Neden Sevinmiyorsunuz? “Abi” Dünya Karmasında!

Kadir Gürcan

Kadir Gürcan

17 Eyl 2017 14:06
  • Dünya çapında işler yapamadığımız ya da yapsak da elimize yüzümüze bulaştırdığımız için komplekslere girip, kendi kendimizi yiyip bitiriyoruz. Futbolda Avrupa ve dünya kupaları için yaptığımız ilk karşılaşmalarda dönüş biletimiz elimize veriliyor. Bir otomobil üretemedik diye, dünya çapında düzenlenen fuarlara ne çağrıldık ne de yılın otomotiv sektöründe ismimiz geçti. 

    Demek her şey için bir ilk varmış. ABD’de devam eden İran asıllı Türk İş Adamının uluslararası suç kadrosuna, eski kabine mensuplarından birisi dahil oldu. Dava dosyalarındaki ismi “Abi”. Darısı geride kalan üç Dalton’un başına. Gerçi o meşhur çizgi romandaki Daltonlar’ın en akıllısı “Abi Avarel” değil ama olsun, sıra en küçük boylu olan Joe’ye de gelir. Geçmiş performanslarını hatırlayınca onların da kadroya dahil olacaklarına kesin gözüyle bakabiliriz.

    Anlaşılan o ki, son bir kaç senedir ABD hükümeti ile yapılan Beyaz Saray görüşmeleri istenen neticeyi vermemiş. ABD gezilerini meşruiyetleri için en sağlam senet kabul edenlerin işleri zora girdi. En son Saray-Trump görüşmesinde, giriş kapısında “Aman kimseyi tutuklamayın!” teminatı bile alınmış olabilir. İşler epey karışık.

    Bizimkilerin dünya ticaret piyasası için teklif ettikleri (Kimin teklif ettiğini söylemeyelim, bilenler biliyor.) “Ticarette yerli para kullanılsın. Herkes kendi para birimi ile alış-veriş yapsın! Ne olacak, ayol...” akildanelikleri hiç piyasa yapmadı. Bu kuru teklifte takılıp kaldıklarından olsa gerek, uluslararası suç ve suçluların “Al adamını, ver adamımı. İstediğimi vermezseniz, papaz mı geldi, din adamımı, gazeteci mi, bürokrat mı, atarım içeri, sizi pazarlığa zorlarım.”, türünden efelenmelerle, “insan kaçırma ve zorla zapt etme” çapraz kurlar denediler ama olmadı. Menkul kıymetler borsasında, kara para aklama ve göz göre göre insan ticareti suçları işlem görmüyor.

    Dünya karmasına, uluslararası para aklama suçundan adam transfer etmek hükümet kanadını ve Saray’ı pek memnun etmedi. Sayın Cumhurbaşkanı, gazetecinin kendisine yönelttiği “Zarrab ve Kara Para aklama!” sorusuna yüz ekşitmesi boşuna değil. Arda ve bir çok futbolcunun yurtdışı transferleriyle bile ilgilenen Hazret, yakın çalışma arkadaşının ABD liglerinde ter atmasına biraz gücenmiş olsa gerek. Kolayı var; ısrar ederlerse vermezsiniz!

    Savcı Bharara görevden alınınca, havuz medyasının beslemeleri rahat bir nefes alıp, “Yahu, her halde sıyırdık.”, diye sevindirik olacaklardı ama, kısa sürdü. O gündür bu gündür Trump’a laf etmeyen, Miyanmar’daki Müslümanları düşünüyor görünüp, Trump’ın bütün müslümanlar için sarfettiği ağır sözleri görmezden gelen tribün amigosu, köşe yazarlarının neşesi ne kadar kaçsa yeridir. Sahi o Arakan’lı müslümanlar arasında dolaşan birisi var. “Eşine olmadı, hanımına bari Nobel Barış Ödülü alalım!” falan diye düşünen birileri, First Lady için methiye ve seranatlar şakıyorlar.

    Zarrab davasının hakimi, kadroya yeni dahil olan, kol saatli oyuncuyla-bizim Avarel’i kastediyor- maçın, bütünüyle farklı bir mecraya sarkacağını söylemiş. Olur ya, hakim, Türk Oyuncu hatırına maçı uzatmaya bile bırakabilir. 

    Uluslararası suçlara karışmanın böyle kötü bir tarafı var. Yurt içindeki kırıp-döktükleriniz, sümen altı edip, koruyup-kollamaya çalıştığınız, velev toplu linç girişimleri de olsa- bir şekilde rafa kaldırılabiliyor. Diktatör ve müstebitleri aldatan da bu kısa vadeli galibiyetler. Aynı kurnazlıkları uluslararası ya da hukukun Orta Oyunu ya da ucuz tiyatro gösterilerine dönüşmediği ülkelerde denemek, bir anda her şeyi trajediye dönüştürebilir.

    Saray’ın çaresizliği, hiçbir özgül ağırlığı olmayan diğer bürokratları şaşkına çevirip, afallattı. Hukuk adına işlediği cinayetlerle anılacak olan eski Adalet Bakanı ABD ile alakalı sözler sarf edince, Washington Basın Sözcüsü, zavallıya cevap verme ihtiyacı bile duymadı. 

    Birleşmiş Milletler görüşmeleri için ABD’ye gidecek ekibin, resmi korumalar da dahil, sicil dosyaları, bir kez daha gözden geçirilse fena olmaz. Elin oğlu gözünüzün yaşına bakmaz “Hazır gelmişken, sizi burada biraz tutalım!” derlerse birilerinin kalp aritmisi, tansiyon ve şekerini kontrol etmek zor olabilir.

    “Abi” kod isimli bürokratımız Zarrab davasına dahil olunca, Daltonlar’ın diğer kalan üçlüsünden hiç ses çıkmadı. Düşünsenize, üç sene önce kapandığını sandıkları suç dosyaları meğer için için yanmaya devam ediyormuş. Adamların ta 2010’da mayaladıkları göl, yavaş yavaş yoğurt tutmaya başlayacak anlaşılan.

    Kadir Gürcan
    17 Eyl 2017 14:06
    YAZARIN SON YAZILARI