|
‘MUSTAFA’ İLE CAN’A, HAYATI DAR ETMEYİN 
Can Dündar’ın “Mustafa”sını ben de seyrettim. Hafta içi ve gündüz olmasına rağmen salon tahminimden daha doluydu.
Günlerdir gazete ve televizyonlarda filmin yorumlarını ve analizlerini takip ediyorum.
Can Dündar gibi usta bir belgeselcinin, üstelik Cumhuriyetin değerlerine bağlılığı konusunda defalarca test edilmiş birisinin, kendi dostları, fikirdaşları tarafından linç edilmek istendiğini görüyorum.
Filmden çıkınca Atatürk ile ilgili bilmediğimiz, yayınlanmayan ne var diye düşündüm.
Hiç bir şey.
Öyleyse, Can Dündar neden bir sinema filmi yapmayı gerekli duymuş?
Türkiye’de ulusal kanalların biri için yapılabilir ve bir televizyonda yayınlanabilirdi.
O buğulu sesine destek veren alacakuşağı fonlar, bilgisayar maharetiyle yapılmış animasyonlar ve gelişmiş ekipmanlar olmasa, bildik bir Can Dündar klasiği olacakmış.
Lisede inkılâp tarihi kitaplarında okuduğumuz bilgilerin bir bölümü kısaltılmış, biraz Lord Kinross’tan biraz Dr.Rıza Nur’dan alıntılar yapılarak oluşturulmuş metin.
Çok azı yeni gördüğümüz fotoğraf ile yabancı arşiv görüntüleri ve Can Dündar sesi…
Bu ifadelerimle belgeseli küçük görmek, aşağılamak veya sıradanlaştırmak gibi bir niyetim de yok. Bir tespit yapıyorum.
Atatürk’ü içki sofralarında gösteriyor, yalnız ve sahipsiz gösteriyor diye linçe katılacak değilim.
Bizim okuduğumuz fakat bir kısım aydının okumadığı veya görmek istemediği Atatürk’ün bazı alışkanlıklarının belgeselde yer almasından dolayı Sayın Dündar’ı omuza alacak da değilim.
Can Dündar’ın, Atatürk ile ilgili yaptığı tespitlerden bazıları şöyle:
Kaderini kendi yazacakmış, bir yazgı kabul etmiyor.
İhtiraslı, gençlik yıllarında bile birgün en yüksek mertebeye çıkmayı kafasına koymuş ve gereğini yapmış, bu yolda bazen arkadaşlarını devre dışı bırakmış, yani vefasızlık yapmış.
Osmanlıyı kurtarmak için yola çıkmış ama cumhuriyeti kurmuş.
Latife’yi tanıyınca Fikriye’yi unutmuş, sonra ikisinden de uzaklaşmış.
Ama kadına hürmet etmiş ve Türk kadınını batılı hemcinsleriyle yarışır hale getirmiş
İçki masalarında sanat kültür ve siyaset konuşmuş.
Bazen askeri yolların diplomasiden daha önemli olduğunu söylemiş, hasta iken bile ayağa kalkıp Hatay meselesini çözmüş.
Devrimleri hayata geçirirken çok dik durmuş, hiç taviz vermemiş, hiç esneklik göstermemiş.
Annesine hasret kalmış ama kader onların yolunu hep ayırmış.
Yeni devletin sağlam temellere oturtulması için tek adam olarak karar vermiş ve uygulamış(despotizm).
Eleştiriler daha çok, içkici, despot ve yalnızlığa mahkûm olmuş bir Atatürk portresinin, bilinen Atatürk imajına zarar verdiği yönünde.
İçki masasında devlet işlerini konuşan bir Atatürk’ten rahatsız olanlar, bugün bir resepsiyonda, bir davette içki içmediği için tefe koydukları yeni yöneticileri düşünsünler.
Despotizmden şikâyet edenler bulundukları kurumlarda, tek adam olarak işe vaziyet etmenin rahatlığını düşünsünler ve muhalefete hayat hakkı tanımadıklarını akıllarına getirsinler.
Sadece Atatürk’ü değil, beşeri tarihimizdeki bütün liderleri İnsan olarak görmenin, varsa zaaflarını bilmenin ve benzer zaaflardan kurtulmanın, güçlü yanlarını anlamanın ve o gücü takip etmenin neresi kötü?
“Mustafa” hakkında ne yazsam diye düşünürken, Ertuğrul Özkök’ün 11 Kasım 2008 tarihli yazısını gördüm.Özkök, ne sağın ne de solun tepkisini çekecek bir eser olmadığı kanaatiyle diyor ki:
“Bana göre öyle çok çok başarılı olmayan, hatta sıradan bir dokümanter denilebilir.
Sinema filmi olarak yapılmasının biraz abartılı olduğu kanaatindeyim.
Yani bu filmin hak ettiği yer, öyle büyük değil, daha dar çerçeveli bir televizyon kanalıdır.
Bana göre "Sarı Zeybek" de, "Fikriye" de bundan çok daha başarılı belgesellerdi.
Bir de şunu itiraf edeyim.
Bu kadar uzun bir filmde Can Dündar’ın iniş çıkışları olmayan sesi, bendeki gibi sakinleştirici bir etkiye yol açabiliyor.”
Ben de Ertuğrul beyin görüşlerine katılıyorum.
12.Kasım.2008 09:00:54 |
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| SİZDEN GELEN YORUMLAR | [5 adet yorum gelmiştir]
|
|
|
yaşar 19.Kasım.2008 21:49:28 |
|
|
 |
|
|
samiyet
samimi buldugum için bilgiler veriyorum lütfen bilgileri eksiksiz verin
|
|
|
|
ünsal coskun 15.Kasım.2008 12:58:16 |
|
|
 |
|
|
sevgiliye hasret
HICRET
................................
DOLMADIMI HICRETININ ZAMANI
DÖN EY GÖZLERINDE YASA KURBAN OLDUGUM
GÖNLÜMÜZ TARUMAR MEVSIM HEP HAZAN
DÖN EY KALBINDEKI YASA KURBAN OLDUGUM
CEKTIGIN ACIYA SAHIT RUHUMUZ
GELMIYORMU ORALARA AHIMIZ
VIRAN SENIZ TOPRAGIMIZ BAGIMIZ
GEL EY ÖZLEMIYLE CIRA GIBI YANDIGIM
FERYADI FIGANSIN ELIN YURDUNDA
YÜZBINLER, MILYONLAR VARKEN ARDINDA
VEFAMIZ ANKA KUSU KÄF DAGININ ARDINDA
GEL ARTIK DERTLERIME DERMAN GÖRDÜGÜM
KAYBEDERKEN AHRETI DÜNYA DERDINDEN
DÖKTÜGÜN GÖZ YASINDA BULDUK YENIDEN
HÜZÜN, BILE HÜZÜNLENIR AGLAR ARDINDAN
GEL EY CEMALINI ILAC BILDIGIM
SUSUZKEN GÖNLÜMÜZ CÖLLER MISALI
GÖZ YASINLA YESERTTIN YAGMUR TIMSALI
NE DEM VUSLAT ANI, NE AN VISALI
GEL EY PERVANEYIM, ISIGNDA DÖNDÜGÜM
NE ZAMAN BITECEK FIRAK,I ZAMAN
VERMIYORMU ZALIM, MAZLUM,A AMAN
TESELLIN NAMAZDA, SERVETIN IMAN
GEL EY HE HALINI BEGENDIGIM ÖVDÜGÜM
CIHANI KAPLADI BU ATESIN DUMANI
ZALIMIN ZULMU VAR, YOKKI IMANI
SEN GÜLSÜN EFENDIM,BÜLBÜL ETSIN FIGANI
ELBET GELIR O GÜN, O AN, VUSLAT ZAMANI
SAN’IN GÜLEN ,DAIM KEDERLI YÜZÜN
HASRETLE AKRABAGSIN, KARDESIN HÜZÜN
TAKTIRI ILAHI HICRETMIS, YAZ,IN
GEL EY TABIBULLAH,DERDE DERMAN GÖDÜGÜM
|
|
|
|
mustafa 13.Kasım.2008 23:57:43 |
|
|
 |
|
|
Gerçek
Günümüzde içmemek ayıp, dindarlık gericilik sayılıyor. Ama her nesende şu kişi şöyle içiyor vs dendiği zaman hoş görülmüyor, bu Atatürk olsa bile. Ne yapsan suç oluyor.
|
|
|
|
gladi 13.Kasım.2008 13:21:01 |
|
|
 |
|
|
sayın interpretation
niye izleyeceksin ki ? ... kaç gündür filimi satır satır anlattılar ... gitmeye gerek kalmadı ...
biletini almış tam sinemaya girecek film izleyicisine yapacagınız en büyük kötülük filimi anlatmak ...
ülkemizde şimdide bir kıstas kota konuldu oda filme gitmeden eleştiri yapma diye ... iyide kardeşim zaten filimde ne olmuş ne bitmiş ögrendik şimdi ne olacak ? ...
heralda bu işten en karlı çıkan sponsorlar oldu yakında da kitabı çıkacakmış ... çıksın bakalım ...
|
|
|
|
interpretation 12.Kasım.2008 23:23:14 |
|
|
 |
|
|
Mustafa'yı bende izlemek istiyorum!!
bu kadar konuşmalar dan sonra filmi bende çok merak etmeye başladım...
|
|
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|