“Zirvede O vardı!”

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazartesi, Mart 26 2018
Hizmet Erleri, kış soğuğu ve ayazından daha şiddetli şartlarda kardelenler gibi, hatta iri güller gibi dipdiridirler ve her mozayikte parlak renklerle yerlerini almaktadırlar.


Abdullah Aymaz- Samanyoluhaber.com

“Sekiz defa mahpus, bir defa mebus oldum” diyen Osman Yüksel Serdengeçti, bilgili fakat heyecansız, davasız bir alime Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin hayat mücadelesini anlatarak onu itirazlarından çevirip iknaya çalışıyor. Hemen o gece Serdengeçti bir rüya görüyor ve gördüğü rüyayı şöyle anlatıyor: 

“Geniş yeşil bir meydan. Meydanda binlerce, on binlerce insan. Bu insanlar hem genişliğine, hem derinliğine meydana yayılmışlar. Omuz omuza göklere kadar yükselmişler. O, onun omuzuna basmış, o onun omuzuna. Böylece bu muazzam insan yığınından adetâ koskoca bir dağ meydana gelmiş… Bu insanların en yükseğinde de Said Nursi Hazretleri… Sanki minarenin alemi gibi… Sanki kâinata Allah’ın varlığını, birliğini işaret eder gibi, bir heybetle duruyor. Ben karşıdayım. Beni gördü. Gülümseyerek iki eliyle selâm verdi. Selâmını aldım. Başı göklere değiyordu. Saçları rüzgarlara karışmıştı. Bütün insanlar ayaklarının altında idi… Omuz omuza vererek onun  dünyadaki mesnetleri haline gelmişlerdi. Rüyada heyecanlanmıştım, uyanıverdim. Daha sonra kendisine bunu anlatınca fevkalâde mütehassis oldular. “O bütün insanların üzerinde gördüğün ben değilim. O Nur’dur, Nur Risaleleridir. Ben bu davanın âciz bir hizmetkârıyım.’ buyurdular.”

Serdengeçti, “Said Nur ve Talebeleri” başlıklı yazında şöyle diyor: “Bahtiyar bir ihtiyar var. Etrafı sekiz yaşından seksen yaşına kadar  bütün nesiller tarafından sarılmış. Yaşlar ayrı, başlar ayrı, işler ayrı… Fakat bu ayrılıkta  gayrılık yok. Hepsi de bir şeye inanmış: Allah’a… Âlemlerin Rabbi olan Allah’a… O’nun ulu peygamberine… O’nun büyük kitabına… Kur’an henüz yeni nâzil olmuş gibi, herkes aradığını bulmuş gibi bir hâl var onlarda. Said Nur ve talebelerini seyrederken, insan kendini âdeta asr-ı saadette hissediyor. Yüzleri nur, içleri nuri, dışları nur… Hepsi huzur içindeler. Temiz, ulvî sonsuz bir şeye bağlanmak; her yerde hazır, nâzır olana, Âlemlerin Yaratıcısına

Bu haberler de ilginizi çekebilir