Vatandaşı değil vatanı sevmenin psikolojisi

DOĞU ERGİL
Yayınlanma Perşembe, 9 Şubat 2012
Paylaş
X Post
Şu anda kör dövüşüne dönüşmüş olan siyasetimiz iki eksenli bir tartışmaya hapsolmuş görünüyor.
Bunun ilki, "Ergenekon hayali bir örgüttür, AK Parti hükümeti iktidarını pekiştirmek için böyle bir öcü icat etmiştir. Bu sayede başta askerler olmak üzere tüm muhalefeti yok ediyor veya sindiriyor" tezi. Delil olarak da cezaya dönen tutukluluk sürelerini, çok sayıda gazetecinin hapiste olmasını, bir kısmının işten çıkarılmasını, hükümetin gösteri yapan, yumurta atan, hatta çantasından yumurta çıkan öğrencilere karşı hoşgörüsüz tavrı dillendiriyorlar.
İkinci tartışma ekseni ise fiili darbelerle başlayan, 1997 (13 Şubat) ve 2007 (27 Nisan) darbe tehditleriyle devam eden, Milli Güvenlik Kurulu aracılığıyla sürdürülen askeri vesayet Türkiye'ye öyle bir deli gömleği giydirmişti ki ülke kendi güvenlik güçlerinin işgali altında dünyadan soyutlanmış bir hali yaşıyordu. Eğer toplum bunca darbeye, işkenceye ve acıya karşı çıkıp AK Parti'yi desteklemeseydi ve bu parti de toplumun beklentilerine yanıt veren icraatı gerçekleştirmeseydi Suriye'deki Esed rejimi gibi bir yönetime mahkûm olacaktık. Bu tespit, tabii AK Parti'yi dünyanın en demokrat ve hukuka saygılı partisi yapmıyor ama geçmişle kıyaslandığında nerede durduğumuzu da gösteriyor.
Yanlış tartışma
İzninizle tahlile birinci tartışmanın öncüllerinden başlayayım. "AK Parti, başta askerler tüm muhalefeti susturmaya çalışıyor" önermesi sorunlu bir iddiadır. Çünkü ordu bir muhalefet odağı değil, bir güvenlik kurumudur. Yapması gereken ülkeyi dış tehditlerden korumaktır. Rejimi koruyacağım diye toplumu "düşmanlar" ve "yandaşlar" diye ayıramaz. Ama ne yazık ki yaptı. Yapanlar, şimdi bu vahim ve acılı yanlışın bedelini ödüyorlar. Ödemeliler.
Diğer yandan hükümet, uzun tutukluluk sürelerinin, iddianame olmadan tutuklama yapılmasının, Ceza ve Terörle Mücadele yasalarının pek çok şeyi terör suçu haline getirmesinin ve sıradan insanların bile terör örgütü üyesi muamelesi görmesinin önünü kesecek yasal değişiklikleri yapabilir mi? Meclis çoğunluğuna dayanarak yapabilir. O halde Başbakan'ın bile şikâyet ettiği konularda Türkiye'yi hukuk özürlü bir ülke konumuna düşüren bu kamburlardan kurtarmak hükümet partisinin boynunun borcudur.
Vatan bekçiliğinin patolojisi
Askeri vesayetin geriletilip, vasiye bu kadar gücü ve yetkiyi veren kurumların, onu denetlenemez, hesap vermez kılan yasaların hâlâ muhafaza edilmesi eskinin geri gelmesini, en azından fırsat doğduğunda (bir kriz döneminde) yeni bir vasinin nöbeti devralmasını sağlayabilir. Eskiyi merak edenlere son hafta basına düşen iki beyanatı hatırlatayım:
Bir dönemin en önde gelen reklamcısı Nail Keçili 28 Şubat dönemini şöyle anlatıyor: "...Emir komuta halkalarından biriydik. Askerlerin oyuncağı gibiydik... Cenajans'ı 1969 yılında kurdum. 35 sene Türkiye'nin en büyük reklam ajansı olarak faaliyet gösterdik. Ama 28 Şubat'ta işadamı kimliğimi kaybettim... 28 Şubat döneminde askerler medya sahiplerine, işadamlarına... ayar verirdi. Askerlerin ağzından çıkacak tek bir söze bakıyordu her şey. Korku toplumu oluşmuştu ve her birimiz askerlerin emir eri gibiydik."
İkinci ibretlik beyan, 1980 darbesi sonrasında Mamak Askeri Cezaevi'nde askerlik yapmak zorunda kalan talihsiz bir erin nasıl vatana hizmet edeceğim diye gelip, işkenceci olduğunu anlattığı öykü. Adı Doğan Eşlik olan eski er terhis olduktan sonra bir türlü huzura kavuşamamış ve yıllar sonra işkence ettiği tutuklulardan biri olan Yılma Durak'ı bulup özür dilemiş ve elini öpmüş.
"Bizi insanlıktan çıkarmışlardı, işkence ettiğim insanlar ne olur haklarını helal etsin" diyen Eşlik, içindeki acıyı daha fazla taşıyamadığı için itiraf ve helalleşme için Ankara'ya geldiğini söylüyor. "Keşke vatani görevimi Mamak'ta değil başka yerde yapsaydım. Sarıkamış'ta olduğu gibi cephede savaşmayı tercih ederdim" diyor.
Bebeklerinden katil, askerinden işkenceci üreten bu düzenden kurtulmamızın yolu evrensel hukuk kurallarını içselleştirmek, hiçbir kesime ayırımcılık yapmamak ve vatandaşlarına eşit ve saygılı davranan hukuk devletini kurabilmektir. Yoksa bu düşmanlık ve nefret üreten sistem hepimizi öğütecek.
YAZARIN SON YAZILARI
ÇOK OKUNAN HABERLER

CHP'de kurultay satrancı: 'Kurultay' dedi! Tarih v...

Uyuşturucu operasyonu yapılan 7 ünlünün test sonuç...

'Hurdaya çıkardılar!' Ekrem İmamoğlu: “Yargıyı bi...

CHP’nin sosyal medya hesabı el değiştirdi!

Öcalan: “Demokrasinin kolayca inkar edildiği bir ü...


