image
SÜLEYMAN SARGIN ZAMAN 24 Şub 2012 08:32

Amel bahane, her şey O'ndan

İnsanın hayatta işlediği bütün hayırlar, güzellikler Cenab-ı Hakk'ın vaat ettiği ebedî saadete nâil olabilmek için âdi birer sebeptir.

İnsanlara bakan yönüyle onlar birer bahanedir. Zira hiç kimse Cennet'e ameliyle gidemez. Cennet ve ötesindeki nimetler ancak Allah'ın rahmetiyle ve lütfuyla elde edilebilir. Bu böyledir ama sonsuz merhamet sahibi Rabb'imiz, kullarının en küçük iyiliklerini dahi onların lehine değerlendirir. Her bir iyiliği kulları hesabına birer kurbet ve vuslat vesilesi olarak kabul eder. O, kullarının günahlarını ve sevaplarını değerlendirirken de günahları aynıyla, sevapları ise kat kat misliyle kaydeder.

Kur'an-ı Kerîm bu konuyla alakalı şunları söyler: "Kim bir hasene işlerse, Allah ona on tane lütfeder, kim bir kötülük yaparsa, ona da sadece o kötülük kadarı yazılır." (En'am Sûresi, 6/160) Başka bir yerde ise insana Allah yolunda yaptığı hayır ve iyiliğin karşılığında ahirette yedi yüz mislinin verileceği ifade edilmektedir. (Bkz. Bakara Sûresi, 2/261) Dolayısıyla bazı kıymetli günler ve dakikalar içinde yapılan ibadete, on veya yedi yüz ya da yedi bin, hatta yedi milyon katı sevap yazılabilir.

Mesele sadece sevaplarla sınırlı değildir; nâmütenâhi ihsanlar da söz konusudur. Bazen mübarek bir günde okunan Yasin-i Şerif, insana Kur'an'ı birkaç defa hatmetme sevabı kazandırabilir. Böyle gün ve gecelerde Allah, insanların kâmetlerine, kıymetlerine veya kalblerinin katılıklarına bakmaz. Belki "sultana sultanlık yaraşır" der ve kendine yaraşan rahmetle muamelede bulunur. Bu muamele -bizim bütün kusurlarımıza, isyanlarımıza, nisyanlarımıza rağmen- bir defa da mahşerde gerçekleşecektir.

Gerek Nebiler Sultanı'ndan gelen rivayetlerden, gerekse mana büyüklerimizin ihbarat ve irşadatından anlıyoruz ki, nebîler, sıddîkler, şehitler ve salih kullar herkesin birbirinden kaçtığı o dehşetli günde günahkâr kullara şefaat edeceklerdir. Şefaat edenler şefaat edecek, yüzlerce veya binlerce insanın Cehennem'den çıkmasına ve kurtulmalarına vesile olacaklardır. Hatta hesabın acele görülmesi mevzuunda Rahmet Peygamberi (aleyhissalatü vesselam)'ın şefaati imdada yetişip o ağır havayı birdenbire Allah'ın rahmetiyle yumuşatıverecektir. Ve en sonunda herkesten kat kat daha merhametli olan Cenab-ı Hak, adeta "Herkes yaptı yapacağını. Aslında ben, kendi iznimle onlara bunları yaptırdım ve onlara şefaat imkânı verdim, şimdi sıra bende; ben de bağışlayacağımı (istediğimi) bağışlayacağım." diyecek, -lâ teşbih velâ temsil- elini ateşe daldırıverecek ve (dest-i) kudretle ateşteki topluluktan milyonları veya milyarları çıkaracaktır.

Ahirette olduğu gibi dünyada da Allah'ın rahmetinin sağanak sağanak olduğu bir kısım dakikalar, saatler, günler ve haftalar vardır. O vakitlerde Allah liyakate bakmaz; muhtaç olan her gedaya ihsanını lütfeder. İşte o zaman yapılan bir haseneye milyon sevap birden verebilir. "Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır." (Kadir Sûresi, 97/3) denirken, işte onun böyle bir ulûfe günü olduğu anlatılmaktadır.

Efendimiz de bu engin rahmeti anlatırken şöyle buyuruyor: "Kul bir kötülüğe niyet eder de onu yapmazsa Allah ona bir hasene yazar..." Mesela "Ben harama bakayım." dese ve gözünü açıp bakacağı zaman da vazgeçip bakmasa, Cenab-ı Hak ona bu yiğitçe tavrından dolayı bir hasene yazar. Burada kul bir şey yapmamasına rağmen Allah'a karşı saygılı olduğunu göstermiştir. Erkekçe bir irade ortaya koymuş ve şeytanın desisesine pabuç bırakmamıştır. Bu sebeple Allah (celle celâluhu) da ona bir hasene yazmıştır.

Madalyonun diğer yüzü de vardır; kul, bir haseneye niyet eder "Gideyim camide cemaatle bir namaz kılayım." der, fakat bir maniden dolayı camiye gidemezse Allah ona da bir hasene yazar. Mümin niyet ettiği o haseneyi bir de yaparsa, durumuna göre Allah ona on hasene yazar. Bu haseneyi işlediği vakit iyi bir an ise ve o da bu haseneyi gönülden isterse, Allah ona yüz hasene yazar. Orada daha iyi bir zaman olursa ve yapılan kulluk tam bir samimiyet çerçevesinde gerçekleşirse Cenab-ı Hak o zaman ona yedi yüz hasene yazabilir. Bunun da üstünde "Kadir Gecesi" veya "arefe günü" gibi fevkalâde zamanlara rastlamışsa yedi bin hasene yazılabilir.

Rabb'imizin rahmeti çok geniştir. Yazmak da yazdırmak da onun elindedir. Eğer O, kullarını cennete koymayı murat buyurmuşsa en küçük şeyleri bile değerlendirir. Bunu yapmak Kadir-i Mutlak Allah'ın elindedir. Elverir ki bizler sadâkatimizi koruyalım, O'nun kapısının ebedî kulları olduğumuzu unutmayalım ve irademizin hakkını verip ahd ü peymânımızı bozmayalım!

Türkçe Olimpiyatları

GÜNÜN KARİKATÜRÜ