Ölüler acı çekmez, kalan sağlar bizimdir!

İBRAHİM ÖZTÜRK
Yayınlanma Perşembe, 22 Mart 2012
Paylaş
X Post
Son iki yazıda, 'bir sıcak somun için, yalınkat bir don için' çıktıkları maişet yolunda trajikomik bir şekilde iş kazalarında bu hayata veda eden insanları yazıyorum.
Yazmak zorundayım, zira yetim yavruları gece uykumda kıstırıyor. Kendimi kurtarmak, özgürleştirmek, yıkılan yuvalar, dul kalan anneler aşkına yazmak zorundayım.
Artık akşam kapının tokmağı çalmayacak, yorgun-iki büklüm bir baba kapının eşiğine çöküp minik yavrusunu kirli, ter kokan kucağında öpüp koklayamayacak, ucuzundan bir çikolata veremeyecek. Yetim çocuklar sabahın erken saatinde buharlı camları silerken, babasının elinden tutup okuluna doğru seğirten çocuklara öyle melun bakakalacak.
Belediye otobüsünde tanıştığım Vanlı Ali'in 11 kardeşi varmış. Bir inşatta çalışıp 600 TL'den başlık parası biriktirip, aslında tümünü de köydeki anneciğine gönderirmiş. O kara yağız Kürt Ali'nin gözlerinin içine bakarak, göğsümü doldurarak, 'biliyorsun Ali, biz kardeşiz, kader böyle yazmış' dedim. Neden bilmiyorum, koca delikanlının başını okşadım. Hora geçti, gözleri öyle dedi bana. Şimdi hangi çadırda yanmayı bekler, bilemedim doğrusu!
Neden? Son iki yazıda, 'İşin ucunda para varsa, rekabet varsa, kârlılık varsa, gerisi teferruattır anlayışı yüzünden. Türkiye'de garibanlar bu kafadaki sözde işadamı ve girişimcinin ellerinde katlediliyor. Ve hükümetin bu konulara bakışını bulanıklaştıran, hükümeti şaşı hale getiren işte bu işadamı telkinleridir.' demişiz. Şimdi bir şey daha diyelim. Kendi gafletini gariban insanların 'kaderi' olarak lanse eden siyaset esnafı günah galerisini büyütüyor.
İş sağlığı güvencesi yasa taslağı tam 2008 yılından beri Meclis'te bekliyor. Taslağa göre 50'den fazla işçi çalışan işyerleri iş sağlığı uzmanı bulunduracak. 50'den az olunca da danışmanlık almak zorundalar. 1 ile 9 işçi çalıştıran küçük işyerlerinin maliyetini ise devlet üstleniyor.
Şimdi CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na kulak veriyoruz: '2008'den beri hükümetin dört bakanı tasarıyı imzalamadığı için çıkamadı.' Neden? Açıklıyor: 'Maliye ve Hazine başta olmak üzere ekonomiden sorumlu kişiler ve onların bürokratlarının çekinceleri vardı. Zira taslağın kamuya ve özel sektöre getireceği bir maliyet var.' Peki, yüzlerce cana, yıkılan hanümanlara bedel bu çekince, bu maliyet neymiş? Muhalefet lideri devam ediyor: 'Yeni yasa ile işyerlerine aylık 100-200 lira arasında bir maliyet çıkıyor.'
Sahi, bu dönem 'bakan yardımcılığı' ihdas edildi, değil mi? Bunlar kimler, 'işadamı' abilerimiz.
CHP liderine kulak vermeye devam. 'Yasa olsa o kaza yaşanmazdı. Zira o şirket bir iş sağlığı uzmanı bulundurmak ya da tutmak zorunda olacaktı. O uzman da bu işte müteselsil sorumlu olacağı için, o çadırları mutlaka denetletmek zorunda olacaktı. Koşullar uygundur demeden adamlar çalışamayacaktı. Kayırma, torpil olamayacaktı. Ufacık önlem bile alınsa, kapı açık olsa, çadır naylon olmasa o kaza olmayacaktı.' Ve Kılıçdaroğlu son noktayı koyuyor: 'Bunun için harcanacak maliyet, azalacak iş kazaları sayesinde kendini kısa sürede çıkarır. Bir kayıp olarak bakmak doğru değil.'
Şimdi sıkı durun, tırnak içinde verdiğim 'itiraf-tespitler' CHP liderine değil, Çalışma Bakanı Faruk Çelik'e ait. Kimin, kimi, kime şikâyet ettiğini göstermek için size bir 'eşşek şakası' yaptım, affola! Bir dediği iki edilmeyen siyasi irade bunu koca bakanlarına anlatamamış. İnandınız mı?
Eskiden tanrılara kurban verilirdi, şimdi sermayedara. Bir teklifim var; gidip 'bu yasa çıksaydı siz yaşıyor olacaktınız' diye kurbanların mezar taşlarına yazsınlar. Böylece gelecek nesil, yakın tarihi bir de mezar taşlarından okur.
Unutmadan, müjdemi isterim! Bakanlar Kurulu'nda o eksik imzalar tamamlanmış, üstelik bir de 'ivedilikle' Meclis'e sevk edilecekmiş! Gerçi, Esenyurt yangınının hemen sonrasına denk gelmesi bir talihsizlik. Ancak şöyle ifade edeyim, köprü trafiği yoğundu. Hem boşuna da yanmadılar, o gece şipşak sigortaları da yapıldı. Doğruya doğru.
Bugün iş güvenliği önerileri yazacaktım, değil mi? Yazmıyorum işte!
YAZARIN SON YAZILARI
ÇOK OKUNAN HABERLER







