Avrasya'nın üretim üssü olacağız

2011-2014 yıllarını kapsayan Sanayi Stratejisi Belgesi, Sanayi Bakanı Nihat Ergün tarafından dün açıklandı.

Avrasya'nın üretim üssü olacağız

Belge ile Türkiye'nin orta ve yüksek teknolojili ürünlerde Avrasya'nın üretim üssü haline getirilmesi hedefleniyor. Ana sektörler olarak otomotiv, makine, beyaz eşya, elektronik, tekstil, gıda ve demir-çelik belirlendi. 72 eylemden oluşan belgeyle, gelişmiş sanayi altyapısı, sanayi üretimindeki çeşitlilik, KOBİ sayısı, nüfus yapısı, coğrafi ve stratejik konum gibi ülkenin güçlü yönleri daha da güçlendirilecek. Türk iş dünyası ve yabancı yatırımcıların uzun süredir merakla beklediği Sanayi Strateji Belgesi, dün Sanayi Bakanı Nihat Ergün tarafından açıklandı. 2011�2014 yıllarını kapsayan belge 72 eylemden oluşuyor. Planlar, gelişmiş sanayi altyapısı, sanayi üretimindeki çeşitlilik, nüfus yapısı, coğrafî ve stratejik konum gibi Türkiye'nin güçlü yönlerinin daha da etkili hale getirilmesini hedefliyor. Belgeye göre, Türkiye genelinde 43 organize sanayi bölgesi oluşturulacak. Küçük ve orta ölçekli işletmelere (KOBİ) daha fazla ihracat yapmaları için destek verilecek. KOBİ'lerin sayıları ve nitelikleri artırılacak. Büyük firmalardan KOBİ'lerin parasını zamanında alabilmesi için Borçlar Kanunu düzenlenecek. İşkur'un fonksiyonları genişletilecek. Kamuda bürokrasi azaltılacak, firmalar tek bir numarayla bütün işlemlerini yapacak. Sanayi ve Ticaret Bakanı Ergün, 2011�2014 yıllarını kapsayacak Türkiye Sanayi Strateji Belgesi'nin içeriği ve amaçlarını basın toplantısıyla açıkladı. Programın tanıtımında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye Sanayiciler ve İşadamları Konfederasyonu (TUSKON) Başkanı Rızanur Meral, Müstakil İşadamları ve Sanayiciler Derneği (MÜSİAD) Başkanı Ömer Cihad Vardan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi ve Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ümit Boyner de hazır bulundu. Çalışmanın tanıtımında konuşan Bakan Ergün, hazırlanan belgenin makro ekonomideki istikrar sonrası ihtiyaç duyulan mikro reformların gerçekleştirilmesini sağlayacağını ve bu sayede iş dünyasının rekabet gücünün artacağını söyledi. Hedeflerinin sanayiyi yüksek katma değerli ve ileri teknoloji ürünlerinin üretildiği bir yapıya dönüştürmek olduğuna dikkat çekti. Bakanlık olarak vizyonlarını orta ve yüksek teknolojili ürünlerde Avrasya'nın üretim üssü olarak belirlediklerini ifade eden Bakan, bunun sağlanması halinde yüksek teknolojili sektörlerin ihracat içindeki payında da ciddi bir artış yaşanacağına dikkat çekti. Belgenin en önemli ayaklarından birini KOBİ'lerin finansman ihtiyaçlarının karşılanması oluşturuyor. Bu kapsamda işletmelerin parasal ihtiyaçlarının karşılanmasına öncelik verilecek. Kamunun küçük ve orta boy işletmelerden yaptığı alımlarda ilk önce bu şirketlerin parası ödenecek. Avrupa Birliği'nin küçük işletmeler için 'ödemeler direktifi' olduğunu belirten Bakan Nihat Ergün, ödemelerin sözleşmelere de bağlı bulunduğunu, dünya genelinde ise ödemelerin 60 günü geçmeyecek şekilde uygulamaya tabi tutulduğuna dikkat çekti. Ergün, KOBİ destekleri, sektörel politikalar, altyapı çalışmaları, teşvik programları veya bölgesel farklılıklar gibi çeşitli alanların uyum içinde çalıştığı bir yapı oluşturulacağını kaydetti. Sanayi Bakanı, "Teşvik politikalarıyla bu politikalar uyumlu çalışacak. Bu strateji belgesi teşvik politikalarıyla uyumlu olmazsa bir sonuç zaten elde edemeyiz." dedi. Strateji belgesi kapsamında yatay politikalar; yatırım ve iş ortamı, uluslararası ticaret ve yatırımlar, beceriler ve insan kaynağı, KOBİ'lerin finansmana erişimi, firmaların teknolojik gelişimi, altyapı sektörleri, çevre ve bölgesel kalkınma olmak üzere toplam 8 alt başlıkta toplanıyor. Bu çerçevede ayrıca Gelir Vergisi sistemi yeniden ele alınırken, işyeri açma işlemleri de kolaylaşacak. Eylemlerin kesinlikle kâğıt üstünde kalmayacağı sözü veren Bakan Ergün, bunun tam uygulanması halinde Türkiye'nin 2023 yılındaki 500 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi. BAŞKANLAR NE DEDİ? RİFAT HİSARCIKLIOĞLU (TOBB BAŞKANI): Belgeyi bir milat olarak görüyorum Hükümetten, tüm kamu kurumlarıyla birlikte, sanayi stratejisini, ülke gündeminde ön plana çıkarmasını, yapısal dönüşüm ve reform sürecinin ana unsuru olmasını talep ediyoruz. Günümüzde eskiden uygulanan politikalar anlamını yitirdi. Son yıllarda sanayi, küresel ekonomiye hızla entegre oldu, ancak bu entegrasyon, belli bir stratejiden yoksun gerçekleştiği için cari açık hızla arttı. Türkiye, bugün bu tabloyu değiştirme fırsatı yakaladı. Kolay bir iş değil elbette. Ama başarırsak, ödülü de büyük olacak. Bu açıdan hazırlanan, Sanayi Strateji Belgesi'ni bir milat olarak görüyorum. MEHMET BÜYÜKEKŞİ (TİM BAŞKANI): Uzun vadede bize yol haritası olacak Yakaladığımız rüzgârı doğru kullanarak bir sonraki aşamaya geçmek istiyoruz. AB müzakere sürecinde hazırlanan bu belgenin stratejik netleşmeyi, uyumlanmayı ve koordinasyonu sağlamasını bekliyoruz. Sanayide fabrikalaşmadan öteye; mühendisliği, insan kaynaklarını planlamayı, tasarımı, Ar-Ge'yi, dağıtım ağı kurmayı ve markalaşmayı ön plana çıkarmalıyız. Teknolojik dönüşümde geciken, fiyatta rekabet etmeye çalışan, dışarıya bağımlı ve kapasite artışına odaklanan bir yapımız var. Bu belgenin, uzun vadeli değişim gündemimizi realize etmede bize yol haritası olmasını bekliyoruz. 43 organize sanayi bölgesi yolda Avrasya'nın üretim üssü olacağız 06.01.2011 RIZANUR MERAL (TUSKON BAŞKANI): Güçlü ve zayıf yönlerimizi gösteriyor Sanayi Strateji Belgesi'ne umutla bakıyoruz. Belgenin dünyadaki gelişmelere göre canlı, revize edilen bir çalışma olmasını temenni ediyoruz. Türkiye'nin sanayisiyle ilgili hedefi olması gayet olumludur. Rotası belli olmayan gemiye rüzgâr nereden eserse essin fayda vermez. Bu anlamda Türkiye'nin hedefli, eylem planlı bir yöntemi olmasını önemli görüyoruz. Bizler bu güzel sözlerden sonra belgenin rafa kaldırılmayacağını diliyoruz. Ayrıca hazırlanan bu belge, küreselleşme sürecinde Türkiye sanayisinin dünyadaki konumunu ortaya koyup, güçlü ve zayıf yönlerini ortaya çıkaracaktır. ÖMER CİHAD VARDAN (MÜSİAD BAŞKANI): Türk sanayisinin önünü açacak Belgede belirlenen 72 eylem planı uygulanması halinde, sanayinin önünü açacak ve rekabetçi ortamı geliştirecek. Planlananlar yapıldığı takdirde, Türkiye'nin orta vadede, Avrupa'nın, ileri teknolojili ve yüksek katma değerli üretim merkezi olacağına inancımız tamdır. Ülkemizde, bu tür gereklilikleri düzenleyen politikaların uygulanmaya başlanmış olması sevindirici. KOBİ'lerin finansman erişiminin kolaylaşmasını öngören, şirket kuruluşu ve işleyişiyle ilgili prosedürleri basitleştiren ve maliyeti düşüren tedbirler, yatırım ve iş ortamının iyileştirilmesi konusunda KOBİ'lere ciddi faydaları olacak. ÜMİT BOYNER (TÜSİAD BAŞKANI): Rekabetçi düzenin oluşmasını sağlayacak Belgeyi, geçmiş dönemlerdeki net katkısı belirsiz, teşvik ağırlıklı sanayi politikalarından uzaklaşan ve rekabetçi bir düzenin oluşturulması yönünde olumlu bir adım olarak görüyorum. Türk sanayisi taze ve çağdaş bir vizyonla çok daha yukarılara taşıma ihtiyacıyla karşı karşıya. Bu şartlar altında dönüşüm ihtiyacı ancak bütünlüklü bir stratejiyle ele alınacaktır. Sanayi stratejisinin bu amaca hizmet etmek üzere hazırlanmış, geçmiş belgelerden daha ileri bir yapıya sahip olduğuna inanıyoruz. Bu kapsamda kurulan Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu çok önemli. Türk Ticaret Kanunu marta kadar Meclis'ten geçecek İş dünyası örgütlerinin merakla beklediği Türk Ticaret Kanunu (TTK) konusunda Sanayi Bakanı Nihat Ergün'den müjdeli haber geldi. Ergün, kanunun Mart 2011 sonuna kadar yasalaşacağı ve yönetmeliklerinin de 2012 yılı sonuna kadar tamamlanacağı sözünü verdi. Eylem planı kapsamında ayrıca uluslararası doğrudan yatırımlara ilişkin politika geliştirme gibi önemli maddeler de yer alıyor. Belge özellikle 7 ana başlık etrafında toplanırken, öncelikli sektörler olarak otomotiv, makine, beyaz eşya, elektronik, tekstil ve hazır giyim, gıda ve demir-çelik gibi alanlar ön plana çıkıyor. Otomotiv sektöründe vergi mevzuatının ve oranlarının AB ile uyumlu hale getirilmesi ve Ar-Ge teşviklerine yönelik düzenlemeler gözden geçirilecek. Ayrıca ikinci el araç ithalatı ve ortak gümrük tarifesi gibi dış ticaretle ilgili konularda çözümlerin geliştirilmesi ana politikalar olarak benimseniyor. Makine sektöründe ise tasarım potansiyelinin artırılması, finansman maliyetlerini düşürücü modeller geliştirilmesi, ortak tedarik sisteminin oluşturulması planlanıyor. Beyaz eşya sektörünün rekabet gücünü artırmak için ürün kalitesinin artırılması, Ar-Ge teknikleri ile yeni ürünler tasarlanması, marka yatırımlarının artırılması, enerji sarfiyatı düşük ve düşük maliyetli ürünler tasarlanması amaçlanıyor. Tekstilde ise emek yoğun faaliyetlerin Türkiye'nin batısından doğu illerine taşınmasının teşvik edilmesi, ayrıca İstanbul ve İzmir'in Türkiye genelindeki tekstil hazır giyim kümelenmesi için tasarım moda ve finansman merkezi olmasına vurgu yapılıyor. Demir-çelik sektöründe ise işgücü maliyeti açısından avantaja sahip olan sektörün enerji ve girdi maliyetleri ihtiyaçlarına dikkat çekiliyor. ZAMAN
<< Önceki Haber Avrasya'nın üretim üssü olacağız Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER