Yedek kulübesi boş kalmaz!

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Salı, Ekim 3 2023
Samanyoluhaber.com yazarı Kadir Gürcan'ın yazısı
KADİR GÜRCAN

Türkiye'nin mevcut iktidara mecburiyeti ile ülkenin dünya liginde her gün küme düşme trendi arasında gizlenemez bir korelasyon var. Ya her şey yerinde sayıyor ya da kötüye gidiyor. İç siyasette olduğu gibi “Bunlar iyi günleriniz, kıymetini bilin!” kolaycılığına sığınmıyoruz çünkü uzayıp giden karamsarlık ve çaresizliğin nereye varacağı konusunda tahmin yürütmek çok zor. Dış dünyadaki kan kaybı ise uzun vadeli ve geri dönülmez akşamların ufkunda seyrediyor.

Ülke içinde el yordamı ile yürütülen siyaset, mesele dış siyaset olunca İzmir Marşı'na tempo tutup, iki ileri bir geri mantıksızlığına prim vermiyor. Geldiğiniz son nokta ne ise özgül ağırlığınız orada. Hele bir de yuvarlanmaya başlayınca, tutabilene aşk olsun. Daha bir hafta önce AB ile yolları ayırma tehditleri savuran Saray, gezi dönüşünde bir daha aynı konuya dönmedi. Hazret'e yolculuk ve yurtdışı havası yarıyor herhalde. Yabancı ülke liderleri arasında herkesten uzun olunca kendini bir şey mi zannediyor nedir?

Geçen hafta Türkiye'de gündem Saray'ın ülkeye dönüşü ile kaldığı yerden başladı. Diktaya dönüşen rejimlerde, bütün roller esas oğlana göre şekillendiği için, ülke ile gündem ilişkisi günlük hayattaki buzdolabını hatırlatır. Hani, kapağı açtığınızda ışık yanıp hayatın başladığı kapıyı kapattığınızda da hayatın durduğu haller.

Hazret giderken emekli maaşları ile alakalı bir arpa boyu yol alınamamıştı, hala aynı mesafede artistik patinajlar devam ediyor. En yakın tarih “29 Ekim İkramiyesi” şeklinde bir ay sonraya ötelendi. Eh, dini bayram kalmayınca, milli bayramların suni neşesini ikramiye ile renklendirmek şart oldu. 

Rakam konusunda topa girmeyen kalmadı ama iktidarın derdini anlayan yok. Hükümet emekli ömründen gün, ay ve yıl çalarak zaman kazanma derdinde. Bir ay es geçtiği maaşlarla Küçük Damad'ın

Bu haberler de ilginizi çekebilir