Özel’den Erdoğan’a ‘Maduro’ tepkisi: Trump'ın teklifini biliyor muydun?

Okuma Süresi 9 dkYayınlanma Salı, Ocak 6 2026
CHP lideri Özgür Özel, Erdoğan'ın Venezuela'da yaşananlara karşı tutumunu eleştirdi. Erdoğan'ın "müessif olay" nitelemesine tepki gösteren Özel, ayrıca ABD Başkanı Donald Trump'ın "Türkiye'ye gönderme" teklifi için "Biliyor muydun, bilmiyor muydun?" diye sordu.
Özel’den Erdoğan’a ‘Maduro’ tepkisi: Trump'ın teklifini biliyor muydun?

CHP lideri Özgür Özel, ABD’nin Venezuela’ya müdahalesi ve Maduro’nun kaçırılmasına tepkisini partisinin grup toplantısında da sürdürdü. Yapılanın ‘haydutluk’ olduğunu belirten Özel, Erdoğan’ın ‘Dostum’ dediği Maduro’nun yatak odasından alınması verdiği tepkinin ise yetersiz olduğunu belirtti. Maduro ve Erdoğan’ın ‘özel’ ilişkisine dikkat çeken CHP liderinin şu sözleri dikkat çekti: “ABD’li senatör, Trump’ın yanında açıklama yaptı. “Maduro’ya Türkiye’ye git dedik, kabul etmedi!” diyor. Erdoğan’a bunun sorulmasını istiyorum. “Senin ABD’nin bu planından haberin var mıydı? Yoksa ‘Çorum’da ona bir yer ayarlarız’ mı dedin? Bu plandan haberin yoksa çık açıkla, ‘bilmiyorum’ de! Trump’a bu açıklamanın hesabını sor. Ayrıca (Trump’la, Maduro’yla) aranızda nasıl bir ilişki, taahhütname var ki 200 ülke arasında aklına Türkiye geliyor! Ya Maduro’nun Türkiye açısından özel bir önemi var. Peynir ticareti falan yapıyordunuz! Gemiciklerle! Peynir geliyordu, peynir parasının üç katı navlun ödeniyordu. İskenderun Limanı’nda Venezuela’dan gelen (uyuşturucu yüklü) gemiler yakalanıyordu, sahibi yok! Maduro’nun altınları oralarda buralarda… Ya Maduro için özel bir yer burası ya da Trump’la aranızda özel bir akit var. Sayın Erdoğan, susarak, ‘mış’ gibi yaparak, ‘müessif bir hadise’ diye yalandan eleştirerek bu işin içinden çıkamazsın!”  
Özgür Özel’in açıklamasından ilgili bölümler şöyle: 

    Trump yönetimi uluslararası hukuku hiçe sayarak bir başka ülkeye gitti askeri müdahalede bulundu. Maduro yatak odasında uyurken, eşiyle birlikte kötü muameleyle gözaltına alındı, sürüklenerek, paketlenerek kaçırıldı ve ABD’ye götürüldü. Bir devletin başkanı, dün bir arabanın arkasından sokak sokak NewYork sokaklarında teşhir edildi, bir ülkenin orunuyla oynandı. Bu da yetmedi, bir çok ülke Trump tarafından açıkça tehdit edildi. Tüm dünya düzenini tehdit eden bir haydutluğun maalesef tam ortasındayız. 
    Sözün en başından söylüyoruz; dünya bu haydutluğa karşı ortak bir tavır almalıdır. Bu çıldırmışlık haline karşı durulmalıdır. Dünya şimdi susarsa daha sonra dünya savaşlarından sonra dizini dövdüğü gibi dizini dövecektir. Trump düzeni dünyanın düzeni olamaz. BM sistemi yok sayılamaz.
    BM neden var? Ne zaman kuruldu? İçindeyiz… 3. dünya savaşı olmasın diye kuruldu. Anlaşmazlıklar birlikte konuşulsun, ortak kararlar alınsın, hiçbir devlet bir başka devletin içişlerine karışmasın, işgal edemesin, yönetimine karışamasın diye… İşine geldi mi BM’de olacaksın, işine geldi mi bir gece kalkıp başka ülkede yataktan o ülkenin başkanını alacaksın! 
    Bunun kabul edilecek bir tarafı yoktur. Nasıl Trump, ‘Gazze’ye gideceğim, oraya oteller yapacağım’ dediğinde, Netanyahu’yu savaş kahramanı ilan ettiğinde birileri susarken susmadıysak, bu konuda da susmadık.
    Ayıptır söylemesi, Cumhuriyet Halk Partisi son seçimlerde aldığı yüzde 38’lik oy oranıyla dünyada en yüksek oya sahip sol sosyal demokrat partidir! Ayıptır söylemesi, dünyada nüfus üzerinde yüzde 65’le en fazla belediye bölgesini yönetmeye hak kazanmış partidir. Tüm ülkelere sesleniyorum; bu haydutluğa karşı sessiz kalmayacağız, kalmamalıyız.
    Bu tutum Maduro’nun geçmiş yönetimini savunduğumuz anlamına gelmez. Maduro kendi ülkesinde adil olmayan, hileli seçimler yapan, muhalifleri tutuklayan bir liderdir. Maduro, dünyanın kurumları, kurulları önemseyen ve merkeze alan yapısıyla uyarılmalı, eletirilmeli, demokrasiye davet edilmeliydi.
    Maduro haksızlıklar yaparken, Erdoğan, ‘Canım kardeşim’ diyordu, sırtını sıvazlıyordu. Sürekli birşeyleri karıştırıyorlar. Biz BM sistemini savunuyoruz, Trump sistemini değil! Bugün Venezuela’ya yapan, yarın başkasına yapar. Trump gibiler, karşısındakiler sustukça kükrerler; karşısındakiler sindikçe büyürler. Biz Trump gibi büyüyenlerin, kükreyenlerin, işgale gelenlerin nasıl püskürtüldüğünü bilen bir milletiz. Herkes ayağını denk alacak. Yok öyle yağma Trump efendi! 
    Maduro’nun başına bunlar geldikten sonra ‘Dostum, canım, ciğerim’ diyen Erdoğan’a döndü baktı dünya. 48 saat boyunca ‘tık’ yok. Ne zaman ki tepkiler ayyuka çıktı, önce hep beraber bana saldırdılar. O da kar etmedi… Dün çıkmış, ‘müessif bir olay vuku buldu’ diyor. Kıyamam! Sanki Trump yanlışlıkla iki tane yumurta kırmış gibi! Adam kalkmış, karısıyla birlikte adamı (Maduro’yu) kaçırıyor! ABD’nin yaptığını kınayamadı.
    “Trump’la yaptığımız görüşmede ülkemizin endişelerini aktardık!” diyor… Herhalde, ‘Sayın Bahçeli ve Özgür Özel bu işe kızıyorlar’ dedi! ABD’li senatör, Trump’ın yanında açıklama yaptı. Trump da bunu onayladı. “Maduro’ya Türkiye’ye git dedik, kabul etmedi!” diyor. Erdoğan’a bunun sorulmasını istiyorum. “Sen bunu biliyor muydun, bilmiyor muydun? ABD’nin bu planından haberin var mıydı? Yoksa ‘Çorum’da ona bir yer ayarlarız’ mı dedin? Bu plandan haberin yoksa, bilmiyorum de! Değilse Trump’a hesabını sor bunun. ‘Sen kim oluyorsun da benim memleketime kendince başka birini alıp getirip yerleştiriyorsun’ demeyecek misin?
    Aranızda nasıl bir ilişki var, taahhütname var ki 200 ülke arasında aklına Türkiye geliyor! Ya Maduro’nun Türkiye açısından özel bir önemi var. Peynir ticareti falan yapıyordunuz! Gemiciklerle! Peynir geliyordu, peynir parasının üç katı navlun ödeniyordu. Türkiye’de 116 çeşit peynir var bu arada! 
    İskenderun Limanı’nda Venezuela’dan gelen (uyuşturucu yüklü) gemiler yakalanıyordu, sahibi yok! Maduro’nun altınları oralarda buralarda… Ya Maduro için özel bir yer burası ya da Trump’la aranızda özel bir akit var. Sayın Erdoğan, susarak, ‘mış’ gibi yaparak, ‘müessif bir hadise’ diye yalandan eleştirerek bu işin içinden çıkamazsın!  
    Aklı sıra Cumhuriyet Halk Partisi’nin dış politikada çelişkileri varmış! Bunu söylüyor. Ben kendi bakanına soruyorum; Sayın bakan çok zikzak yapıyoruz diyorum, diyor ki ‘Dış politika böyle… Dümdüz gidersen mayına basarsın’ diyor. Böyle pişkin adamlar. Sanki biz dün söylediğimiz bir lafın tersine birşey söylemişiz gibi. Geçen, ‘cahilin biri’ çıkmış; Mısır’da Sisi darbe yaparken neden laf etmemişiz. Halbu ki ertesi gün ‘Bu darbeyi Meclis kınamalıdır’ dedik. Ondan sonra diyor ki, ‘ben bunu bilmiyordum.’

Bu haberler de ilginizi çekebilir