Petrol fiyatları da cari açığa destek verecek

SARUHAN ÖZEL
Yayınlanma Çarşamba, 2 Mayıs 2012
Paylaş
X Post
Türkiye, bir süredir hızla yükselmekte olan cari açığını kontrol altına almak istiyor.
Doğru ya da yanlış, karar bu. Uzun süredir devam eden "cari açık çok yüksek, kriz çıkacak" baskısı sonunda faizlerin yükseltilmesinden ekonominin yavaşlatılmasına kadar bir dizi önlemin alınmasını sağladı. Bu bağlamda bankaların özellikle tüketici kredileri üzerinden büyümeleri dizginlendi. Fonlamaları pahalılaştırıldı ve özellikle tüketici kredilerine yönelik bilanço yükümlülükleri ağırlaştırıldı. Bir de üzerine TL faizlerinin göreceli olarak düşük olduğu bir dönemde Avrupa'daki krizin ağırlaşıp döviz kurlarını hızla yükseltmesi eklenince ortalık geriliverdi. Hem bankacılık sistemi hem de ekonomi ihtiyatlı konuma geçerek yavaşladı. Sonuçta da cari denge açığı amaçlandığı gibi gerilemeye başladı. 2011 Ekim ayında 79 milyar $'a kadar çıkmış olan açık 2012 Şubat ayında 75 milyar $'a düştü (Grafik 1). Dış ticaret verilerine bakılırsa, mart ayında en az 2 milyar $ daha gerileyecek.
5 aylık bu süreçte % 5'e tekabül eden bu düşüş belki küçümsenebilir. Ama aslında alınan önlemlerin etkisi bundan daha fazla. İthalatımızın dörtte biri petrol ve enerji. Enerji açığı dışarda bırakıldığında cari denge açığı 75 milyar $'dan 26 milyar $'a geriliyor (ekonominin % 3,4'ü). Ve ekim ayından beri "enerji dışı cari denge" açığındaki düşüş 7,1 milyar $ ya da %21. Yani petrol ve enerji ithalatı artmayıp yerinde saysa cari açık çok daha hızlı gerilemiş olacaktı. Elbette petrol ve enerji ithalatına yapacak bir şey yok. Belki ekonominin yavaşlaması ile enerji talebinin biraz törpülendiği düşünülebilir. Ama bu ithalatın çoğu başka harcamalar kısıtlanarak mecburen yapılıyor ve fiyat artışı ithalat faturasını büyütüyor. Ve maalesef Türkiye'nin yurtdışında belirlenen fiyatları etkilemesi mümkün değil. Nitekim bu dönemde petrol fiyatları hızla yükselince net enerji ithalatımız da 3,5 milyar $ artıverdi (Grafik 2). Bu durum sadece Türkiye için de geçerli değil. Artan petrol ve enerji fiyatları nedeniyle Çin'in dış ticaret fazlası azalırken yılların ihracatçı ülkesi Japonya artık dış ticaret açığı verir hale geldi.
Doğal olarak, petrol fiyatları yükselmeye devam ederse cari açığı düşürmek için ekonomiye yaptırmaya çalıştığımız fren ve çekilen cefa boşa gidecek. Hatta ekonomi yavaşladığı için ekonomiye oranı belki daha da yükselecek. Tersi olur yani petrol fiyatları düşerse de bu sefer fren yapmak ihtiyacı azalacak.
Neyse ki Petrol Fiyatları Düşecek!
Petrol fiyatları global krize rağmen daha hızlı büyümekte olan Çin ve diğer gelişmekte olan ülkelerin istikrarlı talebi mazeret gösterilerek uzun süredir yüksek seyrediyordu (Grafik 3). Gerçekten de Çin 2000-2010 yılları arasında petrol talebini iki katına çıkartarak tek başına tüm dünya petrol üretiminin % 10'unu tüketir hale geldi. Çin'in yanında petrol üreticisi Ortadoğu ülkeleri bile bu dönemde petrol tüketimlerini % 56 artırdılar. Suudi Arabistan'da kişi başına petrol tüketimi ABD'deki seviyelere ulaştı. Son yaşanan felaketler nedeniyle nükleer santrallerinin kapatılması talebi daha da artırdı. Tüm bunlara kısa vadede İran ve Suriye'ye yönelik askerî harekat olasılığı da eklenince spekülatörler için bulunmaz bir ortam oluştu. Gelişmiş ülke merkez bankalarının sürekli para basarak faizleri düşük tutması bu spekülasyonu çok daha düşük maliyetli hale getirerek başarı şansını artırdı. Sonuçta petrol fiyatlarındaki artış, yıl başından itibaren daha da hızlanarak mart ortasında 128 $'a kadar çıktı.
Öte yandan aynı endişe ile ihtiyatlı olmak isteyen petrol tüketen ülkeler de stoklarını artırmaya başladılar. 2009 sonuna kadar 100 milyon varillik stratejik rezerv oluşturan Çin, zaten bu yıl sonuna kadar bunu 170 milyon varile çıkartmayı planlıyordu. İran endişeleri ile birlikte bu planı hızlandırdığı ve petrol alımını günde 250 bin ile 500 bin varil arasında artırdığı tahmin ediliyor. G.Afrika ve Hindistan'ın da ihtiyat amaçlı benzer bir petrol talebi var. OECD ülkelerinin stokları 60 günlük tüketimlerini karşılayacak şekilde son 3 yılın en yüksek seviyelerine geldi.
Artan stokların yanında petrol üretimi de hızlandı. Öncelikle S.Arabistan, ABD ve AB'nin de baskılarıyla İran petrolünü telafi etmek için üretimini günde 10 milyon varillik rekor seviyeye çıkardı. Libya petrol üretimini yeniden savaş öncesi seviyelere getirirken Irak, Angola ve Nijerya gibi önemli petrol üreticisi ülkeler de yükselen fiyatlardan faydalanmak için üretimlerini artırdılar. Bunlara bir de kaya katmanlarına sıkışmış petrolün son yıllarda gelişen teknoloji ve yükselen fiyatlar sayesinde çıkarılabilmesi de eklendi. ABD'de kaya petrolü üretimi son 3 yılda üç kat artarak yılda 900 bin varile çıktı ve bugün piyasalarda ABD'nin 2030 yılına kadar petrol ve enerjide kendi kendine yeten bir ülke olabileceği tahminleri yapılıyor.
Arz böyle artarken global ekonomik büyüme beklentileri de kötüleşiyor. ABD'de toparlanma var ama istenen düzeyde değil. Euro Bölgesi ile İngiltere resesyondalar. 1 yıl önce beklenenin tersine gelişmekte olan ülkelerde de büyüme yavaşladı. Gerçi pek tutturamıyor ama IMF de 2011 yılında % 3,9'a gerileyen global ekonomik büyümenin 2012'de % 3,5'a gerileyeceğini tahmin ediyor. İlginç olan, büyümeye yönelik bu olumsuz tahminlerin arkasında bugünün yüksek petrol fiyatlarının olması. Yani bugünün yüksek fiyatları seviyeleri aynı zamanda gelecekte petrol talebinin düşmesinin sebebi olacak.
Sonuç olarak, bugün petrol arzına yönelik büyük endişeler var ve en kötüye hazırlıklı olma çabaları fiyatların gereğinden yüksek seviyelerde seyretmesine neden oluyor. Konvansiyonel üretim hızlanırken stoklar büyüyor ve yeni kaynaklar sessiz sedasız devreye giriyor. Arz endişeleri rahatladığında petrol fiyatlarının hızla düşmesi gayet mümkün ve spekülasyon da zaten o yöne dönmeye başladı. Mart sonundan beri vadeli işlemler piyasalarında alım yönündeki "long" pozisyonlar hızla azalıyor. Bu senaryo gerçekleşirse Türkiye'nin zaten düzelmekte olan cari açık sorununa büyük katkı yapacak.
YAZARIN SON YAZILARI
ÇOK OKUNAN HABERLER

İmamoğlu’ndan sert tepki: “Muhalefet partisinin ba...

Döverek polis memuru öldürmeye 4 ayda tahliye!

Irmak Öğretmen’in ölümünde yeni gelişme: Hakkında ...

Eski Adalet Bakanı Gül’den ‘çıplak arama’ açıklama...

Kılıçdaroğlu cephesinden kurultay kararı: Olağanüs...


