Bu yalan testinden hepimiz geçmeliyiz

TARIK TOROS
Yayınlanma Pazartesi, 26 Mart 2012
Paylaş
X Post
Yeni bir araştırma yöntemi geliştirilmiş.
Esası, beyin dalgalarını takip ederek insanları heyecanlandıran şeyleri keşfetmek üzerine kurulu:
Neuro Marketing.
Adı üzerinde, ticari bir karşılığı var.
Tüketim alışkanlıklarına bağlı olarak reklam sektörü bazlı yürüyen bir yöntem.
17 duyarlı metal noktası olan bir başlığı (EEG ölçüm cihazı) kafanıza geçiriyorsunuz, karşınızdaki ekrandan geçenlere bakıyorsunuz. Hepsi bu.
Ekranda dönen resim, fotoğraf veya görüntülere verdiğiniz tepkilerle zihninizden geçenler tespit ediliyor.
Bazen, farkında olmadığınız sonuçlar bile çıkabiliyor.
"Umurumda değil" dediğiniz biri, aslında sizi çok heyecanlandıran bir karakter olabiliyor.
Artı İletişim'in ortağı ThinkNeuro bunu Türkiye'ye getirmiş. İlk deneyenlerden biri de Ayşe Arman.
Geçen cumartesi günü köşesinde yazdı, oradan öğreniyoruz.
Gizli aşkı ortaya çıkarıyor
Ayşe Arman'ın önündeki ekrandan sırasıyla 7 fotoğraf geçiyor: Topuklu ayakkabı, gül buketi, kırmızı iç çamaşırı, David Beckham, Colin Farrell, Godiva çikolata ve George Clooney.
Makine enteresan sonuçlar veriyor.
Ayşe Arman ayakkabı, gül ve iç çamaşırı hakkında ne düşündüyse sonuçta da o çıkıyor, sürpriz yok.
Fakat... Seksi bulduğu David Beckham'ı esasen beğenmediği... "Entelektüel havaları beni açmıyor" dediği George Clooney için ise çıldırdığı ortaya çıkmış. Öyle ki, dalgalar makineyi zorlamış.
Ayşe Arman, testi yapanlara itiraz etmiş: Ama ben George Clooney'i beğenmiyorum ki.
Uzmanların cevabı enteresan: Beyninizin sürüngen kısmı öyle demiyor. İçinizdeki ilkel sürüngen Clooney'le fevkalade ilgili. Beyindeki sürüngen bölge, bizim duyularımızı yönetiyor. Cinsellik, yeme içme, hayatta kalma, kaç ya da savaş kararı gibi.
Bu mevzunun bu kadar üzerinde durmamın bir nedeni var:
İnsanlar aslında, ilgili göründükleri kişileri karşı ilgisiz, seviyor göründükleri isimlere karşı da lakayt. Aynı durum olaylar için de geçerli. Duygusal olarak o olayın içinde, lakin konjonktürel olarak ayrı duruyor.
Bakalım alt benliğiniz ne diyor?
Örneğin Başbakan'ı tutuyor, gibi davranıyor. Fakat esasen hiç hazzetmiyor.
Ya da... Görünürde, Ergenekon davasını sulandırma cephesine hizmet ediyor. Fakat duygu dünyası, savcıların sonuna kadar gitmesini söylüyor.
Bir de şu var.
Askerin siyasete müdahalesine karşı, darbeleri şiddetle eleştiriyor. Bunun ağır biçimde cezalandırılması gerektiğini düşünüyor. Tüm düşünce sistematiği bu yönde çalışıyor. Bırakın yazıp çizmeyi, en yakınlarına bile
bunun propagandasını yapıyor.
Fakat aslında duygu dünyasının derinlikleri böyle demiyor. Ve siz bunu çok kritik bazı gelişmelerde yakalayabiliyorsunuz. Öyle ki, kendisi bile bunun farkında değil.
Keşke... Türkiye'deki tüm siyasetçileri, yazarları, yayın yönetmenlerini, akademisyenleri yukarıdaki makineden geçirebilsek.
Benim görüntü tercihlerim şöyle olurdu:
Yaşar Büyükanıt, Abdullah Gül, İhsan Doğramacı, Emine Erdoğan, Adnan Menderes, Merve Kavakçı'nın TBMM'ye geldiği an, Danıştay tetikçisi Alparslan Arslan, Habur'da otobüsün üzerindeki PKK'lılar, Hrant Dink ve Fethullah Gülen.
Şahsen... Bu başlıklara verilen "görünür" tepkilerin yüzde 90 sahte olduğunu düşünüyorum.
YAZARIN SON YAZILARI
ÇOK OKUNAN HABERLER

Brooklyn Amity davasında karar çıktı: Okulun kapan...

Dik duralım Allah bizi yalnız bırakmaz

Kılıçdaroğlu 9 milletvekilini disipline sevk etti,...

İsrail askerleri 7 aylık bebeği öldürdü: Araç hızl...

İmamoğlu’ndan sert tepki: “Muhalefet partisinin ba...


