"Takma sen kafanı yürü aslanım..."

NUH GÖNÜLTAŞ
Yayınlanma Pazar, 20 Mayıs 2012
Paylaş
X Post
Türkçe böyle bir dil işte!
Birisine mesela "köpek" derseniz bu kesin hakaret sayılır. Ama o kişiye 'aslan' derseniz bu iltifattır.
Türkçe'de insanların birbirlerini bazı hayvanlara ve bitkilere benzeterek konuşması benzetilen hayvan veya bitkiye göre farklı anlamlara gelir.
Birisini çınar ağacına benzetirseniz bu iltifat olur ama birisini kavak ağacına benzetirseniz söylemek istediğiniz olumsuz kabul edilir.
Türkçe gerçekten tuhaf bir dil.
Aslında her dilin kendine göre tuhaflıkları, gariplikleri var fakat insan anadili dışındaki dilleri bilse de tuhaflıklarını anlayabilecek kadar bilemiyor. Dildeki bu gariplikler dilin ifade yeteneğini de artırıyor, dili zenginleştiriyor.
Halk arasında "Türkçe lastik gibidir, sündür sündürebildiğin kadar" denir.
Doğru. Türkçe böyle.
Türkçe'de kurduğunuz bir cümlenin hiçbir zaman tek bir kesin mana ifade ettiğini söyleyemezsiniz. Bu yüzden de Türkçe kullananlar arasında çok fazla iletişim kazası olur.
Kelimenin, cümlenin, deyimin, söylenen her şeyin manası, söyleyene, söylenene, yere, zamana, duruma göre değişebiliyor, değiştirilebiliyor. Söylenen bir söze bazen öyle başka anlamlar verilebiliyor ki, buna söylenen bile şaşırıyor.
Yanlış yorumlanmaya müsait
Sözler bağlamından koparılarak yorumlanmaya çok müsait mesajlardır.
Örneğin bir gazeteci Başbakan'a "aslanım" derse bunun tek bir manası yoktur.
Başbakan bunu hakaret olarak kabul edebilir. Söyleyen ise bu sözü söylerken hakaret kastının olmadığını rahatlıkla söyleyebilir. Çünkü bunun ispatı mümkün değil. Söyleneni tam anlayabilmek için söyleyenin niyetini de bilmek, tahmin etmek gerekiyor!
Bir başbakana annesi, babası ya da kendisinden büyük, o kişi üzerinde emeği geçmiş birisi "Aslanım benim" ya da "Aslansın" diyebilir. Bundan kimse başka manalar çıkarmaz, çıkaramaz!
Ama bir gazeteci veya köşe yazarı Başbakan'a hitaben ne kadar samimi ne kadar enseye tokat olsa da "Aslanım" dediğinde bu başbakan tarafından normal karşılansa bile taraftarlar tarafından anormal bulunur. Buradaki "aslanım"da aşağılama iması vardır.
Tıpkı Taraf Gazetesi'nin "Zorda olan sensin aslanım" başlığında kullandığı gibi.
Türkçe'de bir şeyi ima ile anlatmak için oldukça fazla enstrüman var. "Söz sanatları" denilen bazı durumlar var. Mecaz, kinaye, cinas, benzetme gibi...
Doğrusunu isterseniz Başbakan'a "Aslanım" demek pek şık değil.
Peki denilemez mi?
Denilir tabii ama bir gazetecinin demesi şık olmaz. Başbakan'ın annesi söyleyebilir ya da bir şair övgü içeren şiirinde bunu diyebilir. Tıpkı Ali Avaz'ın Başbakan için yazdığı şiirde olduğu gibi:
"Takma sen kafanı yürü aslanım
Bu türkü ülkemin sesi olacak."
Başbakan'a "Liderlik yakışır aslanıma" denilirse buradaki "aslan" kelimesinde sorun yok ama "Zorda olan sensin aslanım" cümlesindeki "aslan" ifadesi olumsuz manaya geliyor vesselam...
YAZARIN SON YAZILARI
ÇOK OKUNAN HABERLER

CHP'de kurultay satrancı: 'Kurultay' dedi! Tarih v...

Uyuşturucu operasyonu yapılan 7 ünlünün test sonuç...

'Hurdaya çıkardılar!' Ekrem İmamoğlu: “Yargıyı bi...

CHP’nin sosyal medya hesabı el değiştirdi!

Öcalan: “Demokrasinin kolayca inkar edildiği bir ü...


