Bunları sarımsaklasak da mı saklasak, saklasak da mı sarımsaklasak!
Bunları sarımsaklasak da mı saklasak, saklasak da mı sarımsaklasak!
Geçtiğimiz yıl Mehmet Gündem ve kamuoyunun yakından tanıdığı birkaç kişi ile BurçFM’in lobisinde otururken sırayla hal hatır sorma faslında, ‘ne var yok, nelerle meşgulsünüz’ dediğimizde, cevabı; ‘meşguliyet aramama gerek yok, ne yazayım ya da ne ile muhatap olacağım sıkıntısı yok ki! Hergün önümüze medyada gündeme alacağımız onlarca konu geliyor, ne yazacağımdan çok hangisini yazayım derdine düşüyorum’ olmuştu. Çok haklı ve yerinde bir cevaptı. Haliyle haftada beş gün yazı yazanlar ve Türkiye’de bu mesleği yapanların önlerine haddinden fazla yazacak konu adres sormadan geliyor.
İşte bunlardan biri bugünkü yazımızın konusu. Ve ilk tepkimiz ise, ‘pes yani bu kaçıncı diyerek’ daha öncekilerin başlıklarını buraya alarak devam etmek istiyorum.
Varan1
“Balyoz soruşturmasıyla ilgili polis ve askere yaklaşık 1 ay önce bir yazı gönderdiği ortaya çıkan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Engin, talimat belgesini sızdıran isimler hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı. İl Emniyet Müdürlüğü ve İstanbul Merkez Komutanlığı’na 27 Şubat’ta “Gizli ve ivedi” ibareli bir yazı gönderen İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, “Balyoz soruşturmasını yürüten savcıların talimatlarında başsavcıvekillerinin imzası yoksa, iade edin” uyarısında bulunduğu ortaya çıkmıştı.”
Varan2
“Genelkurmay Harekât Başkanlığı’nda hazırlandığı iddia edilen “İrtica İle Mücadele Eylem Planı” başlıklı belgenin doğru olup olmadığı yönünde soruşturma başlatan Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı, bir yandan belgenin gerçek olup olmadığını, diğer yandan kimler tarafından hazırlanıp sızdırıldığını araştırıyor. Askeri savcılığın, özellikle Ergenekon soruşturmasının başladığı günden bu yana benzer çok sayıda soruşturmaya imza attığı ortaya çıktı.“
Varan3
“8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın naaşında yapılan incelemeye ilişkin Adli Tıp Kurumu raporunu basına sızdırdıkları gerekçesiyle ismi belirtilmeyen 3 uzman hakkında soruşturma başlatıldı.”
Varan4
“Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) kendisine ait belge ve dokümanların OdaTV’ye ‘nasıl ve kimler tarafından ulaştırıldığı’ konusunda soruşturma başlattı. Söz konusu döküman ve belgelerin MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu tarafından OdaTV’nin sahibi Soner Yalçın’a verildiği öne sürülmüştü. Tutuklanan Kozinoğlu sorgusunda iddiaları reddetmiş Oda Tv’nin adını daha önceden duymadığını söylemişti.”
Bu da yazıyı yazmama sebep olan son haber.
Zaman’da yer alan haberde (18.02.2013); ’Uzman Jandarma Çavuş Aykut Öztürk, 2004’teki yerel seçimler öncesinde kahvehane, dernek-lokal gibi kamuya açık yerlere asılan irtica afişlerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında TMK 10. madde ile yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Muammer Akkaş’a tanık olarak ifade vermişti. Afişlerin hâlâ Pendik İlçe Jandarma Komutanlığı binasında asılı olduğunu söyleyen Öztürk, söz konusu afişlerden birini de savcılığa teslim etmişti. …savcıya tanık olarak ifade veren Öztürk hakkında 1. Ordu Komutanlığı’nın talebi üzerine askeri savcılık tarafından soruşturma başlatıldı.’ Bilgileri okuyucuya sunulmuş.
Çürük elmaları temizlemek yerine, çürük olduğunu söyleyenlerin peşine düşmek her halde bize mahsus bir durum diyeceğim ama! Değil.
Çünkü Batı medeniyetinin dominant etkisiyle geri kalmışlık psikolojisi yaşayan toplumların handikapını oluşturan bu durum; aslında akademisyenlerin ve araştırmacıların ilgisine muhtaç.
Doğrusu bu ülkenin normale dönmesi adına gayrı meşru ne kadar iş varsa, hesabı sorulmalı ve bunu da bizzat suistimal ve gayrı meşru işlerden dolayı kapısı çalınan devlet kurumlarının yardımcı olmasıyla ancak baş edebiliriz. Yoksa benim hırsızım, benim darbecim iyidir mantığı galebe gelir ki! Bu da toplumların sonu demektir.
Tabi kokmuşların kokanları normal görmesini görmezden gelirsek başka! Ama her ne olursa olsun yine de hırsızı ve darbeciyi, çeteciyi vs. sarımsaklayıp saklasak da kokacaktır.
[email protected]
twitter.com/maomazhar
YAZARIN SON YAZILARI
ÇOK OKUNAN HABERLER







