Twitter'a ne yazarsanız işten atılırsınız?

Önermemizi baştan koyalım da sonra "Ne diyor bu" lakırdısı olmasın: Dünyanın hiç ama hiçbir yerinde özgürlükler sınırsız ve kontrolsüz değildir. Esasen "özgürlük" ve "demokrasi" kavramının içi, tam olarak hiçbir zaman doldurulamamıştır. Öyle olsa, tarih tekerrür eder, katliamlar savaşlar yaşanır mıydı? Eskiden krallar açıktan, halka sormadan-danışmadan tepişiyordu. Şimdi tepişmeler kamuoyuna haklı bir gerekçe ile izah ediliyor, hepsi bu. Onun için, Norveç'te onlarca öğrenciyi katleden Hristiyan terörist "deli" diye yutturulmaya çalışılıyor, 11 Eylül 2001'den beri tüm Müslümanlar'a potansiyel terörist olarak bakılıyor ve bu, medya aracılığıyla yapılıyor. Ağır olacak ama gazeteciliğin çıkışı ve bugünlere gelişinin başka bir amacı da yok zaten. Medya, yönetenler için etkin ve yaygın kamuoyu oluşturma aracı. Etik metik, mesleğin masum makyajı sadece. Tıpkı, bin kere delik deşik olan "İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi" gibi. Orada sıradan halk yok! Şimdi çıkmış "basın susturuluyor" yaygarası yapıyorlar. Oysa daha 15 yıl önce yan yana çalıştıkları meslektaşları teker teker susturulurken, buna çanak tutuyor, TV bültenleri ve gazetelerinde onları infazlıyorlardı. Yeni bir şey çıktı, "Gazeteciler Twitter'da yazdıklarından dolayı işlerinden atılıyor. Bu sansürdür. Yıldırmadır" diyorlar. Twitter, dünyanın bir numaralı sosyal medyası. Yaygınlıkta bilemem ama etkinlikte ve kamuoyu belirlemede Facebook'u geçti. Twitter'da gündemi açık ara gazeteciler, onlardan sonra yazarlar, televizyoncular, yapımcılar, akademisyenler, popüler sanatçılar veya onların menajerleri belirliyor. TV'lerde her gördüğü "son dakika"yı Twitter'a yazıp ön almaya çalışan meraklılar mevzu dışı. Aslında... Gazeteciler Twitter'da öyle her şeyi açıktan yazmıyorlar. 400'ün üzerinde gazeteciyi takip ediyorum, çoğu arkadaşım. Emin olun sahip oldukları bilgilerin ancak masum yüzde 10'unu orada paylaşıyorlar. İstediğin kadar "Bu bir kişisel hesaptır" de... Öyle değil yani. Orada yazdıkların, patronunu ve kurumunun yayın politikasını bağlar. Dünyada da böyledir. Fikirlerin ipotekli Gazeteciler fikir işçisidir. Haberleri ve görüşleri, kurumların tasarrufundadır. Sen, bir haberi veya kulisi kurumuna sunmadan orada yayımlarsan, başın belaya girer. Yine... Kurumun filan partiyi veya şirketi ya da sivil toplum örgütünü destekliyorsa, sen sosyal medyada o yerin aleyhinde propaganda yaparsan, sonuçlarına katlanırsın. Kimi kurum bunu görmezden gelir, kimi "bi dakka" der. Çoğu kaynana gelininden hazzetmez ama oğlunun hatırına sesini çıkarmaz. O hesap... Nikâh devam ettiği sürece, baklayı ağızda tutmakta yarar var. Onun için... Bugün Twitter, yalnızca ve yalnızca gazetecilerin geyik alanı, başka bir şey değil. Ha... Bazı zararsız özgürlük kırıntılarını paylaşabilir gazeteciler... Yani, yayınlarında yapamasa da Twitter'da, fanatik Fenerbahçeli veya Galatasaraylı olabilir. Rakip kurumda beğendiği bir programı veya görüşü alkışlayabilir. O kadar.

YAZARIN SON YAZILARI