CHP'liler dama oynuyor

* Yandaki QR kodu kullanarak bu yazıyı dinleyebilirsiniz. Yapmanız gereken çok basit. Akıllı telefon ya da tablet bilgisayarınıza "QR Scanner" uygulamasını indirin. Uygulamayı açıp, kameraya kodu okuttuğunuzda ses dosyası otomatik olarak açılacak. Eskiden 'Ortadoğu ve Balkanların' diye bir klişe vardı. Onunla söyleyecek olursak Ortadoğu ve Balkanların en kurultaycı partisi CHP yine işbaşında. Bu sefer iki gün arayla olağanüstü kurultay toplayarak kırılması zor bir rekoru deneyecekler. Aslında haksızlık etmeyelim, CHP olmasa iyice yeknesak hale gelmiş siyaset arenasının heyecanı kalmayacak. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın 'üçüncü dönem yokum' açıklaması AK Parti'yi biraz kımıldattı. Ancak şimdilik herkes birbirini kolladığı için hareketlenme görünmüyor. Neyse CHP'ye dönelim. CHP'deki hareketlilik rutine dönüştüğünden bıkkınlık veriyor. Bir de basit hamleler izleyicilerin seyir zevkini bozuyor. Satranç değil dama seyrediyor gibiyiz. Neden iki kurultay? Çünkü Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, muhaliflerin yeterli imzayı toplayabileceğini tahmin etmedi ve gafil avlandı. 'Kurultayı toplayan gündemi belirler' kuralını aşmaya çalıştı. Bu defa karşısına kayyum tehdidi çıktı. Saadet Partisi'nde yaşandığı üzere partinin kayyuma devri ihtimal olarak belirince karşı adım geldi. Önce Kemal Bey'in kurultayı toplanacak, ardından muhaliflerinki... Kılıçdaroğlu ve ekibi parti içi iktidarı kaybetmemek adına bu garabete imza atıyor. Kurultay, parti içi muhalefetin son şansı. Seçimlerde Meclis grubunu tek renk haline getiren Kılıçdaroğlu, sonbahardaki seçimli kurultaydan önce delege yapısında da temizlik yapacak. Yani muhalifler lideri götürmekten ziyade kendilerini kurtarmanın derdinde. Merkez Yönetim Kurulu kararıyla 12. maddeye göre üye yapılanların seçilme hakkı olsun ama oy kullanamasın istiyorlar. En kritik taleplerden biri bu. Diğeri ise genel başkanın MYK'yı tek başına seçebilmesine imkân veren 39. madde. 2008 kurultayında değişen ama yürürlüğü ertelenen madde, son krizde Yargıtay Başsavcılığı'nın onayı ile işlerlik kazanmıştı. Önder Sav ve ekibinin tasfiye edildiği kriz sırasında yeni tüzüğün yürürlükte olduğunu söyleyen yargı, Kılıçdaroğlu'nun imdadına yetişmişti. Muhalifler eskiye dönülmesini ve MYK'yı genel başkanın değil, Parti Meclisi'nin seçmesini talep ediyor. Eski lider Deniz Baykal, kendisi için hazırlanan maddenin kalmasını isteyerek diğerlerinden ayrılıyor. Muhaliflerin değişiklik tekliflerinin önemlilerinden biri de kurultaylarda seçim kararını kolaylaştırmak. Seçim yapılıp yapılmayacağını oylamak için delegelerin yüzde 10'unun talebi yeterli olsun diyorlar. Şu anda bu oran salt çoğunluk şeklinde. Değişiklik taleplerinde mevcut delegelerin hoşuna gidebilecek mesajlar var. Hazine yardımının yüzde 40'ının teşkilatlara dağıtılması bunlardan biri. Son seçimde başarısızlığın faturası Hazine yardımını reklam kampanyalarına harcayıp yerel unsurlara para göndermeyen Gürsel Tekin'e kesilmişti. 'Mevcut delegelerin yerine kendi adamlarını getirecekler' propagandası da etkili olabilir. Muhalifler, delegeleri 'bu aslında sizin de son şansınız' cümlesine ikna edebilir. Hazine yardımı ve delege kıyımı tezi kurultayda dengeleri değiştirebilir. Baykal henüz rengini tam belli etmedi. Ayrıca tekliflere açık yüzergezer bir delege kitlesi de mevcut. Kılıçdaroğlu ilk kurultayda, önceden söz verdiği şimdi de muhaliflerin talep ettiği bazı değişiklikleri gerçekleştirecek. Önseçim yapılması, çarşaf listenin mümkün hale gelmesi, adaylık için yüzde 20 imzanın yüzde 10'a çekilmesi gibi. 26 Şubat'taki kurultayda tüzüğü büyük oranda değiştirerek ikinci kurultayı sakil hale getirmek istiyor. Kim kazanırsa kazansın kaybeden CHP ve belki de Türkiye olacak. Parti içi iktidara böylesine enerji ve mesai harcayan bir partinin bırakın iktidar alternatifi olmasını, adamakıllı muhalefet yapması bile zor. Nisan-mayıs aylarındaki il ilçe seçimleri ve sonbahardaki büyük kurultay, CHP'nin 2012'yi iç hesaplaşmalarla geçireceğini gösteriyor.

YAZARIN SON YAZILARI