Petrolde İran ve Hürmüz endişeleri yersiz

SARUHAN ÖZEL
Yayınlanma Çarşamba, 18 Ocak 2012
Paylaş
X Post
2011'in bu yıla bıraktığı en kötü miras Euro Bölgesi'ndeki devlet ve banka iflas sarmalı oldu. Ama 2012 yılı ile birlikte dünyanın politik ve ekonomik gündemine gelen yeni bir sıkıntı daha var.
İran'ın nükleer silah yatırımlarını petrol gelirleriyle finanse ettiğini iddia eden ABD ve AB, bu ülkeden petrol ithal eden ülkeleri ikna ederek İran'ın petrol ihracatını engellemeye çalışıyorlar. İran da buna karşı petrol ticaretinin önemli bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'nı kapatmakla tehdit ediyor. Sıkıntı, bu durum gerçekleşirse hızla yükseleceği, örneğin varil başına 200 $'ın üzerine çıkacağı düşünülen petrol fiyatlarının dünya ekonomisini yeniden bir durgunluğa sokabilecek olması. Türkiye ekonomisi de doğal olarak bundan olumsuz etkilenecek. Enflasyon yükselecek ve belki de ekonomi resesyona girecek.
İran petrolü ne kadar önemli?
2010 sonu itibarı ile İran, dünya petrol rezervinin % 9,3'üne tekabül eden 137 milyar varil rezerviyle dünyanın 4. büyük petrol ülkesi, yılda ürettiği 4,3 milyon varille dünyanın en büyük 5. petrol üreticisi ve 2,4 milyon varille en büyük 3. ihracatçısı. (Tablo 1) İran'ın önemli bir sorunu rafine kapasitesinin yetersiz olması. Ham petrol ihraç ediyor ama sonra dizel, benzin gibi rafine ürün ithal etmek zorunda kalıyor. Bir an evvel rafineri kapasitelerini artırıp kendi kendilerine yeterli hale gelmek istiyorlar. Doğalgaz tarafında da son derece önemli bir ülke. 1,1 trilyon tcf rezerviyle Rusya'dan sonra dünyanın ikinci büyük rezervine sahip. Ama rezervinin üçte ikisini çıkartamadığı için doğalgazdan petrol kadar faydalanamıyor.
İran'ın en büyük petrol pazarı Asya. 2011'in ilk yarısı itibarı ile petrol ihracatının % 85'inin Asya'ya yapıldığı tahmin ediliyor. (Tablo 2) AB ülkeleri de % 18'lik paya sahipler. Asya İran için çok önemli ama İran Asya için o kadar da önemli değil. Bu ülkeler toplam petrol ithalatlarının % 10'u civarında bir kısmını İran'dan alıyorlar. Türkiye tam tersi konumda. ABD'nin Enerji Bilgi Dairesi'ne (EIA'ya) göre İran'ın Türkiye'ye sattığı yıllık 400 bin varile yakın petrol, toplam ihracatının sadece % 7'siyken Türkiye'nin petrol ithalatının yarısından fazlası. Türkiye için İran petrolünden vazgeçmek Asya ülkelerine göre çok daha zor.
ABD ve AB ambargosuna zamanla Asya ülkelerinin ithalatlarını azaltmalarının da eklenmesiyle İran'ın ihracatının yaklaşık üçte birini kaybedebileceği tahmin ediliyor. Diğer bir deyişle, İran 1987'deki ABD ambargosunda yaptığı gibi bu sefer kolaylıkla ambargoya kaybettiği ihracatını başka ülkelere kaydıramayacak. Tüm bu açılardan bakıldığında İran petrolü dünya için önemli ve ambargo petrol fiyatlarını olumsuz etkileyebilecek boyutta. Türkiye için özellikle önemli.
Hürmüz kapanır mı?
Hürmüz Boğazı tüm dünya petrol ticaretinin % 20'sini, denizyoluyla yapılan ticaretin ise % 35'ini oluşturan ve günde ortalama 28 tankerle 17 milyon varil petrolün geçtiği dünyanın en önemli petrol geçiş noktalarından biri.
En dar yeri yaklaşık 50 km. Bu boğazın kapanması sadece İran'ın değil tüm Ortadoğu'nun petrol ihracatına darbe vuracak. O nedenle İran'dan gelen kapatma tehdidi endişe oluşturuyor. Ama gerçekler düşünüldüğünde endişeler yersiz.
Birincisi, ekonomisinin beşte birini, bütçe gelirlerinin % 60'ını oluşturan petrol ihracatı İran için çok önemli. Bunun üçte birini kaybediyor diye Hürmüz'ü kapatması mantıklı değil. Önce tüm petrol ihracatını kaybedeceğinden emin olması gerekir. Asya ülkeleri de ABD ve AB istedi diye hemen İran petrolünden vazgeçecek değiller. Bunu yapmayacaklarını da açıkça dile getiriyorlar. Belki zaman içinde alternatifini bulmaları paralelinde azaltacaklar ama hemen vazgeçmeyecekler. İkincisi, İran, Hürmüz kartını her başı sıkıştığında oynuyor ama bugüne kadar bunu eyleme dönüştürmedi. 40 bine yakın askere sahip donanması, boğaza yakın adalarda ve kıyılarda askerî üsleri ve iki binin üzerinde mayın döşeme kapasitesi olan Rusya menşeli denizaltıları ve küçük savaş gemileri ile birkaç ay geçişi aksatacak askerî gücü olduğu düşünülebilir. Klasik bir yaklaşımla boğaza mayın döşeyip geçen ticarî gemileri ve mayın temizleme gemilerine füze atacak. Ama ABD'nin de bölgede önemli bir askerî güce sahip 5. filosu bulunuyor. 20'den fazla savaş gemisi, iki uçak gemisinden ve çevre ülkelerdeki üslerden kalkabilecek F-15, F-16 ve F-18'leriyle havadan İran'ın füze tesislerini vurabilecek ve bir iki hafta içinde limitli sayıda tanker geçişini sağlayacak kadar mayın temizleyebilecek askerî gücü var. Ayrıca Hürmüz'ün sığ sularında ABD donanması fark etmeden denizaltılarla mayın döşemek de kolay değil. O nedenle, İran'ın bu tür bir sıcak çatışmayı göze alması çok zor. Dördüncüsü, Hürmüz Boğazı'nın kapandığında Körfez'den petrol akışının tamamen durmasını engelleyecek alternatifleri var. Halen deniz ulaşımına tercih edilmediği için kısmen atıl durumda olup Suudi Arabistan'dan, Irak'tan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden (BAE'den) Kızıldeniz'e ve Akdeniz'e günde 7 milyon varil civarında petrol akışı sağlayacak çeşitli boru hatları bulunuyor. BAE de birkaç ay içerisinde Hürmüz'ün güneyine çıkış sağlayacak 1,5 milyon varil kapasiteli yeni bir boru hattını devreye sokacak.
Dediğini değil, yaptığını yap
Her ne kadar İran yaptırımları basında endişe kaynağı olarak gösterilse de piyasalar kötümser değil. Yukarıdaki sebeplerle İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatacağı yönündeki uyarıların eyleme dönüşmesi beklenmiyor. Ayrıca Hürmüz kapanmadığı sürece İran petrol ihracatındaki azalmanın kolaylıkla telafi edilebileceğini görüyorlar. Sadece Suudi Arabistan bile mevcut üretimini tam kapasiteye çıkardığında İran petrolündeki azalmayı telafi edebilecek durumda. Libya'nın üretimi hızla geri dönüyor. İç savaş sırasında duran üretim bugünlerde günlük 1 milyon varile çıktı ve 2012 ortasında savaş öncesi 1,6 milyon varillik seviyelerini yakalayacak. En kötü ihtimalle ABD'nin 700 milyon varillik stratejik rezervleriyle müdahale imkânı var. Dolayısıyla fiyatlara yansımış bir şey yok. İran'dan gelen ambargoya karşı Hürmüz'ün kapatılabileceği yönündeki demeçler sırasında 5 dolar kadar yükselen petrol fiyatları bugünlerde yine eski seviyelerine gerilemiş durumda.
YAZARIN SON YAZILARI
ÇOK OKUNAN HABERLER

İmamoğlu’ndan sert tepki: “Muhalefet partisinin ba...

Döverek polis memuru öldürmeye 4 ayda tahliye!

Irmak Öğretmen’in ölümünde yeni gelişme: Hakkında ...

Eski Adalet Bakanı Gül’den ‘çıplak arama’ açıklama...

Kılıçdaroğlu cephesinden kurultay kararı: Olağanüs...


