyür ve sevgiyle eğitilirler. Çocuk sevgi gördüğü kişiye bağlanır, onu dinler, onun gibi yaşamaya çalışır. Haliyle sözlü veya fiili şiddet gördüğü kimseden uzaklaşır.

    Dolayısıyla çocuklarımıza namazı öncelikle kendimiz örnek olarak, sonra da sevdirerek öğretmeye çalışmalıyız...

    04 Ara 2020 13:22
    YAZARIN SON YAZILARI
    YAZARLAR