Yeni yılda Türkiye fotoğrafı

DOĞU ERGİL
Yayınlanma Salı, 10 Ocak 2012
Paylaş
X Post
Toplumların fotoğrafını çekmek mümkün değildir.
O büyüklükte bir mercek daha icat edilmedi. Uzaydan ülkelerin fotoğrafı çekilebiliyor ama onlar da insanları göstermiyor. Zaten istenen onların görüntüsü değil, nasıl ve neden belirli şekilde davrandıkları. Bunları da sosyal araştırmalar ortaya koyuyor. Elimizde toplumumuzdaki eğilimleri sergileyen iki araştırma var. Bunlardan biri Stratejik Düşünce Enstitüsü'nün (SDE) Aralık 2011 tarihinde yaptığı 2011 Gündem ve Siyasi Durum Araştırması. Diğeri ise Metropoll Araştırma Merkezi'nin aynı tarihte yaptığı Liderlerin İmajı Ve Kurumlara Güven Araştırması.
2011 değerlendirmesi ve 2012'den beklentiler
SDE'nin sorduğu "Sizce 2011 yılının en önemli gelişmesi/olayı nedir" sorusuna yurttaşların verdiği yanıtlar, hiçbir konunun toplumun çoğunluğunca önemsenmediğini göstermiştir. Katılmacıların yüzde 20,1'i "terör"ü, yüzde 19,6'sı "Van depremi"ni, dünyadaki krize rağmen yüzde 6,2'si "ekonomi"yi, yüzde 5,3'ü "futbolda yaşanan şike olayı"nı, yüzde 4,4'ü "Arap Baharı"nı, yüzde 3,4'ü "işsizlik sorunu"nu ve son olarak yüzde 2,2'si 12 Haziran genel seçimlerini 2011 yılının en önemli olayları olarak saymışlardır. Bu veriler de göstermiştir ki yurttaşlarımız daha çok içe dönük bir yaşam algısına sahiptir.
"Sporda şike yapanları cezalandıran yasa değişikliğini ilk seferde cumhurbaşkanının veto etmesini nasıl karşılıyorsunuz" sorusuna verilen yanıtlar, yüzde 57,5 ile veto kararının desteklediğini göstermektedir. Katılımcıların sadece yüzde 18,3'ü cumhurbaşkanının kararını yanlış bulmaktadır. Anlaşılan halk, siyasetçilerde bulamadığı "uygun davranışı" cumhurbaşkanının çıkışında görmüş ve onu desteklemiştir.
Tam burada Metropoll'ün Sn. Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığını ne kadar başarıyla yaptığı sorusuna aldığı yanıtlar anlam kazanmaktadır. Halkın yüzde 81,1'i Gül'ün görevini iyi yaptığını belirtmektedir. yüzde 17 bu konuda onu başarısız bulmaktadır. A. Gül'ün "herkesin cumhurbaşkanı olup olmadığı" sorusuna halkın yüzde 69,1'i "oldu", yüzde 25,5'i "olmadı" yanıtını vermiştir. Bir bakıma cumhurbaşkanı toplumsal vicdanı ve bir ölçüde partiler üstü muhalefeti temsil etmektedir. Bu rolünü de halkın çoğunluğu benimsemiş görünmektedir.
Ergenekon algısı
Halkımızın hâlâ önemli bir kısmı 'Ergenekon' adını taşıyan ve hukuk dışına çıkarak her türlü yöntemle bürokratik-askeri vesayeti yaşatmak isteyen bir örgütlenme olduğu konusunda nerede duracağını bilmemektedir. Bu suçlara istinaden tutuklanan ve halen hapiste bulunan pek çok üst düzey asker ve sivil erkânın iddialarda dile getirilen suçları işlemiş olamayacakları kanısı hâlâ geniş kesimlerce paylaşılmaktadır. Bu muğlaklığı kimi çevrelerin bilinçli biçimde yaymasının da etkisiyle Ergenekon ve Balyoz davaları ile ilgili kanaatler toplumdaki kafa karışıklığını yansıtmaktadır.
Katılımcıların yüzde 41,4'ü adı geçen konularda süren sorgulama ve yargılama olgularını "hukuki bir süreç" olarak görmekte ve "davalar sonuna kadar takip edilmelidir" derken; katılımcıların yüzde 35,8'i olayları "siyasi bir süreçtir, iddialara katılmıyorum" inancıyla izlemektedir. Kanaat belirtmeyenlerin oranı ise yüzde 22,8'dir. Görülüyor ki toplumumuz bu konularda bir çoğunluk algısı oluşturamamıştır. Acaba bunda AK Parti hükümetinin demokrasi ve hukuk devleti olgularını sonuna kadar götürmeyeceği, sadece askerlerin siyasette etkisini kırdıktan sonra durup kendi iktidarını pekiştireceği kuşkusu ağır mı basmaktadır? Eğer öyleyse AK Parti yetkililerinin "ileri demokrasi" vaadini ne geciktirmek ne de savsaklamak gibi bir lüksleri vardır. Partinin devşirdiği yüzde 50'lik destek büyük ölçüde bu vaade dayanmaktadır.
Perşembeye devam edeceğim.
YAZARIN SON YAZILARI
ÇOK OKUNAN HABERLER

CHP'de kurultay satrancı: 'Kurultay' dedi! Tarih v...

Uyuşturucu operasyonu yapılan 7 ünlünün test sonuç...

'Hurdaya çıkardılar!' Ekrem İmamoğlu: “Yargıyı bi...

CHP’nin sosyal medya hesabı el değiştirdi!

Öcalan: “Demokrasinin kolayca inkar edildiği bir ü...


