Rusya ve İran'ın Trump'ı Kurtarma Projesi; Süleymani

Kadir Gürcan

Kadir Gürcan

10 Oca 2020 12:03
  • İnsan avcılığı eski bir meslek. Eskiden de hoş karşılanmayan bir geçim vasıtası olsa da, eksik kalan adaletin derme-çatma uygulayıcıları olarak piyasa tutmuş. Western filmlerinin en popüler hikayeleri insan avcıları etrafında kurgulanıyor. Hollywood'un duayeni Clint Eastwood'u mesleğinin zirvesine çıkaran, iyi yürekli kafatası avcılığı oldu. Onun bu imajı iyi yürekli şerif John Wayne'in koltuğundan edecek kadar güçlüydü. Modern dünyanını siyaset arenasına benzer bir imajın egemen olacağını kimse düşünmemiştir. Maalesef öyle. 

    Ambargolardan dolayı ayakta zor durabilen İran'ın, dünya gündemini meşgul etmek için Irak'taki ABD elçiliğine yaptığı militan saldırı istediği fırsatı ona verdi. Ortadoğu'daki terörün en büyük sponsoru İran kabul ediliyor. Şii militanların değişik isimler altında gerçekleştirdikleri eylemler, sıradan insanların dikkatlerinden kaçsa da bölgenin nabzını tutanlar için sıradan ve rastlantı değil.

    Bölgede her gün onlarca patlama, binlerce ölü ve bir türlü atlatılamayan siyasi karmaşa haber ajansları için haber değeri olmaktan çoktan çıktı. Suriye neden haber olmuyor? İran'da devam eden ve ölü sayısının bin beş yüze çıktığı sokak olayları neden ilgi çekmiyor? Haber ajansları Lübnan'daki hükümet karşıtı protestoları kendi haline bırakmayı tercih ettiler. Bunların bir yere varmayacağından, herkes adı kadar emin.

    İç siyasette tıkanan İran ile şahsi işleriyle devlet işlerini birbirinden ayıramadığı için ABD'nin en sıkıntılı ve beceriksiz başkanı durumuna düşen Trump'ın kurtuluş çaresi olarak dış siyasi hareketliliğe benzin dökmeleri şaşırtıcı olmadı. Karşılıklı restleşmelerin çok fazla uzayacağı kanaatinde değiliz. İran'ın yeni bir savaş macerasını kaldıracak gücü yok. Molla Hükümetinin birinci önceliği, altından kalkamadıkları ağır ekonomik ambargolar. Bir kaç ay önce ABD'ye ait İnsansız Hava Aracı düşüren İran'ın, Amerika ile görüşme masasına oturmak için öne sürdüğü tek şartı tahmin edin; ambargoların kaldırılması. İran, ABD ile savaş değil, bir şekilde oturabileceği masa arayışında.

    İran bandıralı petrol yüklü gemilerin okyanusta dolaşıp müşteri aradığını ama kapıların yüzlerine kapandığını bizzat hükümet yetkilileri dile getirdi. Maddi açmazlar yanında İran Halkı'nın Molla rejimine karşı biriken öfkesi dinmek bilmiyor. Molla rejimi, İran Halkı'nın demokrasi, insan hakları, temel hak ve özgürlükler konusundaki ısrarlı taleplerini, ne pahasına olursa olsun Devrim Muhafızları ile durdurmaya azmetmiş. Binbeşyüz ölü, fena bir skor değil. 

    Tam bu noktada, Kasım Süleymani'nin bir suikast ile ortadan kaldırılmasına rastlantı olarak bakmak fazla safdillik olur. İran'ın iç çözülmelerin önüne geçmek ve enerjiyi ezeli düşman Amerika“Büyük Şeytan” üzerine kaydırması için Süleymani gibi dikkat çeken bir figürü harcaması, pahalı da olsa katlanılabilir bir kayıp olarak duruyor. Asker değiliz ama, Başkan Obama döneminden beri hedefte olduğu bilinen bir İranlı komutanın etrafa gülücükler yağdırarak görünürlüğünü artırması garip değil mi? İran, bu kritik dönemi atlatmak için başka fedakarlıklar da yapabilir. Savaş hariç.

    Rusya'nın Ortadoğu'daki bir çok projede İran'ı mayın merkebi olarak kullandığı biliniyor. İsrail, Mısır, Suriye ve Suudi Arabistan ile alakalı bütün pis işler Rus yardımı ile Devrim Muhafızları'nın tecrübeli ve emekli askerleri tarafından hallediliyor. Süleymani'nin Suriye'de döktüğü insan kanı, İran ve Rusya'ya laf söyletmeyen Türk Basını'nı bile ayağa kaldırdı. İran'ın 'Aziz' ilan ettiği komutana, 'kanlı katil' demeleri için kendince sebepleri olmalı. 

    ABD'nin Irak Konsolosluğuna, Şii militanlarınca yapılan saldırıya cevabı, Süleymani'nin öldürülmesi ile gündem buldu. İran'ın böyle bir karşılığa şaşırmış gibi davranması inandırıcı değil. Olayın ertesinde, ABD'ye savurduğu tehditler arasında Cyberattack'dan bahsetmeyi de ihmal etmedi. İşte bu noktayı detaylandırmak gerekiyor. İnternet korsanlığı dendiğinde akla İran gelmiyor! O halde...Rusya'yı bir kez daha düşünün. 

    Yalnız Kovboy (!) Trump'ın işi zor!

    Başkan Trump, yeni yıla iyi giremedi. 2020'ye ertelenmesi beklenen Yüce Divan oylaması, Başkan'ın kucağına Yılbaşı hediyesi olarak düştü. Amerikan Halkı'na verdiği Yeni Yıl Mesajında suçlu bir başkan olmanın ezikliğini yaşıyordu; “Kuzey Kore'den süpriz bir Yılbaşı Hediyesi alabiliriz!” şeklindeki gizemli müjde, kurabildiği tek sevimli cümle oldu. Yeni Yıl'ın ilk gününde Kim Yong-Un, Trump'a “Uygulanacak yeni ambargo ve yaptırımlara hazırlıklıyız!” mesajı ile karşılık verdi. Başkan Trump, Amerikan Halkı'na ima ettiği tek Yeni Yıl Hediyesinde de rezil oldu. 

    Amerika'nın efsanevi siyaset yüzü Henry Kissinger hala hayatta. Yıllar önce  “Neden tek başınıza çalışmayı tercih ediyorsunuz!” sorusuna, “Amerikan Halkı, yalnız koyboy'u sever.” şeklinde cevap verir. Rus müdahalesi şüphelerinden hala arınmayan 2016 seçimleri ile Beyaz Saray'a yürüyen Trump, hükümet kurumları ile çalışmada başarılı olamadı. Karmaşık devlet yapısı altında her geçen gün biraz daha ezildi. Amerikan Halkı önünde kaybettiği kredisini milliyetçilik hislerini köpürterek örtmeye çalıştı. Beyaz Irkçılığın sembolü sayılan Federasyon Bayrağı'na sarılarak verdiği kareler eskisi gibi tesirli olmuyor.

    Başkan Obama'nın 2011 yılında Washington'da gazetecilere verdiği yemekte davetliler arasında, o gün meşhur New York'lu işadamı Trump da bulunuyordu. Obama o gece, Üsame b. Ladin'in başarılı bir operasyon ile öldürüldüğünü biliyordu. Resmi açıklama bir gün sonra yapılacaktı. Davetlilere yaptığı konuşmanın bir sürprizi, Trump'ın ABD Başkanı Obama'nın Amerikan topraklarında doğmadığı iddiasını çürüten, resmi doğum kaydını açıklaması oldu. O gece Trump'ın yakınında oturanlar, New York'lu zenginin yerin dibine girdiğini ve işte o gece başkanlık yarışına girmeye karar verdiğini söylüyorlar. 

    Siyahi Başkan Obama 11 Eylül hadisesinin azmettiricisini avlama başarısı Trump'ın bir türlü içine sindiremediği hatta, unutturmaya çalıştığı hadiselerden. Hatta “Obama, Üsame'yi yakalamakta başarılı sayılamaz. Çünkü çok geç kaldı” diyerek, işi sulandırmaya bile çalışmış. Trump bu konuda, yanında çalıştırdığı ve FBI ve CIA hesabına çalışan Felix Sater'dan aldığı sırlara güveniyordu.(1)

    Başkan Trump, geçtiğimiz yıl Üsame b. Ladin'in oğlunun öldürüldüğünü duyurdu. Ne var ki, beklediği ilgiyi uyandıramadı. ISIS lideri Bağdadi'nin öldürüldüğü haberini verirken, Amerikan Halkı önünde gülünç duruma düştü. Yüce Divan sürecinin başladığı şu günlerde, Kasım Süleymani'nin yalnız kovboy Trump'ın emri ile öldürülmesi, kafalardaki şüpheleri daha da artırdı. Demokratların Başkan Trump hakkındaki “Şahsi işlerini halletmek için, başkanlık gücünü kullanıyor!” iddiası “Hakkındaki iddiaları unutturmak için başkanlık insiyatiflerini suistimal ediyor!” şeklinde kendisini göstermiş oldu. Anlaşılan o ki, Yeni Yıl'ın ilk günlerinde Trump'ın Kuzey Kore'den gelecek hediye konusundaki yanılgısı, Kasım Süleymani kararında, elindeki tek kurşunu kendi kafasına sıkmak şeklinde tecelli etti.

    Başkan Trump idaresindeki ABD'nin İran ile girdiği yeni gerginlik, Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyecek güce sahip değil. Rusya ve İran, Trump'ı Yüce Divan sürecinden kurtarmak için Irak'ta küçük bir operasyon gerçekleştirdiler. Karşılığında, Trump'ın iki ülke üzerindeki ekonomik ambargoları kaldırmasını talep edeceklerinden eminiz. 

    ABD'nin başka ülkelerde gerçekleştirdiği operasyonlarda öldürdüğü teröristler nerede diye hiç merak ettiniz mi? Üsame b. Ladin ve Bağdadi, okyanusun bilinmeyen bir yerine atıldılar. Yalnız Kovboy (!) Trump, büyük ümitler bağlayarak ortadan kaldırdığı Kasım Süleymani'yi en yakındaki kasabanın şerifine değil de İran'a bırakarak, Şii dünyasına Yeni Yıl Hediyesi vermiş oldu. İyi ama, Amerikan Halkı'nın sevdiği Clint Eastwood öyle yapmıyor ki!

    Kafatası avcılığının bu kadar işe yarayacağını rüyamda görsem inanmazdım. İran da Trump'ın portakal renkli saçları için 80 milyon dolar ödül koydu. Bundan otuz küsur yıl önce Salman Rüşdi'nin ölüm fetvası için bir milyon dolar koymuştu. Rüşdi hala hayatta ve kitap yazmaya devam ediyor.

    Kadir Gürcan

    (1)Beyaz Öfke; Amerikanın Demokrasi Krizi, Cihan Kaftancı, Boğaç Aslıhan, Felix Sater; “Gündüz Trump için bina ve gökdelen inşa ediyordum, gece terörist avına çıkıyordum.” diyerek yaptığı işi açıklar. (s. 246) 
    10 Oca 2020 12:03
    YAZARIN SON YAZILARI