Halepçe'ye Katliam Muz kokusuyla geldi…
Halepçe’ye Katliam Muz kokusuyla geldi…
Elma, portakal ve muz…
Halepçeli çocuklar neden sevmez bu kokuları…
Halepçe’de tarihi neden 16 Mart 1988’de kalmıştır.
Neden uçaklar buralardan geçerken hep nefreti hissederler…
Halepçe kimlere Enfal (Ganimet) olmuştur…
İnsan olan 6,357 insan kanı üzerinden iki kuruşluk dünyalık menfaat için bunu yapar mıydı?
Ey Saddam zalimi niçin kıydın Halepçe’ye….
***
16 Mart’ta güneş parıldıyor, bulutlar ise gelen felaketin hüznünü taşıyordu.
İnsanlar her günkü işlerini yapıyordu.
Bir baba evden çıkıyor rızkı için…
Bir anne kızının saçlarını tarıyordu.
Belki de yolculuğu hissetmişti.
Ötelere güzel gitmek gerekirdi…
Kalpleri delen uçakların sesi duyuldu önce…
Önce canlar kuş olup uçurdu napalm bombaları…
Yakmıştı sineleri ve bedenleri…
Sonra… Sonra….
Çocukların burunlarına muz, elma ve portakal kokuları gelmeye başladı.
O küçükler annelerinden, babalarına uzattılar ellerini isterken bu meyveleri… Tek tek ruhlarını teslim edip Hakka yürüdüler.
3 Saat kesilmedi uçak sesleri.
Gökten hardal ve sarin gazları yağıyordu.
Yağdıkça… Yağdıkça…
İnilti sesleri…
Yardım sesleri…
Nefes alamamak Allah’ım…
Bugüne kadar bu kadar hissedememiştik bu bir nefesin kıymetini.
Alimler diyarı Halepçe, mazlumlar diyarı Halepçe.
Yakın dönemin en büyük katliamın tanığı Halepçe….
***
182 bin kişilik Kürdün öldüğü Enfal operasyonun en kanlı kirli saldırısını gören ey Halepçe…
6,357 kişinin zehirli gazlarla mazlumlar kervanına katıldığı Halepçe…
14 bin 765 kişinin gaz bombardımanı ile yaralandığı Halepçe…
Bugüne kadar 43 bin 753 kişinin bu gazlardan Şehitler kervanına katıldığı Halepçe.
Binlerce halen mazlum çocuğun sakat doğduğu Halepçe….
Ey kardeşlerim bizi affedecek misiniz?
Bugüne kadar sessiz kalan din kardeşliğinin hakkını veremeyen bizlere…
Ey Halepçe hep bağrın yanık kalacak.
Çocuklar hiç burada muzu sevemeyecek.
Ey her meyvenin yetiştiği güzel Halepçe, burada neden ağaçların hep çiçeği boynu büküktür?
Ey çocuğuna sarılıp son bir çırpınışta yavrum diyen anne bizi affedebilecek misin?
Ey evladım deyip son bir çırpınışla çocuklarını kurtarmaya çalışan baba, büyük divana gitmeden bizi affedebilecek misin?
Ey iki yüzlü tek dişi kalmış ABD, Fransa, Almanya, siz değimliydiniz Saddam’a o kimyasalları veren…
Şimdi hangi yüzle Mazlum Halepçe’desiniz.
Siz işinizi yapıyorsunuz.
Sorun bizlerin ümmetin yetimlerine sahip çıkmamız.
Ey Halepçe bizi affet…
YAZARIN SON YAZILARI
ÇOK OKUNAN HABERLER

İddia! Özgür Özel, Akın Gürlek'in Erdoğan'a ait se...

Washington Rusya-Ukrayna savaşına zaman ve enerji ...

Kur’ân’ın Sihirli Ufku Fatiha Sûresi ve Bakara Sûr...

AKP sözcüsü Burcu Köksal için grup toplantısını i...

Akın Gürlek de kendisi hakkındaki iddialara ilişki...


