YSK, AİHS'yi yeni hatırladı!
⏱ Okuma Süresi 3 dk•Yayınlanma Cuma, Nisan 21 2017
Referandumda “mühürsüz oyları geçerli sayma” kararını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne dayandıran Yüksek Seçim Kurulu’nun geçmişte buna ilişkin başvuları reddettiği ortaya çıktı. 2011’de Hatip Dicle’nin milletvekili seçim tutanağını yasayı gerekçe göstererek iptal eden YSK, Hatip Dicle’nin AİHS’yi hatırlatarak yaptığı itirazı reddetmişti.
YSK’nin büyük çelişkisi: AİHS’yi yeni tanıdı
Evet oylarının kıl payı farkla kazandığı referandumda “mühürsüz oyların geçerli sayılması” kararını “serbest seçim hakkı”nı düzenleyen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Ek 1 No’lu Protokolün 3. maddesine dayandıran Yüksek Seçim Kurulu’nun geçmişte muhalefetin buna ilişkin başvularını reddettiği ortaya çıktı. 2011’de Meclis’e giren Hatip Dicle’nin milletvekili seçim tutanağını yasayı gerekçe göstererek iptal eden YSK, Dicle’nin daha üst norm olan AİHS’yi gerekçe göstererek yaptığı itirazı reddetti. Bugün AİHS’yi kullanarak Erdoğan’a başkanlık yolunu açan YSK; Hatip Dicle kararında AİHS’deki “serbest seçim hakkı”nı dikkate dahi almadı.
Yüksek Seçim Kurulu, anayasa değişikliği referandum sonuçlarının kaderini etkileyen “mühürlü oyların geçerli sayılmasına” ilişkin verdiği kararın gerekçesi, önceki içtihatlarıyla çelişki yarattı. Serbest ve demokratik seçim hakkının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Ek 1 No’lu Protokolün 3. maddesi ile güvence altına alındığını belirten YSK, Ek 1 Protokol 3. maddenin, sadece milletvekili seçimine ilişkin seçme hakkını düzenlemekle birlikte özü itibarıyla serbest seçim hakkını önemsemekte ve koruma altına almakta olduğunu savundu. Yani kurul, 3. maddeyi daha da geniş yorumladı. Sandık seçmen listesinde yazılı herkesin oy kullanma hakkı bulunduğunu belirten YSK, “Anayasanın 67 ve 90/5. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Ek 1 No’lu Protokolün 3. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, sandık kurullarının hata veya ihmali sonucu mühürlenmeyen oy zarfı ve oy pusulası ile kullandırılan oyların geçerli kabul edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır” dedi.
Oysa Türkiye’deki yargı sistemi, mevcut yasaları uygularken bu zamana kadar anayasanın 90. maddesi kapsamında daha üst bir norm kabul edilen ve Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni görmezden gelirdi. Özellikle, muhalif kesime yönelik hak ihlallerinde YSK dahil yüksek mahkeme
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
1.Süper Kupa Fenerbahçe'nin oldu2.Karadeniz’de kargo gemisine drone saldırısı: İkinci kaptan öldü, 1 denizci yaralı3.Avrupa en çok iki Türk ürününü geri gönderdi4.BRICS ülkeleri Güney Afrika sularında gövde gösterisi yaptı5.İran protesto: Trump'tan tehdit, Hamaney'den rest
6.Covid aşıları öldürüyor mu? 4 yıllık araştırmanın sonuçları açıklandı7.Emniyet Müdürü, eşine, şöförlü çakarlı araç tahsis etmiş!8.Halep'te gerilim! Valilik binası insansız hava aracıyla vuruldu9.Dünya bu iddiayı konuşuyor: ABD Maduro'yu kaçırırken kan kusturan gizemli bir silah kullandı!10.ABD'de protesto dalgası: 50 eyalette binler sokağa çıkıyor
ESRA BÜYÜKCOMBAK

HARUN TOKAK

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL
ÇOK OKUNAN HABERLER







