Yerli ve milli iktisatçılar nerede?

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Salı, Eylül 4 2018
''2001 krizinden sonra Türkiye enflasyonu tek haneye düşürmek için ciddi bedeller ödedi. Fiyatlama davranışlarında enflasyonun düşeceği beklentisi tesirli oluyordu. Artık bu tablo tersine döndü. Kimse fiyatların nerede duracağını bilmiyor.''
Semih Ardıç / TR724
STOKÇULAR BÖYLE HAVALARI SEVER

Türk Lirası’nın (TL) yabancı para birimlerine karşı mum gibi erimesine oyuncak 1 dolar yakarak cevap vermeye kalkanların kulakları çınlasın.

Dile kolay! TL, dolara mukabil bir ayda yüzde 33,5 geriledi. Senelik kayıp yüzde 90’ı aştı. Samanı, hatta şarbonlu hayvanları bile ithal eden Türkiye için bu devalüasyonun enflasyon canavarını hortlatacağı belliydi.

TÜFE YÜZDE 17,90, ÜFE YÜZDE 32,13

Türkiye “dalgalı kur” rejiminin hudutlarını çoktan aşmış bir devalüasyonla karşı karşıya. Daha evvel dikkat çektiğim alıştıra alıştıra devalüasyon şimdilik en isabetli tarif.

“Dolar saldırısını püskürttük.” gibi abes cümlelerle milleti oyalayanlar ağustos ayı enflasyon rakamlarına bir kere daha göz atsın. Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) yüzde 2,30 arttı. Senelik TÜFE yüzde 17,90’a yükseldi.

Yurtiçi Üretici Fiyatları (Yİ-ÜFE) ise aylık yüzde 6,60, 2017 senesinin aralık ayına göre yüzde 25,32, geçen senenin ağustos ayına kıyasla da yüzde 32,13 arttı.

MAKAS NİYE BU KADAR AÇILDI?

ÜFE’ ile TÜFE arasındaki makas sanayicinin maliyetini birebir etikete aksettiremediğini gösteriyor.

Yüzde 14,2 gibi yüksek fark aylar geçtikçe kapanacak. Bu arada ÜFE daha yukarı gitmezse tabiî. Giderse de aynı yoldan TÜFE takip edecek.

ÜFE 2003 yılı mayıs ayından bu yana en yüksek seviyeye tırmandı. Üstelik anketi hazırlayan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 20 Ağustos’a kadar olan fiyat hareketlerini hesapladı.

SON 10 GÜNÜN ZAMLARI DAHİL DEĞİL

Bu haberler de ilginizi çekebilir